For the New and Unseen

Oyun 22 - Luskan, Eski bir dusman, karanlik bir dost

Grup Luskan’in tekinsiz sokaklarinda guneye dogru ilerliyor, Mavi Bakire hanini ariyorlardi. Sehrin merkezine dogru indiklerinde sokaklar iyice kalabaliklasti, gurultu artti, etrafta parankande tezgahlarda insanlar kendi kucuk hazinelerini satmaktaydi. yuzukler, kolyeler, misitk silahlar ve zirhlar. Para konusunda sikintida olan grup Lakashtari’nin Alchemist Fire cigliklarini duymazdan gelerek Mavi Bakire hanina girdiler. Icerisi bir onceki girdikleri hana gore cok daha duzenli ve temizdi. Gunun nispeten erken saatleri oldugundan hanin dortte biri anca doluydu. Barin arkasinda kara sakalli bir cuce durmaktaydi, tek gozunun yerinde siyah bir tas tasiyordu. Grup bara yaklastiginda ne istediklerini sordu. Rasputin siradan gorunmeye calisarak kalacak yer aradiklarinini soyleyip muhabbet acmaya calisti. Bu sirada Arueth Silverymoon’dan geldiklerini soyledi, hatta Lady Alustriel’in adini agzini almasiyla hanci susmasini isaret ederek hizlica etrafi tekrar kolacan etti. Daha sonra icerideki insanlara seslenerek hani hemen bosaltmalarini, Buyu kulesinden gelenler olacagini soyledi. Bunu duyan musteriler sorun cikarmadan cikti. Herkes ciktiktan sonra hanci isminin Bara oldugunu soyledi ve onu takip etmelerini isaret etti. Hanin arkasina gecip mutfak bolumunde yerde bir kapagi kaldiran Bara, merdivenleri inmeye basladi. Grup birbirlerine soyle bir baktiktan sonra hanciyi takip ettiler. Asagiya indiklerinde bir perdeyle kapatilmis bir odanin onune geldiler. Burda Bara gruba donup silahlarini birakmalarini istedi. Herkesin gerildigi yuzlerinden okunuyordu ama yapacak birsey olmadigi icin ellerindeki silahlari biraktilar, uzerlerinde sakladiklari silahlari ise cikarmadilar. Iceri girdiklerinde uzun bir masa bulunan bir odaya geldiklerini gorduler. Bara tam karsilarina oturup onlara da oturmalarini soyledi. Siyah bir wand cikaran Bara, birkac kelime mirildaninca masanin etrafinda oturan herkesin arkasinda birer olu sovalye yoktan varoldu. Ellerinde uzun birer kilic tutuyorlardi. Bara hemen soze girdi. Aralarindan bir sozcu secmelerini, onunla konusacagini ve soracagi sorulara dogru cevap vermesinin kendi yararlarina olacagini soyledi. Durumdan rahatsiz olsalarda adamin guvenlik icin bunu yaptigi asikardi. Eglath’i sozcu sectiler. Bara nereden geldiklerini, kimin yolladigini, amaclarini sorduktan sonra Silverymoon’daki patlamada bir rolleri olup olmadigini sordu. Herkes sasirmisti, patlamadan haberleri yoktu. Bara Silverymoon’da universite binasinda patlama oldugunu, bir cok buyucunun oldugunu ve Lady Alustriel’in kayip oldugunu soyledi. Bara grubun cevaplarini aldiktan sonra olu sovalyeleri odadan gonderdi ve onlara yardim edecegini soyledi. Oncelikle buyucu kulesinde biriyle karsilasacaklarsa uzerlerindeki pelerinlerin onlari gizlemek adina hicbir ise yaramayacagini soyledi. Kendi boynunda asili olan kizil bir kolyeyi gostererek, bunlardan birine ihtiyaclari oldugunu soyledi. Elinde yeterli sayida vardi ama ona ya kolye basina 1000 altin getireceklerdi yada Luskan’da yasayan