For the New and Unseen

Oyun 19 - Surgun

Grup kalelerinden ciki Silverymoon’a dogru ilerlemeye baslamistiki Eglath zihninde Pardraig’in gumburtulu sesini isitti. Eglath’a sesleniyordu, bir terslik oldugu belliydi ve onlarla aksam bulusmak istedigini soyledi. Eglath Silverymmoon’a cokta uzak olmayan bir yeri tarif eden bir cevap gonderdi ve hep beraber cuceyi beklemeye basladilar. Geceye dogru atla gelen Pardraig oldukca sikintili gorunuyordu. Bir ates yakip konusmaya basladilar. Devil’in bu dunyaya actigi portaldan firlayan demonlar onlerine cikan herseyi yakip yikarak Everlund’a kadar gelmislerdi. Silverymoon haberi aldiginda sehir coktan alevler icindeydi. Alliance konseyi toplanmis ve etkisiz yontemleri yuzunden Alustriel’i acikca suclayip liderlikten atmislardi. Kalan boslukta herkes oybirligiyle Xaxis’i secmisti. Xaxis bir yandan Aruseme ile birlikte orduyu toplarken, bir yandan da yasanan gelismelerin tetikleyicisi olarak sehre yeni gelen ve sagda solda yaptiklari savaslarla sehirde huzursuzluga yolacan genc grubu hedef gostermisti. Hatta peslerinden gonderdigi casuslardan sag geri donen bir buyucuyu tanik gostererek grubun Devil ile isbirligi icinde oldugunu one surmustu. Grup icin tutuklama emri cikartilmis ve tum muttefiklere gonderilmisti. Bu sirada ordu doguya dogru yola cikmisti bile. Pardraig sozlerini bitirdiginde bu kadar gelismenin 2 gun gibi kisa bir surede yasanmis olmasi herkeste sok etkisi yaratmisti. Eglath Pardraig’e hikayenin kendi tarafini anlattiktan sonra ellerinde ne secenek oldugunu sordu. Kendisi ya Silverymoon’a gidip yuzlesmeyi yada Everlund’a gidip savasmayi dusunuyordu. Grubun daha akil kupu uyeleri ise bunun intihar olacagindan emin olduklari icin kendilerini savunabilecek bir kanit arama hevesindeydiler. Rasputin Hellgate keep’e geri donup oldurdukleri casusleri geri diriltmeyi bile dusundu. Ama adamlarin guvenilirliklerinden emin olamayacaklari icin vazgectiler. Herkes caresiz birbirine bakip ve Silverymoon da kalan milyonlarca altinlarini dusunurken Pardraig kendi teorisini ortaya atti. Ona gore eger Xaxis grubun anlattiklarini yapacak biri ise, bir ay kadar once konsey uyelerinden ust duzey bir adamin cinayetinin de onunla baglantili olabilecegini soyledi. Zira bu cinayet sonrasi bugun Xaxis liderlik gorevini alabilecek yegane Silverymoon konsey uyesi idi. Isin daha da ilginci bu cinayeti Astrid’in planladigina suphe yoktu. Pardraid son bir umut olarak grubun Astrid ve Xaxis arasinda bir bag bulmaya calismasini onerdi. Eger boyle bir ittifak mevcutsa Alliance durumdan haberdar edilebilir ve Xaxis yetkilerinden olurdu. Grubun elindeki tek secenek bu gibi gorunuyordu, Pardraig’e sehirde yaptirdiklari zirh ve silahlardan bahsettiler, oda bunlari almakta sorun olmayabilecegini soyledi. Altinlari alma olasiligi yoktu zira hazinede bulunuyorlardi ama zirhlar icin deneyecekti. Pardraig kendisinin de Silverymoon da cok uzun kalmayabilecegini, itibarinin oldukca zedelendigini, bir sure belki grubun kalesinde kaldiktan sonra Mithral Hall’a donebilecegini soyledi.
Ertesi aksam Pardraig ile tekrar bulusup getirdigi bir iki esyayi aldiktan sonra vedalastilar. Ilk hedef olarak Nesme’ye gitmeye karar verdiler cunku ellerindeki staff ile daha once gittikleri bir yere portal acabiliyorlardi. Obsidius rituele basladi yanliz bu kez bir degisiklik var gibiydi, rituelin sonuna dogru staff’in gucunu guc bela kontrol edebildigini farketti ve etraflarinda elektrik kivilcimlari dolasmaya basladi. Derken bir anda yokolup, Nesme’de Obsidius’un evinde ortaya ciktilar. Ortaya cikmalari ile evde bir elektrik firtinasi patlamasi bir