For the New and Unseen

Oyun 56 - Aegis Fang'in pesinde

Silverymoon’un guney dogusundaki yol uzerinde gunumuze geri donen grup, sehre varip nelerin degisip nelerin degimedigini ogrenmek icin sabirsizlaniyordu. atlarina bindikleri gibi hizla yola ciktilar, sadece 5 dakika dinlenmeye tahammul edebilmislerdi. bir kac saat sonra silverymoon gorus alanina girdiginde onlari hos bir supriz bekliyordu. Silverymoon’un uzerinde 4 gumus ejderha ucmaktaydi. Silvo ve cocuklari yasiyordu, Thenaris Silvo’yu oldurmemis, cocuklarda dragonlance’e geri donmek zorunda kalmamislardi. Ejderhalar grubu uzaktan farkeder farketmez yanlarina geldiler. Lady Alustriel’in bekledigini soyleyip onlari hizla sehre ucurdular. Sehre indiklerinde en azindan iclerinden birini baska buyuk bir supriz beklemekteydi. Alustriel kosarak Eglath’in boynuna atlamis, gozlerinden yaslar akarken ne kadar endiselendiginden bahsediyordu. O sirada gruptaki herkesin gozu ise Lady’nin dev karnindaydi. Eglath soku uzerinden cabuk atti, bebek nasil diye sordu. geri kalanlar hala bakiyorlardi. baska nelerin degistigini iyice merak etmeye basladiklarindan, gidip kutuphanedeki yakin gecmisin kayitlarini incelemeye karar verdiler. hizla ilerlerlerken Lakashtari bir gariplik hisseti, saclari elektriklenmis, etrafinda onu izleyen gozler sezmeye baslamisti. durumu digerleriyle paylastigi sirada etraflarinda 4 portal acildi ve oldukca iri mavi derili altin zirhli adamlar ciktilar. Obsidius ve Rasoutin soyle bir etraflarina baktiklarinda insanlarin onlari farketmediklerini gorduler, cevreleri bir iluzyonla kaplanmisti. Eglath adamlarla konusmaya calisti ama hicbirinin bilmedigi bir dilde konusuyorlardi ve oldukca sinirli gorunuyorlardi. iclerinden biri Lakashtari’nin yanina teleport olarak saldirdi ama iskaladi. konusmanin bir yol olmadigini anlayan grup silahlarina davrandi, iclerinden biri buyucuydu ve Eglath la Rasputin direk ona dogru yoneldiler, sirtlarini birbirlerine verdiklerinde olumcul savasiyorlardi, buyucu bir buyu bile yapamadan kanlar icinde yere serildi. Bu sirada arka tarafta savunmasiz kalmis olan Obsidius’un basina usen diger ikisi dev kiliclarla buyucuyu yere indirdiler. Gwen sessiz sedasiz geriye kacmis, oklarini birbiri ardina gonderiyordu. Lakashtari iki vuruyor bir kaciyordu. buyucunun olmesiyle icine bir enerjinin doldugunu hissetti ve bu cok hosuna gitti. Eglath Obsidius’u ayaga kaldirirken, Rasputin Lakashtarinin yardimina kostu, bir kalashtar askerini daha indirdiklerinde mavi bir isik huzmesi tekrar Lakashtari’ye dogru gitti ve Lak kendini daha da guclu hissetti. grubun geri kalani bu durumdan pek hoslanmamisti. Gelen bu adamlarin Kalashtar olduklari asikardi fakat daha once hic bu adamlari gormemislerdi. bir kac dakika sonra son adami da oldurduklerinde adamlarin cesetlerin altinda birer kara delik acildi ve hepsini yuttu. ayni anda iluzyonda kalkmisti, tekrar silverymoon sokaklarinda ve yanlizdilar. Eglath gidip Alustriel ile konusmaya karar verdi. Lakashtari ile Gwenn hana dinlenmeye giderlerken Obsidius ve Rasputin de kutuphaneye dogru devam ettiler.
kutuphaneye vardiklarinda Rasputin kabilesiyle ilgili bilgiler aradi ama en son silver deathler tarafindan pusuya dusuruldukleri ve hayatta kalanlarin bir yerlerde saklandiklar disinda bir sey yazmiyordu. hayal kirikligina ugradi.
Bu sirada yeni olaylardan Xaxis’in hala Silverymoon’a dogru bir orduyla gelmekte oldugunu ogrendiler. Thenaris’in kendileri tarafindan olduruldukten sonra kilicinin Silverymoon buyuculeri tarafindan korumaya alindigini ogrendiler. Rasputin kilicla ilgili haberi okuyunca cok heyecanlandi, belkide babasinin mirasini almaliydi. Kutuphanede cucelerin basina getirdikleri yikim ve ejderhayla ilgili de pek bir sey bulamamislardi.
oradaki isleri bitince hana donup yattilar, ertesi gun Aegis Fang’i bulmak icin Eglath’in kasabasina geri gideceklerdi.
Sabah oldugunda Eglath’i almak icin tekrar buyuculuk kulesine gittiler. Bir sure sonra Eglath geldi. yola cikmalari icin Pardraig ile konusup son bilgileri almalari gerekiyordu. Pardraig Bruneor Battlehammer’in ona soylediklerini aynen aktardi.
Wulfgar’i dagin icinde eski bir Cuce mezarina koymuslardi, bunu takip eden yillardan birinde yasanan bir deprem ana girisi tamamen kapatmisti. Bruneor dagin icindeki diger sayisiz yapilardan birinden bir yol bulacaklarina emin oldugunu soylemisti. Ayrica Pardraig yakin zamanda ten towns kasabasinda cocuklarin dagin altindaki bir hazineden bahsedip durduklarini ve maceracilarin arastirmaya basladiklarini duymustu.