insanlardan 5 ceset getireceklerdi. Grup kimseyi olduremeyeceklerine karar verip parayi borclanmaya karar verdi. Bara ayrica onlara her turlu konuda bilgi saglamayi kabul etti ama ona her geldiklerinde sorduklari herhangi bir sey icin 1000 altin odeyeceklerdi. Haninda ucretsiz kalabilirlerdi. Ayrica onlara Luskan’da kimseye guvenmemelerini, ozellikle onlara karsiliksiz yardim teklifen olursa ordan hemen uzaklasmalarini tembihledi. Bara ayrica kulenin dikkatini cekebilmek icin, verdiklerini gorevlerden baslayabileceklerini, eger yeterince ilginc bi gorev yapabilirlerse iceriden biriyle gorusmelerinin buyuk olasilik oldugunu soyledi. Eglath Astrid adini sordugunda Bara boyle birini tanimadigini, eger aradiklari kisi buysa once gercek kimligini bulmalari gerektigini soyledi.
Grup handan ciktiktan sonra buyucu kulesinin altindaki guard masasina yaklasip gorev olup olmadigini sordular. Adam elinde gorevler oldugunu ama bugun mesgul oldugunu, kuledeki bir toplanti nedeniyle herkesin koruma gorevinde oldugunu yarin gelmelerini soyledi. Rasputin kule ile ilgili bir kac soru sormaya calissada adamin ilgisiz ve sinirli tavri nedeniyle herhangi bir cevap alamadan hana geri donduler.
O gece yattiklarinda, iksir rituelleriyle ugrasacagini soyleyen Lakashtari nobet tutmaya gonullu oldu. Sabah uyanip direk kulenin ordaki guardlara gittiler. Adam masanin uzerine kafasini koymus uyumaktaydi. Grup tekrar gorevleri sordugunda, elinde iki onemli gorev oldugunu soyledi. ilkinin dun gece oldurulen bir hirsiz ile ilgili oldugunu, hirsizin oldurulus seklinin kulenin ilgisini cektigini ve bu konu hakkinda detayli bilgi getiren kisiye 5000altin verilecegini soyledi. Diger gorev ise sehirde bir adamin oldurulmesiydi, bu gorev icin 1000 dolar odul konmustu, adamin sehirden cikmasi mutlak engellenmeliydi. Grup oncelikle olu hirsizi gormek istediklerini soyledi, guardlardan biri onlari cesede goturmeye basladi, olay Luskan’in kuzey kisimlarinda, grubun onceki gun dolastigi sokaklarda yasanmisti. Cesedin yanina geldiklerinde adamin vucudunun tamamiyle kuruyup catladigini, vucudunun cesitli yerlerinde kilic yaralari oldugunu gorduler. Arcana egitimlerini kullandiklarinda adamin yasam enerjisinin cekildigini ogrendiler. Rasputin adami diriltmeye calisacaktiki Obsidius bunun sonucsuz olacagini, hirsizin diriltilemeyecek durumda oldugunu soyledi. Ayrica Eglath adamin dun handa Lakashtari’nin cantasini karistiran adam oldugundan emindi. Sonunda ogrendiklerini gorevi aldiklari adama aktarmaya karar verip geri donduler. Buyucu kulesine geri donduklerinde guardla konustuklari sirada kulenin kapisindan eski bir dusman cikti, Grenda. Yaninda iki iri yari korumayla beraber dolasiyordu, guardla konusmayi kesip uzak mesafeden takip etmeye basladilar. Grenda once luks bir hana ugrayip birseyler yemeye basladi. Arueth hemen pesinden dalsa da digerleri onu geri cikartip beklemeye basladilar. Bir sure sonra Grenda burdan ayrildi ve yanindakilerle birlikte sehrin sokaklarinda dolasaya basladi. Grup guvenli bir mesafeden takip etmeye devam ediyorduki bir evin onunde durdular. Etrafi