For the New and Unseen

Oyun 17 - Hellgate Keep Tunelleri

Grup Arueth’i yine on saflarda tutarak koridordan ilerlemeye basladi, koridor bir kac adim sonra sola donmekteydi. Arueth koridordan cikip odaya adim atmak uzereydiki zemindeki dengesizligi farketti ve durdu. Yerde bir tuzak vardi. hizlica etkisiz hale getirip tavani garip bir sekilde iceri cokmus odaya girdiler. delikten asagiya yagmur sulari akmaktaydi ve baktiklarinda yanan gokyuzunu gorebiliyorlardi. bu odanin sol duvarinda ince bir koridor devam ediyor ama sonunda bir duvarla son buluyordu, sag tarafinda ise suya gomulmus merdivenler vardi. Arueth merdivenlerden biraz inerek suyun icinden etrafa bakti. Su cok soguktu ve gorunuse gore su altinda kalan kisim cokerek genislemis bir yeralti magarasina donusmustu. Arueth yukari cikmadan once suyun icinde hizla haraket eden birseyler gordu. Ciktiktan sonra bu yolun guvenli olmadigini soyleyip etrafi arastirmaya koyuldu, merdivenlerin hemen yanindaki duvarda tahta bir kol gorduler. tuzak olup olmadigini kontrol ettikten sonra kolu dondurerek actilar ve geldikleri yonden agir bir kayma sesi geldi. geri donup baktiklarinda ilk geldikleri koridorun bu kez sag tarafinin acilmis oldugunu gorduler. Temkinli bir sekilde burdan ilerlemeye basladilar. Bu yeni acilan odadan 3 koridor daha cikmaktaydi, saga donen koridorun hemen ilerisinde kucuk bir oda ve duvarda bir kol daha gorduler. Bu kolu cekmeden once diger koridorlarida gozden gecirdiler. soldaki koridor bir baska odaya aciliyor ve yine burda baska bir kol bulunuyordu. direk karsilarindaki koridor ise daha genis birkac odaya aciliyor, buranin sagindaki odada bir kol, solundaki odanin ortasinda ise bir iskelet bulunuyordu. Arueth iskeleti incelemek icin adim atmak uzereyken zeminin agirlik degisimine gore tetiklenen bir tuzak oldugunu farketti. Bu durum Lakashtari’yi ise hic yildirmamisti, ucan diskinin uzerine atladi ve iskeletin uzerine kadar ucarak geldi. iskeletin uzerinde buyulu esya olup olmadigina bakarken, siradan bir dagger, bir kolye ve buyulu bir yuzuk gordu. Once kolyeye uzanip aldi, daha sonra daggeri aldigi anda zeminin bir santimetre yukseldigini hayal mayal hissetti ama tepki verecek zamani olmadi. Odanin tavani Lakashtari’nin uzerine cokmustu. Tepesine inen kayalar bayilmasina neden oldu. Digerleri kizin sakarligina soylene soylene kayalari kaldirmaya basladilar. uzunca bir ugrastan sonra biraz zarar almis olsa da Lakashtari canli bir sekilde disari cikabilmisti.
Temkinli bir sekilde ilerlemelerine devam ettiler. Arueth karsi koridordaki bir kolu calistirmak icin yurumeye baslamistiki daha demin inceledigi ve tuzak olmadigini dusundugu zeminden gelen tikirti ile irkildi. Saniyeler icinde yan duvar muthis bir hizla uzerine geldi ve onu iki duvar arasina sikistirdi. Tunnellerin binlerce yildir kullanilmamasi ve carpmanin siddetiyle duvar paramparca oldu. Digerleri bu kez de Arueth’i kayalar altindan cikarmak zorunda kaldilar. Arueth oldukca hirpalanmis bir sekilde kolun yanina gittiginde ise bunun sahte oldugunu gordu. Gelenleri tuzaga cekmek icin yapilmisti ve herhangi bir mekanizmaya bagli degildi.