oldu ve butun camlar kirildi. Herkes birbirine bakip kapidan guardlarin gelmesini bekledi ama gelen giden olmadi. Temkinlice disari ciktilar, gece karanliginda Nesme neredeyse bombostu. Burdan en son ayrildiklarinda karavanlar gece gunduz gelir ve sehir her daim kalabalik ve gurultulu olurdu. simdi ise etraf sessizdi, tek tuk bir kac kisi sokaklarda hizla ilerliyor, evlerine varir varmaz da kapilarini kitliyorlardi. Grup hizlica Eglath’in evine dogru ilerledi. Eglath kapiyi caldi, annesi acti kapiyi ve Eglath’i kucakladi. Iceri girdiler, oturdular. Eglath babasini sordu ama Thorak yoktu, Silverymoon’a goturulmustu. Herkes bir anda gerildi, kendileri yuzunden Eglath’in babasinin hapse atildigini dusunmeden edemediler ama gercek bu degildi. Savas nedeniyle tum demirciler sehre cagirilmisti ve Thorak da en iyilerinden biriydi, gitmek zorunda kalmisti.
Eglath’in annesi yasananlardan bahsetti, belliki batida karavanlar saldiriya ugramaya baslamisti, orclarin saldirdigi soyleniyordu ve artik Nesme ana ticaret yolu olmaktan cikacak gibiydi. Gecenlerde kucuk han’in sahibinin oldurulmesinden sonra kimsenin nesesi kalmamis artik gece disari cikilmaz olmustu. Grup bu endise verici haberleri dinledikten sonra tekrar yola cikmaya karar verdi. Rasputin Nesme’ye tekrar gelince bir anda ilk gittikleri magarayi ve magaranin icinde bulduklari kilici hatirladi. O zaman kilica layik olamamislardi ama cok sey degismisti belki bu kez onu alabilrlerdi. Herkes biraz da olsun heycan verici birseyler yapip kasveti dagitmak adina bu teklifi kabul etti ve on dakika sonra ilk ciddi savaslarini yaptiklari, Obsidius’un olumcul bir rituelden gectigi o kayalik magaraya geldiler. Iceri girdiklerinde hava agirdi ama hicbirsey degismemis gibiydi. Savasin izleri duruyordu. Asagi indiler, bu kez herhangi bir yaratik yada undead ile karsilasmadilar. Sandigi bulduklari odaya geldiklerinde karsilarinda gumus rengi su tavandan asagiya akiyordu. Obsidius bu sudan gecebilen tek kisi oldugu icin ilerledi. Suyun diger tarafina baktiginda tahmin ettigi gibi sandik orda degildi, bu sandigin ozelligi zaten surekli yer degistirmesiydi. Saskinliktan soluk almayi unutmasina neden olan ise sandigin bulundugu yerde duvara dayali olarak duran simsiyah scimitar’di. Bu silah tam da almak icin geldikleri kilicin ta kendisiydi. Elini kilica dogru goturdu, soguk eline batti, kilicin etrafindaki karanlik koluna dogru yayildi ve o kilici odanin icine dogru getirirken kilic bir dagger’a donustu. bicak kisminda hala golgeler dalgalanmaktaydi. Kilicin dagger’a donusmesi herkesin bir anda ilgisini uyandirmisti, Rasputin sunu bi bana versene diye atildi, Lakashtari’de bana ver bana dedi. Eglath ver sunu bir bakiyip diyordu. Obsidius ise buyulenmis gibi dagger’a bakiyor, bu silahi hangi kombinasyonla kullanabilecegini dusunuyordu. Obsidius silahin ozeliklerini ogrenmeye calisti ama basit seyler disinda bir sey ogrenemedi. Rasputin silahi aldiginda bastan asagiya dikenli dev bir gurze donustu, kabuslardan firlamis bir silaha benziyordu. Daha sonra Eglath silahi aldi ve once siyah bulutlar kollarini kapladi, geri cekildiklerinde elinde muazzam bir great sword tutuyordu. O kadar siyahtiki sanki hiclikten yapilmisti. Siyah damlalar kilicin sapindan elinin uzerine damliyor ve elini yakiyordu. En son Lakashtari silaha dokundugunda tum vucudunu golgeler kapladi. Geri cekildiklerinde elinde daha once kullandiklarinin en az iki kati buyuklugunde, etrafinda kara silik dokungaclar dolasan ve icinde kipkirmizi bir goz olan bir kure belirdi. Herkes bir ic gecirmisti. Arueth silaha elini surmedi ve muhtemelen Scimitar’a