For the New and Unseen

Oyun 13 - Quetzalcot ve hazinesi

Grup odanin disinda Zakreash’i takip etmenin ve ayidan kurtulmanin yollarini aradiklari sirada, iceride hazine odasini korumakta olan boz ayi sahibinin pesinden duvardaki delikten gecip asagiya atladi. Bir anda durumun degismesiyle sasiran grup ayinin pesinden gitmenin akillica olmayacagina karar verip geri dondu ve biraz once Zakreash’in duvarini yikarak ciktigi gizli odaya geri donerek buyuk sandigin basina toplandilar. uzerindeki tuzagi etkisiz hale getirip actiklarinda oldukca kaliteli bir kac silah, kemer ve bir yuzuk buldular. yuzugun Ring of Brotherhood oldugunu ogrendiler, bu yuzuk cift olarak yaratilmisti ve yuzukleri takan kisiler birbirlerinin o anki durumunu, hislerini ve kus ucusu mesafelerini hissedebiliyordu. Eglath yuzugu takar takmaz basi donmeye basladi. Bir seyler hissediyordu. Diger kisi herkimse 600-700 metre ilerideydi ve aci icinde yanmaktaydi. Eglath baglantiyi kopardiktan sonra digerlerine bakti ama kimsenin verecegi bir cevap yoktu. Diger yuzugun sahibi Zakreash olabilirdi ama en son yanlarindan kactiginda o kadar kotu durumda degildi ve asagidaki koridorlara indiklerinde daha once sicak bir yer gormemislerdi. Eglath ve Rasputin belki Zakreash’in magma dolu bir alana dusmus olabilecegini tahmin ettiler. Bu sirada Lakashtari bag of holding’inin icindekileri yere boca ederek hazine odasina kostu ve altinlari doldurmaya basladi. Eglath’da yanmayan okcu kulelerinden birine cikarak asagidaki savasa bir goz atmaya karar verdi. Ileriye baktiginda 10-15 kisilik bir Silverymoon grubunun agir agir kaleye dogru geldigini gordu. Bir sure sonra Lord Pardraig gorundu ve Eglath’a hemen asagiya inip kapiyi acmasini soyledi. Hep beraber asagiya kostular, bu sirada Rasputin de hazine odasina girerek bag of holding’ini altinlarla doldurmaya basladi. Eglath on kapiyi acarken bir yandan yuregi agzindaydi, Pardraig’in nasil bir tepki verecegini tahmin edemiyordu, kaleyi almislar ama cok adam kaybetmisler ve tuzaga dusmuslerdi. Pardraig iceri girdi Eglath’in karsisinda durup kalenin icinin guvende oiup olmadigini sordu. Eglath da tamamen temizlendigini Zakreash’in da kactigini soyledi. Pardraig bir kahkaha atip Eglath’in omzuna vurdu ve “bir zafer kazandik!” dedi.
Grup Pardraig ile beraber kalenin butun katlarini teker teker gezerken Pardraig durumun hic iyi olmadigini, burda tuzaga dusmelerinin Silverymoon’da casuslar oldugunun kesin gostergisi oldugunu, bu durumda da Luskan’a gizli gitme sanslarinin az oldugunu anlatti. En son kata cikip hazine odasini gordugunde Pardraig’in keyfi yerine geldi, kaybettigi adamlarin yerine geleceklerin egitimi icin gereken butce karsisinda duruyordu. Grubun kendileri icin yeterince aldigini gorunce beraberindeki adamlardan bir kacina altinlari tasimak icin de gereken hazirliklarin yapilmasini emretti. Bir sure sonra 3. kata geri donup buyuk yemek masasina oturdular. Asagidaki mutfakta taze et ve sarap bulduklarindan kendilerine guzel bir ziyafet cektikten sonra Pardraig artik kalenin yeni sahibinin onlar oldugunu soyledi. Bu habere cok sasiran gencler ilk basta karsi saldiri olasiliklarindan ve guvensiz olabileceginden bahsettilerse de Pardraig’in kararindan hizla vazgecmeye niyetlendigini gorunce kabul edip tesekkur ettiler. Pardraig onlardan kuzeyin yeni gozculeri olmalarini istiyordu. Bu kalede ikamet ettikleri surece etrafta gozlerine carpanlari haber etmeleri yeterliydi. Grup bu yeni gelismelerden ve yeni gorevlerinden memnun bir sekilde dinlenmeye cekildi.