Geri donup ilerlemeye devam ettiler. Bir sure sonra onlerine cikan duvarlarin mekanizmalara bagli olup olmadiklarini farkedebilmeye basladilar. Uzunca bir sure ugrasip tum olasi yollari dolastiktan sonra onlerinde secenek olarak, acacak kolu bulamadiklari bir duvar, sulara gomulu merdivenler ve kapkaranlik bir magaraya inen bir kuyu kalmisti. Bir sure su dolu kisimdan gecmeyi dusunduler, Sila’dan suya elektrik vermesini rica ettiler ama bir ise yaramadi, aralarinda uzun sure tartistiktan sonra karanlik magaradan gitmeye karar verdiler.
Eglath butun gucuyle sancagini kaldirip odanin zeminine sapladi ve buna bagladigi ipi asagiya sarkitti. Once Arueth’i indirip, Obsidius’un uzerine isik buyusu yapip attigi bir tas ile etrafa baktilar. Arueth karanlik magaranin oldukca genis oldugunu gorebiliyor, etrafta sesler duyuyordu fakat seslerin sahiplerini goremiyordu. Telasla ipe bir kac kez asildi ve onu yukari cektiler. Durumu arkadaslarina anlattiktan sonra her iki taraftada dusmanla karsilacaklarini anladiklari icin, en azindan kuru olan karanlik magaralari sectiler. Teker teker asagi inip beklemeye basladilar. Etraflarinii sesler ve soguk sarmisti ama Rasputin’in mesalesinin isiginda heryer bostu. Derken Rasputin yanibasinda bir varlik hissetti, mesalenin yaninda hayal mayal bir yuz belirdi ve mesaleye ufledi.
Acimasiz karanlik onlari yuttu, fisildamalar cigliklara donustu, ortam o kadar gergindi ki Obsidius staff’ina isik buyusu yapmaya calisirken elleri titremeye baslamisti. Derken saldiri basladi, ilk atak Eglath’a gelmis, ne oldugunu kimse anlayamadan Eglath kilicini arkadaslarina dogru cevirmisti bile. Derken Obsidius’un yaninda bir iskelet bir anda ortaya cikmis elindeki kilici vahsice savurduktan sonra tekrar gozden kaybolmustu. Bir baska iskelet yakinda belirdi ve neredeyse hepsinin sersemlemesine yolacan bir ciglik kopardi. Kabus henuz bitmemisti, dort bir yandan saldiriya ugruyorlardi, karanliklarin arasindan kisa boylu bir golge firladi, iki elinde iki scimitar’iyla grubun arasina yildirim gibi daldi, kiliclarinin hizi Arueth’in yetenegine esti, bir kac saniye icinde arkasinda kanli bir karmasa birakip gozden kayboldu. Bir baska golge ise Lakashtari’nin yanindan firladi ve zehirli bicaklarini Lak’a gecirdi. Grup ilk kez goremedigi yaratiklarla savasiyordu ve ilk darbeler tamamiyle dusmandan gelmisti. Eglath kendini buyunun etkisinden kurtardi ve saldirabilecek bir dusman aradi, iskeletler bir gorunuyor bir kayboluyordu. Pespese attiklari cigliklar grubu surekli olarak sersemletiyor ve karanlik ortamda en cok guvendikleri duyma yetilerini yokediyordu. Bir sure sonra grup saldirilarini bosa harcamaktan vazgecip beklemeye, silahlarini ve buyulerini tam yaratiklar gorunur olduklarinda indirmeye basladilar. Grubun kayda deger adaptasyon yetenegi sayesinde savasa denge gelmisti. Grup once iskeletler uzerine yogunlasti, bu sirada elinde scimitarlar olan yaratik bir orda bir burda beliriyor, kime saldirirsa kanlar icinde birakip kaciyordu. ilk basta Eglath’i etkisi altina almayi basaran yaratik ise karanlik bir kamci ile yakayabildigini tutup karanliklara cekiyordu. Grup basarili bir fokus ile iskeletleri yokeder etmez, onlara nefes aldirmayan golge yaratiga odaklanmaya calisti, yaratik hala surekli hareket ediyor, saldirilardan surekli uzaklasiyordu. Obsidius magic missile’leri pespese gonderirken bir anda bir guc beynini ele gecirdi arkadaslarinin oldugu yere bir ates buyusu firlatmasina neden oldu. Obsidius sonunda buyunun etkisinden kurtuldugu anda sirtindan giren iki scimitar neredeyse sonsuza dek karanliklara gomulmesine neden oluyordu. Grup yaratiga duzenli olarak zarar veriyor