kolacan ettikten sonra yanindaki iki bodyguard’i kapida birakan Grenda iceri girdi. Yarim saat sonra ciktiginda ustune ceki duzen verip adamlarini da alarak geldigi yonden geri donmeye basladi. Grubun yanindan gecerlerken Rasputin’in babasindan kalma kolyesi isinmaya basladi, gruptan birinin SilverDeath mensubu oldugunu isaret ediyordu. O anda Grenda’yi takip etmekle, az once ciktigi evi kontrol etmek arasinda kaldilar. hizlica yapilan bir planla Lakashtari ve Arueth Grenda’yi takip ederken, digerleri evi incelemeye karar verdiler. Obsidius sessizce iceri girdi ve girdigi anda bunun gereksiz oldugunu anladi. Ev darmadagan durumdaydi ve evsahibi bir masanin uzerinde kanlar icinde yatiyordu. Iskence gormus ve oldurulmustu. Hizli bir sekilde evi arastirdiktan sonra dikkatini ceken ozel bir kemikten yapilmis bir iki mucevharati alip evden cikti. Durumu kisaca tartisip Lakashtari ve Arueth’i yakalamak icin hizlica ilerlemeye basladilar. Lakashtari’nin telepatik rehberligi sayesinde kuzey varoslarinda tekrar bulustular. Grenda birkac sokak daha ilerledikten sonra bir hangara girdi. Arueth’i onden gonderip, gizlice iceri bakmak isteyen grup drow’un kurdugu tuzaga yakalanmisti. kiliclar cekildi, buyuler hangarda yankilandi. Arueth’in gozunu kan burumustu, sonunda kendisini aylar once alt edip silahlarini calan basdusmani ile karsilasmisti. Isini bitirmeden once kolyesini cikarip ona gercek yuzunu gostermeyi planliyordu. Ama kaderin baska bir plani vardi. Grenda Arueth’ten kurtulup grubun ortasina daldigi bir sirada Eglath kilici gogus zirhini parcalayarak iceri girdi. Herkesin saskin bakislari altinda Grenda’nin tum yasam enerjisi buyuk bir hizla vucudundan cekilip Eglath’in silahinin etrafinda toplanmisti. Grenda’dan geriye bos bir cuval gibi olan cesedi kalmisti. Birkac saniye kimse kimildayamadi, Eglath bile nefessiz kalmisti. Grenda’nin cesedi sabah inceledikleri olen hirsizin cesedinin haliyle birebir uyusuyordu. Derken adamlardan biri haykirarak tekrar saldirdi. Lakashtari ve Obsidius adam kimseye zarar veremeden isini bitirdiler. Bu arada Eglath kilicini tekrar kaldirmis Rasputin’in savastigi adama donmustu. Son vurusu yaptiginda adam toza donusup yigildi. savas bittiginde konusulacak cok sey vardi ama sonraya saklamaya karar verdiler. Grenda’nin uzerinden birkac not cikti, biri Neverwinter’a gelmesini soyluyordu, diger bir not ise az once oldurdugu adamin bir casus oldugundan, Ten towns’dan gelen bir barbar grubunun pusuya dusmesinde parmagi oldugundan bahsetmekteydi. Adamlarin ustlerindekileri inceleyip ise yarar olanlari aldiktan sonra cesetleri oraya gomduler ve durumu konusmak uzere hana gittiler. Rasputin ve Obsidius odada bir asagi bir yukari volta atiyorlar, bu silahtan hemen kurtulmalari gerektigini soyluyorlardi. Eglath ise buna katilmiyordu. Bu sirada Eglath’a silahtan bir mesaj geldi, sadece onunla konusmak istemekteydi ve yanliz kalmasini istiyordu. Eglath arkadaslarindan kendisini yanliz birakmalarini istedi. Eglath silahin iradesiyle uzun uzun konustuktan sonra arkadaslarinin yanina dondu ve silahtan ogrediklerini anlatti.