Uyandiklarinda Obsidius ve Arueth kendilerini cok iyi hissetmiyorlardi, ozellikle Arueth uyanmakta zorluk cektigini farketti. Salona ciktiklarinda Pardraig’in muhafizlarindan ikisi onlari beklemekteydi. Onlar dinlenirken Silverymoon’dan destek kuvvetlerin geldigini, gerekli seyleri toplayip Pardraig ile beraber gittiklerini ilettiler. Pardraig yapilan savas ve yasanan kayiplardan hakli olarak ust kattaki hazineyi de almisti. Rasputin ve Lakashtari yaklasik 50biner altinla dolu olan cantalarinin verdigi mutlulukla bu habere cok uzulmediler.
Bir sure ne yapacaklarina karar vermeye calistiktan sonra Eglath yuzugu tekrar takarak sahibinin durumunu ogrenmeye calisti. Bu sefer durum ilgincti, diger yuzugun uzakligini hissedebiliyor ama sahibinden bir yasam belirtisi alamiyordu. En sonunda Zakreash ve ayisinin pesinden gitmeye karar vererek en ust kata ciktilar ve kendilerini bos hazine odasinin yikik duvarindan asagiya biraktilar. Daha onceki gecitte oldugu gibi bu seferde bir iki dakika boyunca dar bit tunelden asagiya dogru kaydilar ve bu kez 4-5 metrelik bir yukseklikten asagiya dustuler. Eger olu bir ayiniin yumusak kurkunun uzerine dusmus olmasalardi ciddi zarar alabilirlerdi. Baktiklarinda ayinin bu dususten sonra bacaklarinin kirildigini ve kan kaybindan olmus oldugunu tahmin ettiler. Lakashtari zavalli hayvan icin bir kac goz yasi bile dokerken digerleri esyalarini toparlayip Zakreash’in biraktigi belli olan kan izlerini takip etmeye basladilar.
Tunel yine zifiri karanlikti, Rasputin bir mesale yakti, dar, kayalik bir koridordu bu. Daha once dustuklerine benziyordu ama aynisi degildi. Bazi noktalarda tavandan sular damlamis ve golcukler olusturmustu. Agir agir temkinli bir sekilde ilerlediler. Kan izlerini takip ettikce havanin hissedilir bir sekilde isindigini farkettiklerinde dagin icinde bir magma tabakasina yaklastiklari konusundaki hisleri guclendi. Bir kac yol ayrimina gelip yine Zakreash’in biraktigi izleri takip ederek yollarina devam ettikten sonra ince bir koridor ve doksan derece bir donusten sonra bir acikliga geldiler. Bes alti metre onlerinden baslayan aciklikta zemin kare kare kesilmis obsidian taslardan olusmaktaydi, odanin sag ve sol taraflarini bulunduklari acidan goremiyorlar ama odanin tam karsisindaki duvarda kucuk bir aciklik ve icinde parlayan bir seyler gorebiliyorlardi. Ayni zamanda onlerindeki acikligin tas duvarlarinda kirmizi ve sari isik dalgalanmalarini gormek onlari iyice sasirtti. Rasputin en iyisinin iceri bir kaya parcasi firlatmak oldugnu dusundu, etrafina bakti ama cakil taslari disinda bir sey goremeyeince gurzunu cikarip duvara vurarak buyuk bir kaya parcasi koparmaya calisti. Gurz sertce duvara indigi anda hepsinin yuzune bir sicaklik dalgasi carpti ve ayni anda kulaklari sagir eden bir kukreme dagin temellerini yerinden sarsti. Sok icinde nefes bile almadan bekleyen grup, onlerindeki acikligin kirmizi pullu, etrafinda ates ve kul bulutlari dolasan dev bir ejderha kafasi tarafindan kaplandigini gorunce birer ciglik attilar. Hepsinin beyninde alarm zilleri caliyor ayaklari geri geri gidiyordu. Eglath ve Rasputin “ey yuce Ejderha,biz sadece…” seklinde cumlelere basladilarsa da Quetzalcot “hazinemi bulan kimseyi sag birakmam!” diyerek etrafi bir anda alevlerle kapladi. Ustleri baslari alev alan grup kacmak icin geriye dogru yonelirken Rasputin “EEAAAH” diye bagirarak ileri atladi. Bunu goren digerleri de tekrar savasa katilmak icin ilerlediler. Ejderha tunelin verdigi dezavantajdan kurtulmak icin grubun bulundugu yeri bir buyuyle eriterek uzerinde yurumeyi bir iskence haline getirdi. Bir kac saniye sonra grup koridorun icinde savas