For the New and Unseen

Oyun 38 - Mithral Hall'un cokusu ve Underdark

##
Sesler birbirine girmisti, kafasina aldigi darbeden kulaklari cinliyordu Kris’in. Derken birisinin “Kris” dedigini duydu. Ses sagindan gelmisti ama kimse yoktu, elleriyle basini ovarken etrafa bakindi. Karsisindaki duvarda sari bir seyler parliyordu. O tarafa dogru ilerlemeye basladi. Yaklastiginda duvarin yuzunde bir catlak oldugunu gordu. catlagin icinden altin sikkeler dokulmekteydi. Elini sokmaya calisti ama cok dardi. Catlagin yaninda duvara kazinmis bir yazi vardi. “Senin hakkin” yaziyordu. Kris iyice sersemlemisti, etrafa bakarken yerde Mithrill’den bir kazma gordu. alip sirtina atti, bu kadar altini ne yapacagini dusunemiyordu, en iyisi simdilik birakmakti.
##
Herkes yaralarini unutmus ejderhayi devirebilmenin verdigi coskuyla birbirine sariliyordu. Rasputin bu sirada etrafina bakindi ve Kris’i goremedi. Derken sag tarafindaki kayalarin orda elinde bir kazmayla durdugunu farketti. duvarda sari bir sey parliyordu. Lakashtari disinda herkes durumu farketmis o tarafa bakiyordu. Lakashtari ejderhanin uzerini aramakla mesguldu, gozlerini durtukluyordu. Herkes Kris’e ne oldugunu sormaya basladi, Kris gecistirmeye casliyordu ama herkesin ilgisi ordaydi, Lakashtari bile ejderhayi birakmis altin sikkeleri inceliyordu. Obsidius magara duvarinin arkasindan guclu bir arcane rezonans hissediyordu. Rasputin ve Eglath yeterince paralari oldugunu soyleyip onlari vazgecirmeye calistilarsa da diger uclu, ejderhanin sakli hazinesinin neler getirebilecegini merak ediyorlardi. Eglath ve Rasputin yumurtalarin basina gittiler, bu sirada Kris tartismaya bir son vermek adina sirtindan mithrill kazmasini cikartip duvara vurmaya basladi. Kazma duvara neredeyse hic kuvvet gerektirmeden giriyor, olusan deliklerden altindan cesmeler akiyordu. Bir darbe, bir darbe daha vurdu, duvarin dort bir yanindan delikler acilmaya baslarken Obsidius ve Lakashtari dokulen altinlara ve itemlara bakiyordu. Kris’in onundeki altin nehrinin icinden birsey gecti, Kris atildi ve yakaladi. Buyulenmis gibi item’a bakarken butun duvar patladi ve 3u milyonlarca altinin altinda kaldilar. Yikilmayla butun magara sallanmisti, dokulen altinlarin sikirtisi kulaklari sagir edercesineydi. Rasputin yumurtalarin yaninda duruyor, bir tanesini gurzuyle kirmaya calisiyordu. Bu sirada Eglath kosarak arkadaslarinin oldugu yere dogru ilerledi. Rasputin Eglath’in kostugunu gorunce geriye dogru bakti ve digerlerinin altinlarin altinda kaldigini farketti. Tam o tarafa dogru ilerleyecekti ki yaratiklarin actiklari tunelin icinden bir adam belirdi. Rasputin yerini korudu, gelen Thenaris’in ta kendisiydi. Bu sirada Eglath altinlarin arasina baliklama dalmis, birilerini bulmaya calisiyordu. Rasputin Thenaris’e agzina geleni soyluyor, bir dunya soru soruyordu ama adamin cevaplamaya niyeti yok gibiydi. Rasputin’e az zamanlari kaldigini, yukaridaki portalin uzun sure acik kaldigini ve kacmalari gerektigini soyledikten sonra yumurtalardan birine dogru hamle yapti. Rasputin kendisini yumurtalarla Thenaris’in arasina atti ve ona babasi olup olmadigini sordu. Thenaris’in cevabi garipti, “bir zamanlar babandim” demisti. Rasputin bunun uzerine dusunup yerinden kimildamazken Thenaris unlu