ama yeterince hizli olduremiyordu, yaratigin bir sonraki saldirilari Rasputin’i hedef aldi ve oda kisa bir sure sonra kanlar icinde kaldi. Lakashtari elini healing potionlarla dolu cantasina daldirip bir tane aldi ve Obsidius’u karanligin kollarindan sokup aldi. Bu sirada Durud onlari surekli kontrolu altina almaya calisan yaratiga odaklandi, yaratigin vucudu varla yok arasiydi, silahlar yaratigin icinden gecip gidiyor vermesi gereken zarari vermiyordu ama Durud onunde bir gorunup bir kaybolan yaratigi muthis bir sezgiyle takip ediyor baltasini tam olmasi gereken yere indiriyordu, buyuk baltasinin basarili vuruslariyla yaratigi yoketti ve digerlerine katildi. Grup onlerindeki muhtemel zorlu mucadeleleri ve karsilacaklari Devil’i da dusunerek butun guclerini de harcamaktan kaciniyorlar, temkinli davraniyorlardi. Butun grup yeni katilan ucluyle beraber hem en az zarari almak hemde en avantajli anda saldirmak icin yaratiklarla kose kapmaca oynuyorlardi. Sonunda Durud ve Sarith’in basarili darbeleri yaratiklari yavas yavas bitirirken, Rasputin ve Eglath’in iyilestirici gucleri grubu zor bela ayakta tutmustu. Savas bittiginde nefes nefese kalmislardi, Sila’nin zorlamasiyla yine ilerlediler. Biraz ilerde baca gibi ama egimli yukari cikan bir delik buldular, her zamanki gibi Arueth ilk tirmanandi. Yukari ciktiginda bir oda ve bir kol daha buldu, ayni zamanda sol tarafta bir koridor ve sonunda bir oda daha vardi. Digerleride yanina geldikten sonra onlerindeki kolu cektiler ama bu kez hicbir ses duyamadilar. Sasirmislardi zira sol taraftaki kapali duvari acacagini dusunmuslerdi. Bir sure yanlis birsey yapip yapmadiklarini, kapali bir kol birakip birakmadiklarini dusundukten sonra karanlik tunellerden dogru geri donmeye karar verdiler. Geri donduklerinde tunellere ilk girdikleri odanin tam karsisinda yepyeni bir koridor ortaya cikmis oldugunu gorduler. Bu koridor digerlerine gore oldukca uzundu ve dumduz ilerliyordu, ortalarda bir kac kucuk odacik disinda kayda deger bir sey yoktu. Bu odaciklardan ikisinde Arueth tuzaklar farketti ve arkadaslarini basmamalari gereken zemin taslari uzerine uyardi. Sanki sonsuza kadar devam edermis gibi gorunen koridoru takip ettiler ve sonunda ahsap bir kapiya geldiler. Bu, komplekste gordukleri ilk kapiydi. Grup arasinda tartismaya basladi bazilari hemen yukari cikmayi oneriyor, bazilari durup dinlenmek istiyordu, hatta geri donup gitmedikleri sular altindaki bolumu bile incelemek isteyenler vardi. Bu sirada Obsidius kapinin arkasindan muazzam bir magical enerji sezmis, Arueth ise kapida tuzak olmadigina emin olmustu. Kapinin guvenli oldugunu duyan Sila grubun tartismalarindan sikilarak kapiyi acti ve herkesin nefesini tuttugu bir anda karsilarina yukari dogru cikan tas merdivenler cikti. Sila tekrar kapiyi kapatip gruba dinlenmeleri gerektigini soyledi ve cantasindan bembeyaz, isik gibi parlayan bir cesit yiyecek cikardi. Genelde yiyip ictiklerinden zehirlenen grup biraz temkinli yaklassada kendilerini cok kotu hissetmeyen Eglath ve Rasputin disinda herkes uzatilan yiyeceklerden aldi. Bir kac dakika icinde ikisi disindaki herkes derin bir uykuya daldilar. Bir saat sonra ise hepsi birden kendilerine geldiler, oldukca iyi ve yenilenmis hissediyorlardi. Kapiyi tekrar acip yukariya dogru cikmaya basladilar. Merdivenlerin sonunda tas bir duvara geldiler ve bu duvarin yaninda da yine bir kol vardi. Fakat bu seferki kol zarar almisti ve calismiyordu, durumu biraz inceleyen Arueth kapinin zincir mekanizmasinda hasarlanan yeri buldu ve kolayca tamir edip kolu cekti. Duvar agir agir acildi ve kulaklari sagir eden bir gurultu ve gozlerini alan bir isik onlari yuttu.