donusecegini soyleyip cekildi. Eglath kureyi Lakashtari’nin elinden aldi ve konsantre olarak bir dagger’a donusturup cantasina atti. Daha once oldugu gibi bir seytan tarafindan karsilanmadiklarina sevinip ordan ciktilar. Disari ciktiklarinda onlerine haritalarini acip en guvenli yolu secmeye koyuldular. Bir sure tartistiktan sonra Lurkwood’un arkasindan dolasip nehir boyunca Luskan’a gitmeye karar verdiler. Ormanda ne oldugunu bilmiyorlardi ama en iyi yol bu gibi gorunuyordu. Her gun bir phantom steed ritueli yaparak yollarini olabildigince hizli ve sikintisiz gecirmeye calistilar. 3. gun dogdugunda takip edecekleri nehre 1, 1.5 gunluk mesafeleri kalmisti ve ufukta nehrin tahmini yerinde bir kasaba gorunur gibiydi. O aksam kamp yaptiklarinda artik kasabayi azda olsa secebiliyorlardi. Ertesi sabah kalktiklarinda ise kasabadan dumanlar yukseliyordu. Atlarina binip hizla ilerlediler, birkac saat sonra kasbadan yukselen alevler gogu yaliyordu. Artik sehirlerin felaketlere ugramasi icin grubun icinde gecmesi degil o yone dogru ilerlemesi bile yeterli gibiydi, lanetli olduklarini dusunmeden edemiyorlardi. Bir kac saat sonra bir atarabasi ve sehirden kacmaya calisan bir avuc insanla karsilastilar. Gorunuse gore bu bir balikci kasabasiydi ve dun gece kilisenin mahzeninden bir Orc ordusu firlamisti, herseyi yakip yikiyorlardi. Grup sansina kufredip o yone dogru hizla ileledi. Kasabanin yakinina geldiklerinde baslarina onca gelenden sonra yuruyup gitmeyi, bu adaletsiz dunyada sanssiz kasabayi kendi kaderine terketmeyi dusunduler ama iclerindeki adalet duygusu hemen agir basti, atlarini yanan kasabaya dogru surduler. O anda onlara bakan korkmus bir kasabali, havada suzulen atlari uzerinde ilerleyen 5 melek gorur gibiydi, etraftaki yanginlarin yansimalari zirhlari uzerinde dansediyor, sanki alevden kanatlar gibi gorunuyorlardi.
Kasaba meydanina geldiklerinde karsilarinda bir vahset vardi, orclar binalara giriyor, kasabaliyi kilictan geciriyor, evleri yakiyorlardi. ortada dolasan iki dev ogre kasabanin bir iki silahli adamini devirmis canli canli yiyorlardi. meydanin ortasinda ise hepsini yonetirmis gibi gorunen iri yapili bir Orc vardi. Grup vakit kaybetmedi, dusmanin sayisi yada korkutucu goruntusu hicbirini etkilememisti. Arueth toz bulutunu yaratti ve gorunmeden yanastilar. Hepsi bir anda buyulerini gonderdi, bir alev topu tam ortalarinda patladi, Arueth oklari gonderdi, Lakashtari zihinlerine konsantre oldu. Eglath ve Rasputin ise toz bulutunun icinden yildirim gibi cikti ve liderlerine dogru charge ettiler.
Yanan evlerin isiginda parlayan zirhlari, masumu korumak icin kalkan silahlarinin pariltisi, buyulerinin yakici kuvvetiyle dusmanlarinin kalplerine korku salmislardi bile.
##
Yanan handan disari firladi, icerideki iki orcu acimasizca yere indirmisti. Kasabanin ortasindaki kalabaligi gordu ve sonrada sanki yoktan varolmuscasina bir tozbulutunun icinden cikanlari. Orclar neye ugradiklarini sasirmislardi, toz bulutunun icinden oklar ve buyulerde cikmaya devam ediyordu. Ama o on safta orclarin lideri ile savasan genc rahip’e bakiyordu, elleriyle uzerindeki eski pusku gomlegini parcaladi ve gogsundeki bir cift dis dovmesini ortaya cikardi.
Kafasini goge cevirip haykirdi!
##
##
Sila handa oturuyor, kaybettigi dostlarinin anisina iciyordu, kafasi oldukca iyiydi. Masada karsisina oturan ufak tefek adami zar zor farketti. yabanci direk gozlerinin icine bakiyor ve gulumsuyordu. Sila omuriliginde bir urperme hissetti, belkide bu gece arkadaslarini tekrar gorecekti.
##
##Devami Haftaya##

Comments

Thathorian

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.