kilicini cikarip Rasputin’e kor tarafiyla guclu bir sekilde vurdu. Rasputin arabanin uzerinden ucarak altinlarin yanina dustu. Bu sirada Thenaris bir kac kelime mirildanarak yumurtalardan birini avcunda tutabilecek kadar kuculttukten sonra gitti. Rasputin ayaga kalkinca Eglath’a katildi. Eglath bu sirada Kris’i bacagindan yakalamis ve disari cekmisti. Kris elinde kipkirmizi bir hanceri siki siki tutuyordu. Rasputin tam Obsidius’un ayagini yakaliyordu ki hanceri gordu ve onu birakip Kris’in uzerine egildi, hanceri elinden almaya calisiyordu ama savasci baygin oldugu halde elleri kitlenmis gibiydi acmasina olanak yoktu. Bir sure kesip koparmayi dusunse de sonra vazgecerek Obsidius ve Lakashtari’yi aramaya devam etti. Bir sure sonra Eglath Obsidius’u buldugu gibi cekip cikartti ve en sonda Lakashtari’yi buldular. Hepsi baygindi, biraz ilgilendikten sonra kendilerine geldiklerinde guc bela nefes aliyorlardi. O anda hepsi yerde oturup dinlenirken tunelden korkunc bir ses gelmeye basladi. Bir sey gumburdeyerek geliyordu. Bu herneyse Thenaris’in bahsettigi sey olmaliydi. Ayaga kalkip saga sola bakinmaya basladilar, en mantiklisi yumurtalari ellerindeki dinamitle patlatip geldikleri merdivenlerden cikip gitmekti. Obsidius yumurtalarin arasina dinamiti yerlestirirken digerleride merdivenlere dogru gittiler. Obsidius hizla geri gelip kapinin hemen onunde bir alev buyusu hazirladi ve arkadaslarinin merdivenlerde oldugundan emin oldugunda dinamiti patlatti. Bu sirada tunelden gelen gumburtu artik yeri sarsiyordu. yumurtalar her tarafa sacilip parcalanirken, dev bir ahsap araba, uzerinde 100lerce patlayici varille beraber tunelin agzini parcalayarak magaraya daldi. Obsidius’un agzi acik kalmisti. Geriye donup kosmayi denedi ama merdivenler sanki kilometrelerce uzak gibiydi. Patlayici arabasi iceri girdigi hizla karsi duvara carptiginda hersey kipkirmizi bir kizilligin icinde kaybolmustu. Obsidius bir kac saniye sonra kendine geldiginde etrafinda alevlerden bir hortum vardi sanki, staff’i sayesinde alevler ona zarar vermiyordu. Arkasini dondugunde arkadaslarinin bulundugu merdivene giden yolun uzerine dev bir kayanin dusmus oldugunu gordu. bu cehennemin icinde yanliz kalmisti. Derken bir anda yaninda Lakashtari metaryalize oldu, oda gordugu cehennem karsisinda sok icinde kalmisti. yer gok sarsiliyor, etraflarinda tavan cokuyordu. merdivenlere dogru bir adim attilar, Lakashtari teleport olabilecekleri bir parca gormeye calisiyordu ama bir an sonra onlerindeki bolum parcalanarak metrelerce asagidaki karanlikta kayboldu. ikiside birbirlerine baktilar, yolun sonu gelmis gibiydi, dunya etraflarinda yikiliyor, cuce binalari metrelerce yuksekten cokerek etraflarinda parcalaniyordu. Bir sure sonra altlarindaki kaya catlamaya basladi, tam birbirlerine sarilmislardiki dusmeye basladilar. Kris Eglath ve Rasputin merdivenlerde kalmislar Lakashtari’nin teleport oldugu yone dogru deli gibi bir seyler gormeye calisarak bakiyorlardi. Eglath’in hemen onundeki merdiven cokunce elleriyle son anda tutundu. Rasputin hemen kosup onu cekmeye baslamisti. Merdivenleri 3er 5er tirmanmakta olan Kris durumu gorunce kufrederek gerisin geri dondu. Eglath’in diger kolundan da o tutarak merdivene geri cektiler. Gozlerinin onunde