For the New and Unseen

Oyun 27 - BuzOlum'e yolculuk

karli patikanin tepesine geldiklerinde tipi yuzlerine sertce vurdu, burasi yolun geri kalaninin aksine tamamen aciktaydi ve firtina oldukca siddetliydi. acikligin ortasinda bir adam yuzustu yatmaktaydi, bulunduklari yerden olumu dirimi oldugunu anlamak imkansizdi. Obsidius mage’s hand buyusunu kullanarak uzaktan adamin kafasini kaldirmaya calisti. mide bulandiran bir sesle kafa bedenden ayrildiginda sorunun cevabi belliydi. burada bir tuzak olduguna emin bir sekilde acikligin ortasindan uzak durarak tek sira halinde ilerlemeye basladilar. Eglath en onden gidiyordu ve tam yolun yarsini gecmistiki attigi son adimda karin iceri goctugunu hissetti ve bir anda kendini 3 metrelik bir cukurda buldu. Baska bir zaman olsa butun grup kahkahalarla gulerdi ama bu kez farkliydi, Eglath’in cukura gomulusunun ardindan bir savas nagrasiyla beraber kar tepelerinin ardindan bes frost giant ortaya cikti. bir saniye birbirlerine baktilar, Eglath disindan kimsenin anlamadigi bir dilde bir kac sey soylediler, sonrada saldiriya gectiler. Eglath duymustu, bu tuzak barbarlar icin kurulmustu ve Eglath’ta cukurun icinde oldugu icin bir an tereddute dusmuslerdi ama sonra intikam diye bagirarak yine de saldirmislardi. Grup bir tuzak bekliyordu ve hazirlikliydi ama bilmedikleri bastiklari zeminin tahminlerinden daha da guvenilmez olduguydu. Obsidius kendisine daha guvenli bir nokta bulabilmek icin Giantlarin arasindan tam siyrilmistiki korkunc bir aciyla haykirdi. kirilan kemigin sesi butun grubun dikkatini o tarafa cekti. Obsidius’un bir ayagi ayi kapanina sikismis ve garip bir sekilde carpilmisti, etrafindaki kar fiskiran kani emiyordu. Rasputin egilerek Giant’in dev baltasindan kurtuldu ve durumu kontrol etti, Eglath cukurdan yukari tirmaniyordu, Obsidius oldugu yere civilenmis bacagini tutuyor, bir yandan da vahsice etrafina alevler gonderiyordu, Rasputin gozlerinden alevler ciktigini gorur gibi oldu.. Lakashtari gorus alaninda degildi, anladigi kadariyla acikliga hic cikmamisti ve bu nedenle muhtemelen hala geldikleri koridordaydi. Eline Cuce cekicini aldi ve onundeki devin diz kapagina indirdi, yaratik aciyla one dogru egilince bu kez de butun gucuyle suratinin ortasina patlatti. devlerin yaratti ufak cig nedeniyle yerine sabitlenmis kimildayamiyordu ama zaten istedigi yerdeydi. Bu sirada Eglath cukurdan disari cikti ve elinde kilici Brostraourama ile en yakinindaki deve dogru atildi, devin baltasi ona dogru savruldu ama Eglath’a oranla cok yavasti, zararsizca kara saplandi. Eglath kilicini genis bir kavis cizerek yukari cevirdi ve yaratigin sol tarafini bir mizrak gibi desti. bir yandan da dev dilinde ayi kabilesinden olmadiklarini haykiriyordu. Devler ne durdu ne yavasladi, hepiniz aynisiniz dedi biri. Derken Eglath’a bir guc dalgasi carpti ve geri firlatti, neye ugradigini anlayamadan baska bir cukurun icine dusmustu bile. Tam tirmanmaya calisiyordu ki bu kez bir dev pesi sira uzerine dustu hemen arkasindan da Obsidius. Devlerden biri shamandi ve buyu gucuyle herkesi ordan oraya savuruyordu. Lakashtari geldikleri patika tarafinda fazla dikkat cekmeden saldiriyordu, ataklarinin cogu psisik oldugundan devlerin nereden saldirildigini anlamalari pek mumkun degildi. Tam bu isten keyif almaya baslamistiki, tepelerden birinden kaya gibi yuvarlanarak inen bir dev Rasputin’e ulasmaya calisirken bir anda Lakashtari’nin onune cikti. Lakashtari hemen bir adim geri atip dusmanini tartti ve zaman