pozisyonlarini almis boylece Ejderhanin olumcul pence ve dislerinden korunmaya calisirken, on saflarda ise Rasputin ve Eglath dise dis savasmaya basladilar. Ejderhanin etrafindaki alev ve kul bulutu savastiklari her saniye genisliyor, hepsini birden icine aldiginda ise korkunc bir gurultuyle alev aliyor hepsini ciddi bir sekilde yakiyordu. Bu patlamanin hemen sonrasinda zehirli bulut ejderhanin etrafina geri cekiliyor ve bir kac saniye sonra tekrar buyumeye basliyordu. Grup bir yandan bu korkunc ejderhayla savasirken bir yandan da olmadik anlarda Obsidius ve Arueth sinirlerine hakim olamiyor, uzerlerindeki hastalik nedeniyle kontrollerini kaybedip yanlarindaki arkadaslarina saldiriyorlardi. Ortama tam bir kaos hakimdi, alevlerden goz gozu gormuyor, kul bulutu nefes almayi zorlastiriyordu. Obsidius bir kac ates buyusu denedi ama aci bir sekilde yaptigi ates buyulerinin kendilerine geri yansidigini farkedince arcane buyulerine yoneldi. Lakashtari ise yaratigin iradesine saldiriyordu ama Ejderha cok gucluydu ve basarili olmakta oldukca zorlaniyordu. Arueth savasin basindan bu yana elindeki crossbow’unu o kadar olumcul bir tutarlilikla kullaniyordu ki Ejderha’nin butun nefretini tek basina kazanmisti. Oklarinin heribiri genc ejderhanin aralikli pullarinin en zayif noktalarini vuruyor, yaratigin aci icinde kivranmasina neden oluyordu. Arueth’in efektif ataklarini farketen Eglath Warlord egitminin verdigi yeteneklerle Ejderhanin dikkatini dagitarak Arueth’e ikinci, ucuncu okunu firlatmasi icin sans taniyordu. Sonunda Ejderha acik alanda aldigi zarari farkederek tunelin cikisindan cekildi ve sol tarafta gozden kayboldu. Grup yaratik tarafindan bozguna ugramamak icin disari cikmaya cesaret edemiyordu. Obsidius bir shadow cohort summon etti ve minion’ini cikisa dogru gonderdi. araliktan cikar cikmaz ejderha tarafindan saldiriya ugrayan cohort’u obsidius uzak bir noktaya cektikten sonra Rasputin girise dogru ilerledi ve Lakashtari’den aldigi bir ayna yardimiyla ejderhanin yerini belirlemeye calisti. Bu sirada ejderhanin etrafindaki zehirli bulut genislemeye ve patlamaya devam ediyordu. Rasputin alevlerden kacinmak icin biraz geri cekilip aynayla tekrar baktiginda bu kez ejderhayi sol tarafta goremedi. O sirada Arueth’de ilerledi ve kapinin agzina kadar geldiginde yaratigin tam tepelerinde ucmakta oldugunu gorduler. Yaratik kapinin tam tepesinde oldugundan Obsidius ve Lakashtari buyu yapabilecek kadar iyi goremiyorlardi. Eglath’da ondeki Rasputin ve Arueth’e katilinca Arueth hemen etraflarini bir toz bulutuyla kapladi ve Ejderha’ya ok yagdirmaya devam etti. Ejderhada buna karsilik Arueth’in toz bulutuyla kapladigi alandaki zemini eriterek onlari ordan cikmaya zorluyordu. Ejderha boynundaki sayisiz ok yarasindan ciddi kan kaybediyor, toz duman icinde dusmanlarini bulamiyordu, karsi tarafta ise Rasputin, Eglath ve Arueth’in hem durduklari zemin nedeniyle ayaklari kavruluyor hemde ejderhanin etrafindaki zehirden nefes alamiyorlardi. Derken Ejderhanin pencesi Eglath’i buldu ve vucudunu bastan asagiya kan icinde birakti. Durumun ciddiyetini goren Rasputin hemen Eglath’in uzerine kapanip bir buyu sozuyle hem onu hemde kendisini arkadaki guvenli bolgeye teleport etti. Tabi bu durumda onde tek basina yanliz kalan Arueth Ejderha’nin uzerine cullandigini gordu ama yapacak bir sey yoktu. Penceler ve disler ayni anda saldirdi ve kirilgan dark elf kanlar icinde sicak zemine dustu. bilincini kaybetmis, yaralarindan kanlar oluk oluk akarken ayni zamanda dayanilmayacak kadar sicak bir zemine dusmus ve Ejderhanin zehirli bulutlari icinde kalmisti, bu zalim hayata gozlerini yummasi an meselesiydi.