silahin ozellikleri:

+1W damage per encounter for every enemy you devour

bonded 1 devour

Property: +1 dmg bonus to criticals for every enemy you devour since you are bonded.

property: +1 atack bonus against bloodied

bonded 5 devour

property: +2 atack bonus against bloodied

bonded 10 devour

minor : Pull bloodied enemy upto 5 squares

bonded 20 devour

free action : Pull bloodied enemy upto 5 squares

minor action : take 10 ongoing damage (save ends) deal an extra damage equal to number of devours on each atack as long as you continue to take damage.

bonded 50 devour

property: completely bonded, weapon no longer requires souls.

Tartismalari butun gece surup sonunda uyuya kaldiklarinda, kaldiklari odanin kapisinin altindan bir not atildi. Mesaj Bara’dan geliyordu

##Bara’dan not##
Diger duzlemlerden baglantilarimi kullanarak devourer ozelligine sahip bir artifact ile ilgili bazi bilgilere ulastim. Binlerce yil once kitanin dortte ucunu savaslarla atese veren bir demon dan bahsedilmekte. Deniyorki bu demon’un yani Yrsagar’in elinde kara alevlerden olusan uc uclu bir mizrak vardir. Diger demonlarin aksine yarattigi savaslarda en on safhada carpismaktan ve korkunc silahiyla dusmanlarinin kaplerine korku salmaktan zevk alir. Efsaneye gore yaratigin mizragiyla oldurdukleri saniyeler icinde bir toz bulutuna donusup savrulur.
Bu demon istilasi durdurulamaz sekilde kitayi kasip kavurunca tum irklar biraraya gelip son bir savunma hatti kurarlar. Iste burada Ramis isminde bir high Cleric, kitanin en iyi buyuculerinden yardim isteyerek Yrsagar’in elindeki silahi arastirmalarini ister. Buyuculer silahin yasam enerjisiyle beslendigini ve beslendikce guclendigini soylediklerinde Ramis akla gelmeyecek bir taktikle bir necromancer tarikatindan yardim ister. Bir kac ay sonra iki dev ordu karsi karsiya geldiklerinde Ramis’in isaretiyle savas alanindaki necromancerlar rituele baslarlar. Iki ordunun arasinda yarilan zeminden yuzbinlerce undead yeryuzune cikmaya ve demon ordusuna saldirmaya baslar. Undead ordusu karsisinda ihtiyaci olan yasam enerjisinden yoksun kalan Yrsagar bu savasta bizzat Ramis tarafindan oldurulur. Ve iste o gun Ramis, bu durdurulamaz gucun kotu ellere dusmemesi adina silahi kendisi alir ve alir almaz silah gorkemli bir gurze donusur. Buradan sonraki bilgiler daha da ilginclesiyor, az da olsa Ramis’in kendi notlarina da ulasmayi basarabildim. Ramis’in yazdiklarina gore silahin asil adi Brostraourama the harvester, the devourer, the souldrinker. Silahin ozellikleri ile ilgili yazili birsey olmamasina ragmen, Ramis silah ile birebir iletisime gecebildigini ve belkide silah ile kitaya verilen zararin geri cevrilebilecegini dusundugunu yazmis.
Bundan sonra bulabildiklerim bir yil sonrasina ait. Tahmini bir yil kadar sonra Ramis sovalye ve clericlerden olusan gorulmemis buyuklukte bir orduyla harekete gecer ve kitanin dort bir yaninda tum evil irklara karsi savas acar. Bu savaslarda Ramis’in buyuk kahramanlik ornekleri gostererek on saflarda savastigi ve bir cok savasin seyrini tek basina cevirdigi soylenmekte. Baska kaynaklarda daha ilginc detaylara yer verilmekte, ornegin Ramis’in savasin 3 cephesinde bir anda savastigi, dusman ordularinin iclerine kadar sizip Devil generalleri tek basina oldurdugu, ve gece gorusu insan ustu yetenekte oldugu icin savaslarin cogunu gece yapmayi tercih ettigi soyleniyor. Ramis’in daha sonraki notlarinda silahin iluzyon, teleportation gibi buyu sanatlarinda yetenekli oldugundan bahsedilmis ama detay verilmemis.
15 yil suren gorulmemis bir saldiridan sonra kitanin ilk kez evil irklardan neredeyse tamamen temizlendiginden bahsedilir, kita bu 15 yilda altin caglarini yasamis, Ramis efsanevi bir kahraman olmustur. Fakat bu noktadan sonra baris dolu bir hayat yasayacagini sanan herkes, Ramis’in Underdark’a saldirmaya karar vermesiyle sok gecirir. Daha once hickimse birak saldirmayi bilerek ve isteyerek underdark’a adim atmamistir. Kararindan asla geri adim atmayan Ramis kendisiyle gelme cesaretini gosterebilen kucuk bir grupla beraber Underdark’a dogru yola cikar. Arkasindan yillarca agitlar yakilir ve destanlar duzulur. Tam 8 yil sonra beraber yola ciktigi clericlerden birinin olmek uzere olan solmus bedeni bir karavan tarafindan bulunur ve sehre tasinir. Olmeden onceki son sozlerinde Underdark’ta yasadiklarini anlatamayacagini, en son kendisi kaldiginda Ramis’in ona geri donmesini soyledigini ve karanliklarda kaybolup gittigini soyler.
Binlerce yil once olan ve olu ruhlarin hatiralari disinda cok az kaydi olan bu efsaneden beri bu silahtan bir iz gorulmemis. Yani demek istedigim su ki gencler, iki secenek var ya oldurulen hirsiz konusunda yanildiniz, ki bence en mantiklisi bu. Yada muhtemelen oldukca zeki ve guclu bir varlik tarafindan kullanilmakta olan kitanin gelmis gecmis en guclu artifactlarindan biri su anda Luskan’da. Ben buna ihtimal vermesemde her halukarda benim bu isi takip etmekte kendime anca zararim olur, size de bu gorevi birakmanizi tavsiye ederim.
##

Comments

Thathorian

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.