kaybetmeden saldirdi. Eglath tepesine dev dusmesine sinirlenmekten cok sevinmisti en azindan bir sure yukari cikmak zorunda degildir burda dovusebilirdi. pesisira gelen Obsidius’la beraber yaratigin isini kolayca bitirdiler. bir kac dakika sonra etrafta sadece 3 devin cesedi ve ayagini tutan Obsidius yatar halde kalmislardi, diger devler grubun cok disli olduguna karar verip kacmisti. Rasputin osnunda kapali kaldigi kar yiginindan kurtulup Obsidius’un bacagi ile ilgilendi. Kirigi duzelttikten sonra elinden gelen en iyi iyilestirici dualari yaparak en azindan yuruyebilmesini sagladi. Hepsi yorulmustu ama o aciklikta dinlenmeyi goze alamiyorlardi. Bu yuzden diger patikadan devam ederek en asagiya, cigin dustugu ana yolun diger tarafina gecene kadar durmadilar. ana yolda bir sure sonra bir girintiye siginip geceyi gecirmeye karar verdiler. Ertesi gun yola ciktiktan 6 saat sonra ilk Ten towns kasabasinin siluetini gorebildiler. Iyice yaklastiklarinda kapilarda ayi kabilesinden bekciler oldugunu gorebiliyorlardi, ayni zamanda etrafta insanlarin kole gibi kullanildigini farkettiler, silah ve zirh tasiyanlar sadece barbarlardi. Eglath grubun diger uyeleri tarafindan zarzor iluzyon kolyesini giymeye ikna edildikten sonra kapilardan sorunsuz gecip iceride dolasmaya basladilar. Bu kasabada yasam oldukca vahsi ve kaotik gorunuyordu, iki adimda bir gordukleri kavgalar genelde kanli biterken, etrafta isleri yapan insanlar heran bir barbar tarafindan alinip kacirilabiliniyordu. Grup pazara ugrayip ejder kabilesinden biri oldugunu dusundukleri balik satan bir pazarciyla konustular. dikkatli davraniyor cok detayli sorulardan kaciniyorlardi. Bir sure sonra cok fazla bilgi edinemeden ama Ejder kabilesinin yasadigini ogrendikleri diger bir sehre dogru ilerlemeye basladilar. 1 saat kadar yol aldiktan sonra peslerinde hizla yaklasmakta olan bir adam oldugunu farkettiler. Iskillenen grup yavaslayarak adamin yaklasmasina izin verdi ama yanlarina geldiginde Rakhmar’i goreceklerini beklemiyorlardi. Diger bir kabilenin kiyafetlerini giyyor gibi gorunuyordu. Onu en son biraktiklarinda Wulfgar’in cekicini arayacagini soylemisti ama gorunuse gore son kalan yol arkadasini da kaybettikten sonra buraya geri donup elinden geleni yapmaya karar vermisti. Bu nedenle domuz kabilesinden birini oldurup yerine gecmisti. Onlari sehirde gorunce direk yanlarina gelememis, sehirden cikmalarini beklemisti. Rakhmar onlara barbarlarin insanlari kole haline getirdiklerini ve ricaretin oldukca azaldigini soyledi. Bu nedenle Ten towns oldukca fakirlesmisti ve savas icin gereken zir ve silahlar satin alinamiyordu. Ayi kabilesi diger barbarlari daglardaki frost giantlarin evlerine saldirmaya zorlayarak onlari buralardan suruyor ve magaralardaki madenleri insanlara cikarttiriyorlardi. Ayi kabilesinin liderinin yaninda iki insan yardimci da bulunuyordu ve gorunuse gore orduyu onlar egitiyordu. Rasputin bu adamlarin Silver Death’ten olabileceginden suphelendi. Grup Buzolum’u aradiklarini Rakhmar’a soylediklerinde, once onlara cilginlarmis gibi baktiysada sonrasinda babasinin magaranin gizli girisini ona cok kez gosterdigini ve ona orda hikayeler anlattigini itiraf etti ve onlari goturmeyi kabul etti. Gunun geri kalani boyunca ana yoldan cikarak karlara bata cika dagin eteklerinde dolastilar ve aksama dogru deniz kenarinda sessiz bir bolgeye geldiler. Rakhmar’in dedigine gore magaranin girisi metrelerce asagidaki bir tuneldendi. Grup onunla vedalasip buz gibi sulara atladi. 