Etraftaki tum hareket yavasladi, sanki zaman durmustu, herkes birbirine bakiyordu, alevler dort bir yandan yuzlerini yaliyor, bulunduklari yerde ayakta durmak bile can yakiyordu. zehirli gazlar uzerlerine dogru son genislemelerini yapmak uzereydi. Eglath yerde sayikliyor, Arueth kanlar icinde yatiyor, digerleri ise koridorun arka tarafinda son canlariyla ne yapabileceklerini dusunuyorlardiki Rasputin gurzunu cekti, Obsidius’a bakti “Ya o ya biz!” diye bagirip kendini alevlerin icine atarak charge etti!. Bir yandan kosuyor bir yandan bagiriyordu, erimis zemin taslarina basarken hic birsey hissetmedi, ailesinden kalma kadim yuzuk onu atese karsi bir nebzede olsa koruyordu. Zehirli bulutlarin icinde daldi ve zar zor havada kalmaya ugrasan ajderhanin gogsune gurzunu indirdi. Muthis bir kukreme duyuldu, Rasputin hayvanin acilan kocaman agzinin onu yutmak uzere oldugunu farkettigi anda kullerin arasindan robe’u alevler icinde elleri, ayaklari ve yuzu kararmis Obsidius iki elinden iki magic missile firlatarak ileri dogru atildi. Magic missile’ler Rasputin’i yemek uzere acilan cenesinde patlayan ejderha agir agir havada asili oldugu yerden yere dogru dusmeye basladi. Rasputin ve Obsidius acidan ve sicaktan yuzleri carpilmis halde hayvanin agir agir yere carpisini izlerken etraflarindaki kul bulutu alev aldi ve butun odayi ve koridoru yuttu.