Gozleri alisip onlerindeki koridora adim attiklarinda, sol taraflarinda Hellgate keep’in summoning odasina gelmis olduklarini gorebiliyorlardi. Altigen genis bir odaydi bu ve disini cevreleyen bir koridor zinciri vardi. Onlarin bulundugu koridordan iceriyi ve iceridekileri rahatlikla gorebiliyorlardi.
Portal
Portalin arkasindaki Devil kadar etrafindaki yaratiklari da rahatlikla gorebiliyorlardi, icerideki korkunc ses grubun yararina isliyor, farkedilmemelerini sagliyordu. Portal’in saginda ve solunda daha once Devil ile gordukleri alevden olusan hell houndlar vardi. Bunlarin disinda kanatli ve kamcili bir scubus, yine kanatli ama elleri yarim metrelik pencelerden olusan bir incibus, Vucudundan zincirler cikan insan boyutunda bir devil ve onlar bakarken portal’in icinden cikan bir fire demon vardi. Sahip olduklari bu birkac saniye icinde son hazirliklarini yaptilar. Rasputin Weapon of Gods yaparak gurzunu hazirladi. Bu sirada Sila, Sarith ve Durud ise cantalarindan cikan birer iksiri ictiler. Eglath sorunca “fire resistance” oldugunu soylediler. Etrafa bakinca bunun gercekten yararli olabilecegi belli olmuyor degildi. Onlar hazirliklarini tamamladiklari sirada chain devil onlari gordu ve iceride bir hareketlenme oldu, kiliclar cekildi, buyuler dudaklarda mirildanilmaya baslandi.
Grup bu kez iyi hazirlanmis, savasa istedikleri acidan ve defansif bir pozisyondan baslamislardi. Ilk saldiranlar hell houndlardi, etraflarinda dayanilmaz bir sicaklik aurasi vardi, biri atesten disleriyle saldirirken digeri agzindan uzerlerine bir alev topu ufledi. Arueth hizla harekete gecip etraflarini toz bulutuyla kapladi ve savunma hatlarini kurdular. Kisa bir sure sonra herkes savasacak birilerini bulmus, ahenk icinde gelen darbelerden kaciyor ve bsaarili darbeler veriyorlardi. Bu sirada portalin basindaki Devil ise hareket etmemis ritueline devam etmisti.
Grupta herkes bir yandan su anda Devil ile savasmadiklarina memnunken obur yandan ise ritueli durdurmadiklari halde portaldan baska yaratiklarin gelip gelmeyecegini dusunuyorlardi.
Sadece Rasputin kafasinin icinde o korkunc sesin hosgeldin dedigini duydu ama bu kez kendisi icin, arkadaslari icin iradesine tutundu ve kontrolu kaybetmemeyi basardi..
Bu topraklarin kaderini belirleyecek savas boylece baslamis oldu, bu gun bitmeden bazilari karanliklarda kaybolurken bazilari belki bir gunes dogusu daha gorebilecekti.

##
dakikalar gecmek bilmiyordu, zaman gelmek uzereydi, agirligini bir ayagindan oburune verdi, gergindi, kaslari agriyordu ama bekleyecekti, zamani gelecek ve bir karar verecekti.
##

Comments

Thathorian

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.