25 metre derinlige indiklerinde aradiklari girisi buldular ve iceri girdiler, icerisi suyun icinde genis bir tuneldi, bu yuzden acikligi bulana kadar 20 dakika daha yuzmeleri gerekti. Silverymoon’dan aldiklari su altinda nefes almalarini saglayan nesneler olmasa bu islem neredeyse imkansiz gibiydi. Bir sure sonra tunel bitti ve kendilerini soguk ve islak bir tunelde buldular. Kiyafetlerini kurulamak icin bir ates yakip beklemeye basladilar. Sudan ciktiklari yerin hemen etrafinda bir kac insan ve barbar iskeleti duruyordu ve bu diken ustunde olmalarina yatmisti. Iyice kurulandiktan sonra magarada ilerlemeye basladilar, dogal bir olusuma benziyordu ve oldukca genisti. bir kac saatlik arastirma sonunda Rasputin dar bir yolun garip bir sekilde bittigi yerde yukari acilan gizli bir kapak buldu. Yukari ciktiklarinda ise kendilerini oldukca eski bir yapinin icinde buldular. Burasi bir kale yada bir satonun tas duvarlarina ve odalarina benziyordu ama tamamen bos gorunuyordu. sag taraflarindaki koridordan garip bir surtunme sesi gelmekteydi, sanki agir mtealin tasa surttugunde cikan sese benziyordu. Tam etraflarini incelemeye calisirken onlerindeki goruntu bir anda degisti ve gri mobilyalar, tablolar ve mesaleler koridorlari doldurdu. Hepsi sok icinde etrafa bakiyordu, sanki garip bir pencereden gecmise bakiyorlar gibiydi. bir kac saniye sonra tum goruntuler geldigi gibi kayboldu ve yine karanlik ve bos koridorlarda saglarindan yaklasiyor gibi gelen garip sesle basbasa kaldilar. Sesin geldigi yone dogru ilerlemeye karar verdiler. dar koridor genis bir odaya aciliyordu ve iceri goz attiklari anda eski bir goruntu yine canlandi. Bir sovalye masasinin basinda oturuyordu, etraf mobilyalarla ve esyalarla doluydu, adam kalkip karsidaki koridora dogru ilerlerken goruntu kayboldu. Ve simdiki zamana geri donduklerinde ise karsilarinda daha korkunc bir goruntu mevcuttu. 3 metre uzunlugunda, normal olamayacak kadar zayif ve tepeden tirnaga kapkara zirhlarla kapli bir sovalye arkasinda 3 metrelik dev bir satiri surukleyerek agir agir onlara dogru geliyordu. Satirindan kara kizil alevler yukselmekteydi. Goz goze geldiklerinde yaratigin kaskindan alevler puskurdu ve ayaklari biraz daha hizli hareket etmeye basladi. Eglath kendi kilicini cekip yaratigi yari yolda karsiladi, kilicini savurdu ama saskin bakislari arasinda kilici bos havayi yardi. Yaratik sinsice donmus ve saldirisindan kurtulmustu. Bu sirada obsidius bir magic missile gonderdi ama buyu yaratiga carpmadan bir saniye once parcalanip yokoldu. Eglath agzi acik nasil bir yaratiga denk geldiklerini anlamaya calisirken dev satir kulaklari sagir eden bir gurultuyle Eglath’a carpti. Eglath oldugu yerden karsi duvara kadar ucmus ve kanlar icinde duvarin dibine yigilmisti. O an butun grup anlamistiki bu yaratik her ne ise kendi guclerinin otesindeydi. Eglath’i oldugu yerden kaldirip geldikleri koridora geri donduler. Bu sirada Lakashtari arka tarafta kalmis ve olup biteni gorememisti, cil yavrusu gibi kacisan arkadaslarina gulerek koridordan disari kafasini uzatti ve gordugu seyin sokuyla arkadaslarinin yanina kosmaya basladi. Hep beraber geldikleri tunelden asagiya atladilar ve kapagi geri kapattilar. Yaratigin kapagi firlatip acmasini bekliyorlardi ama bunun yerinde uzerlerinden gecip gittigini hissettiler. Bu gece burda dinlenip ertesi gun sanslarini tekrar denemeye karar verdiler.
#Devami Haftaya#

Comments

Thathorian

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.