Saniyeler sonra Rasputin ayaga kalkti, etrafina bakti, Obsidius yaninda yerdeydi, Arueth kendi kanindan bir golun icinde yatiyordu. Koridorun arkasini gorebilmek icin elini gozlerinin uzerine tuttu ve agir agir yuruyerek gelen Lakashtari ve Eglath’i gorunce sevindi. ellerinde kalan healing potionlari hemen Arueth ve Obsidius’a icirdiler. Arueth olume o kadar yaklasmistiki toparlanmasi oldukca zaman aldi. Iste o anda herkes kendine gelip etraftaki duman ve is dindiginde onlerinde muazzam bir ejderhanin, dev bir kertenkelenin yattigini gorduler. Herkes bir anda cigliklar atip birbirlerine sarildilar. Bir ejderha oldurmuslerdi ve daha da guzeli ejderhanin uyudugu yerde simdiye kadar gordukleri en buyuk altin yigini bulunmaktaydi. Lakashtari burada 5-6 milyondan fazla altin oldugunu haykiriyordu, bir yandan da acaba bu altinlarin mi yoksa o an cantasindaki yukardan aldigi altinlarin mi daha degerli oldugunu hesaplamaya koyulmustu. Eglath kabilesinin kaninin damarlarinda cokuyla aktigini hissetti, o ejderha kabilesinden geliyordu ve bir ejderha oldurmek kendi kabilesi icin en buyuk onurlardan biriydi. Bu ejderhanin boynuzlarini kullanarak eski kabilesinin uzerinde hak bile iddia edebilirdi. Tam bu sirada Zakreash’in zeminde duran tek kolunu gordu, gorunuse gore dev kurtadam ejderha yemi olmustu. Egildi ve parmagindan yuzugu cikardi. Obsidius ve Rasputin tam karsilarindaki odaya dogru yoneldiler, burasi bir onceki genis oda gibi obsidian tasindan yapilmisti ve Obsidius nedenini biliyordu, burasi da shadowfell’e gecis noktalarindan biriydi. Buraya ilk geldikleri gun bunu farketmisti. Odada ozenle asilmis muazzam guzellikte zirhlar vardi, bir mithral full plate armor, bir ejderha pullarindan yapilma scale armor ve bir stonemail vardi. Rasputin ve Eglath agizlari acik vaziyette zirhlara bakarken Obsidius direk karsisindaki gumusi siyah renkli, tavandan akan suya dogru ilerledi. elini uzatti ve sular geri cekildi, arkalarinda buyukce bir sandik birakarak. Grup boyle bir sandigi nesme yakinlarinda acmis ve icinden ilk ozel silahlarini bulmuslardi. Obsidius sandigi heyecanla acti ve icinde bir staff ve bir orb oldugunu gordu. Orbu alip Lakashtari’ye verdikten sonra gozlerini tekrar staff’a cevirdi. Bu su ana kadar gordugu hicbir staff’a benzemiyordu, altin ve siyah renklerde desenlerle dolu staff canli alevler icindeydi, bir ucundan bir ucuna kadar yaniyordu. Staff’in uc kisminda altindan bir patlama sembolize edilmis ve tam ortasinda da belli belirsiz bir “P” harfi islenmisti. Obsidius staff’i eline aldiginda ellerinin yanmadigini gordu ve staff’in muazzam gucunu hissedebildigini farketti. Rasputin staff’in ozelliklerini ogrenmek icin konsantre oldugunda kendini bir anda dev bir savas alanina tepeden bakan bir dagin tepesinde buldu, etrafta yuzbinlerce insan, elf, cuce , goblin , orc ve daha nice irk birbiriyle savasmaktaydi. Rasputin bu oldukca gercekci gorunen ruyada arkasini dondugunde ise yanliz olmadigini gordu. Tam karsisinda bir buyucu duruyordu ama bu gordugu hicbir buyucuye benzemiyordu, Simsiyah pelerininin altinda alevden zirhlar giyyordu, kafasinda etrafinda atesten bir kusun dondugu bir tac takmaktaydi ve elinde ise az once Rasputin’in ne oldugunu anlamaya calistigi muhtesem staff duruyordu. Adam her kimse insandan cok bir tanri gibi gorunuyordu. Rasputin birden kendine geldi ve tekrar ejderhayi oldurdukleri yerde oldugunu gordu. Obsidius’a staff’i gostererek “Bu staff tahmin edemiyecegin kadar guclu bir buyucuye aitmis, ve gorunuse gore sahip oldugu teksey de bu staff degil” dedi.
Rasputin odanin ortasinda durdu, etrafina bakti, Lakashtari altinlarin icinde yuzmeye baslamis, Arueth Zakreash’in sandigindan aldigi kilic ve dagger’i kusanmis, Obsidius agzindan salyalari akita akita elindeki staff’a konsantre olmus ve Eglath ise kestigi ejderha kafasinin ustune bir ayagini atmis sanki yuzbinlerce Goliath’a poz vermekteydi. “En kotu gunumuz boyle olsun!” dedi ve zamaninda Nesme’deki evinden getirdigi sarap matarasini kafasina dikti. Tum grup hep beraber “AUU!” diye haykirdi, birtek Lakashtarinin sesi altinlarin altindan duyulmadi.
##Devami Haftaya##

Comments

obsidius likes this

Oyun 13 - Quetzalcot ve hazinesi
Thathorian

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.