koca magra cokmekteydi, Eglath “Lakashtari!!” diye bagiriyordu. coken merdivenden kacmak icin adim adim yukari cekiliyorlardi. Derken tam arkalarina bir kaya blogu dustu ve bulunduklari merdiven ekmek kirintisi gibi ufalanmaya basladi. Daha ne olduklarini anlamadan karanligin icinde kayboldular. Lakashtari kayalara carpa carpa dusmekteydi, bir an sonra kendini dagin yamacina carparken buldu hala dusuyordu, baska bir kaya ayaklarini ezerek gecti, aciyla ciglik atti, ayagi garip bir yone bakiyordu. Bir saniye sonra bir kac kayaya daha carparak kum dolu sert bir yuzeye dustu. Eglath gozlerini actiginda kafasina kadar topraga gomulmustu. Once birilerinin onu canli canli gomdugunu dusundu sonra basina gelenleri hatirladi. Onunde varligindan habersiz bir sekilde dolasan dev bir solucan vardi. elinden geldigince sessiz davaranak topraktan kurtuldu ve solucandan uzak bir yone dogru karanlikta yalpalayarak ilerlemeye basladi. Obsidius cevikligi sayesinde kayalardan seke seke pek fazla zarar almadan inmeyi basarmisti. gorunuse gore herkesle ayri dusmuslerdi ve isin daha da kotusu staff’i disinda hicbir esyasi yoktu, duserken saga sola sacilmis olmaliydi. lanetler okuyarak yavas yavas etrafi incelemeye basladi. Kris zemine kulce gibi dustu, yarattigi toz bulutu gectiginde yuz ustu yatiyordu ama guclu zirhlari ve yillarin kecelestirdigi kalin derisi sayesinde pek bir zarar almamisti. Rasputin asagiya dogru duserken kurda donusmus yer yer kayalarin uzerinden ziplayarak yer yer penceleriyle tutunarak asagiya kadar inmisti. Lakashtari cakili kaldigi yerde acilar icindeydi, durumu cok vahimdi ve bu durum telepatik guclerinin normalin disinda etki gostermesini sagliyordu. Kayip olduklari tunelde birbirleriyle telepatik olarak konusabiliyorlardi. Hic birinin bir digerinin konumu ile ilgili en ufak bir fikri yoktu. Etraflarini biraz incelediklerinde Underdark’ta olma ihtimallerinin yuksek olduguna karar verdiler. Underdark yeryuzunde yasayan insanlarin gitmeyi isteyegi bir yer degildi. Drow’larin Duergar larin ve nice daha korkunc yaraiklarin eviydi. Hepsi ellerinden geldigince gizlice etrafi dolasmaya karar verdiler. Kris biraz dinlendikten sonra ayni taktikle biraz ilerlemek istedi, fakat daha ilk tunelden cikmistiki iki Duergar’la karsi karsiya kaldi. Direk kosmaya basladi, bu karanlikta pek bir sey de goremiyor, yalpalaya yalpalaya can havliyle kosuyordu. pesine takilan iki Duergar cucesinden kor bir sekilde kacmaya calisirken gogsune giren bir hancerle kendinden gecti. Bilincini kaybetmeden once son gordugu sey beyaz sacli ufak tefek bir drowdu. Lakashtari ileride gordugu bir pariltiya dogru ilerleyince bunun Eglath’in battle standardi oldugunu gordu, gorunuse gore uzerlerindeki esyalar etrafa sacilmis durumdaydi. Lakashtari en cok healing potionlarina uzulmekteydi zira su an bir tanesi cok isini gorebilirdi. Etrafta bulabildigi ve templedaki ustalarindan ogrendigi kadar anatomi bilgisiyle kirik ayaklarina destek yapti. Bu sirada Eglath etrafini zar zor secsede olabildigince hizli guneye dogru ilerledi. Rasputin ise kurda donusmus ordan oraya kostura kostura gitmekte, tunellerden bir cikis aramaktaydi. Grupta kimse Obsidius kadar hizli ilerleyemezdi, zira buralar onun dogal yasam alani gibiydi. tunellerden hizla suzuluyor, bir orda bir burda ortaya cikiyordu. Tuneller boyunca Duerghar cucelerine, uyuyan yarasalara, korkunc surungenlere ve undeadlere rastladilar ama hicbirine gorunmeden yollarina devam etmeyi tercih ettiler. Bu sirada Rasputin Lakashtari’yi tesaduf eseri bulmus, Obsidius ise onlara yakin oldugunu ogrenmis elinden geldigince yetismeye calisiyordu. Kris kisa bir sure ayildiginda, drow’un ayakkabilarini inceledigini gordu, yerdeki silahini kaptigi gibi saldirsada drow ondan cok daha hizli davrandi ve hancerini Kris’in gogsundeki yaraya geri sokunca Kris kisa bir ah cekisiyle tekrar karanliklara gomuldu. Ayni zamanlarda Eglath guney tarafinda bir cikis ve muhtemel bir Duerghar sehri bulmus herkesi kendisine dogru cagiriyordu. Grup underdark’ta herhangi bir yerlesime yaklasmaya cok meyilli olmasada Eglath’in yuksek karizmasi telepati uzerinden bile etkiliymis gibi gorunuyor ve herkes o tarafa dogru ilerliyordu. Lakashtari Rasputin’in sirtina binmis gidiyor, Obsidius ise arkalarindan kosturuyordu. Cok hizli oldugu icin yetismekte sorun cekmiyordu :).Arkalarinda ise az once peslerine taktiklari iki Duerghar vardi. Hizla bir koseyi donduklerinde Rasputin durdu ve arkalarindaki cuceleri karsilamaya hazirlandi, bu sirada Lakashtari’yi sirtindan yavasca yere atmisti. Eglath da Kris’den uzun sure haber gelmeyince onu aramaya cikmisti. Bir sure sonra sol tarafindaki tunellerden gelen gurultuleri duyunca o tarafa dogru ilerledi. Rasputin cucelerle savasirken arkasinda bir hareket sezdi, kafasini cevirdiginde bir drow parmaklarinin uzerinde hareket etmeye calisiyor ama yeni giydigi zirhli botlar nedeniyle gurultu cikariyordu. Rasputin bunlarin Kris’in botlari oldugunu farkedip caktirmadan siritti. Bu sirada cuceler karsilastiklari adamlarin siradan tipler olmadigini anlayinca kacmaya baslamislardi. Rasputin butun dikkatini drowa vermisti zira eger Kris olduyse drow Kris’in buldugu hanceri almis olabilirdi. Lakashtari kah sekerek kah surunerek hayatta kalan cucelerden birini takip etti, bu haliyle carpilmis bacaklariyla olagan disi bir hizda yerde surunen, saclari gozlerinin onune dusmus mistik korkunc bir yaratiga benziyordu, cuce onu pesinde gorunce kalbine yenik dustu. Rasputin deli gibi drowu ariyordu, bu sirada Eglath da ayni yone dogru gelmis yardim etmeye calisiyordu. Yeni buldugu hancerinin baska ellere dusme ihtimalinin artmasindan midir nedir, Kris kendine gelerek, drowun onu gomdugu toprak yiginindan bogurerek ayaga firladi, yarasindan hala kan fiskiriyordu ama aldirmiyordu. Rasputin bu sirada tam drow’u sikistirmis ama cevik yaratik teleport olmustu. fakat bu kezde teleport oldugu yerde Eglath vardi. Son bir hayatta kalma icgudusuyle Kris’ten caldigi hanceri uzatti, sansi vardi ki grubun en yufka yurekli kadayif biyikli adamina denk gelmisti, Eglath hanceri aldi ve botlari isaret etti. Drow aceleyle botlarida cikarip atti ve ortadan kayboldu. Sonunda tekrar bulusmuslardi ama durumlari pek parlak degildi, yiyecek icecekleri yoktu, vahsi tunellerde kapali kalmislardi ve simdiye dek bulabildikleri tek cikis bir Duerghar sehrine gidiyordu, ha birde Kris hancerini geri istiyordu.

##Devami Haftaya##

Comments

Thathorian

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.