Ellerinde cok fazla bir bilgi olmasada efsanevi cekici bulmaya niyetli olan grup yola kendi hazinelerinin oldugu magaradan baslamayi tercih ettiler ve staff of portals’i kullanarak hazinenin yanina ciktilar. gorunuse gore hazine haydutlar tarafindan yagmalanmaya baslamisti, hazinenin ancak dortte biri kalmisti.. daha once buranin girislerine koruma yada tuzak kurmayi dusunmemislerdi. izleri incelediklerinde cuvallarin suruklenerek yakinlardaki bir delikten asagi goturuldugunu gorduler. ellerinde takip edecek daha iyi bir yol olmadigindan tuneldeki izlerin pesinden devam ettiler. bir sure surundukten sonra islak ve karanlik bir magaraya geldiler. bir sure daha izleri takip ettikten sonra baska bir alanda suyun kenarinda bir kampin izlerine rastladilar. kampin etrafini hizlica incelediklerinde 5 yetiskin ve bir cocugun ayak izlerine rastladilar. ayakkabilar kamp alaninda cikarilmisti ve gorunuse gore suya dalmislardi. Obsidius yataklarindan birinin altindan bir kitap buldu. “first civilizations” isimli bir kitapti, acip karistirdiginda bir elf yapisindan bahsediliyordu. ayrica kitabin arkasinda yakin zamana ait notlar vardi. bunlara gore ten towns’a yakin zamanda gelmisler ve burda bir cocukla anlasmislardi. cocuk onlari buraya getirmis ve yol gostermis gibi gorunuyordu. Rasputin “Pis subyancilar” diyerek lanet okuduktan sonra usutunu basini cikarip bag of holding’ine koydugu gibi suya atladi. agzinda suda nefes almasini saglayan buyulu bir item vardi. 5 dakika kadar elindeki az bir isikla ilerleyerek cikisi bulabildi. kafasini sudan cikardiginda ufak bir magara girisindeydi ve karsisinda cok eski gorunen catlamis bir tas kapi vardi. kapi aralikti ve yan tarafinda bir mesale yaniyordu. girisi buldugunu anlayinca geri donup digerlerini de ayni yoldan getirdi. bu sirada aralik kapinin arkasindan ara ara bagirislar yada ciplak ayakla kosan birilerinin sesleri gelmekteydi.
herkes kapinin onune gelince zirhlarini tekrar giydiler ve silahlarini kusandilar. ilk odaya geldiklerinde arkalarinda onlarca iskelet birakmislar ve geldikleri koridordan daha feci gorunen bir odaya cikmislardi. iskeletler cesitli zaman dilimlerinden kalma gorunuyorlardi. aralarinda ortak bir ozellik bulamadilar. ayrica bu yeni geldikleri odanin kosesinde daha taze bir cocuk cesedi vardi. gidip incelediler, onlardan once gelen maceracilarin yanlarinda getirdikleri cocugu nedense oldurmus olduklarini dusunduler. Rasputin cocugu canlandirmaya calisti ama buyu ise yaramadi. cocuk cesedinin etrafinda haddiden fazla kan vardi ve kanlarin bir kismi kuzey yonundeki koridora dogru devam ediyordu. bu odada ayni zamanda doguda bir kapi ve batida bir koridor daha vardi. once batidaki koridoru incelediler ve suyla dolmus bir odaya ciktigini gorup geri donduler. Dogu tarafindaki kapiyi acmaktan ise vazgecerek kan izlerinin pesinden koridordan devam ettiler. Biraz sonra spiral merdivenleri buldular ve asagi inmeye basladilar. cok gecmeden kan izlerinin nedeni anlasilmisti, merdivenlerde kopuk bir kol duruyordu. durumun iyice gariplesmesinden iskillenselerde en asagi kadar indiler ve karsilarinda bir koridor buldular. hemen koridorun basinda kolun sahibi adam yerde yatmaktaydi ve gorunuse gore yuzunu de bir sekilde kaybetmisti. cesedi gecip devam ettiler. Koridor boyunca sagli soglu bir cok oda vardi ve hepsi ya yikilmis ya suyla dolmustu. ilerlemeye devam ederlerken Lakashtari arkasinda ayak sesleri duydugunu sandi, geri dondu ve sanki kucuk bi cocugun biraz once gectikleri odalardan birine girdigini gordugunu sandi. o tarafa dogru bir iki adim atarken bir yandan da Eglath’a telepatik mesaj gonderdi. Eglath ta kisa bir sure sonra ona katildi, odaya tekrar bir goz attilar ama kimseyi bulamadilar. Bu sirada digerleri az ilerde oldukca iyi durumda duran kapali bir kapiya denk geldiler. Obsidius kapinin buyulu oldugunu hemen farketmisti zira kapinin hemen onune yigilmis iskeletler ve yanmis cesetler vardi. guclu bir tuzak oldugu kesindi. buyuyu dispel ederek kapiyi acti. icerisi bir kutuphaneydi. kitaplarin hepsi buyuyle korunmus gibi gorunuyordu. iceriyi incelerlerken disaridan tuyler urpertici bir cocuk sarkisi gelmeye basladi. Rasputin kapiya dogru ilerleyip koridora bakmak icin kafasini uzatinca kucuk bir kiz cocugunun soluk yuzuyle burun buruna geldi ve ustun iradesi olmasa altina dolduracakti. Kiz cocugu bir bilmece sordu ve seke seke koridordan uzaklasti. grup sapsallasmisti, bu cocuklar da neyin nesiydi. bir yandan bilmecenin cevabini dusunmeye basladilar. bir sure sonra cevabi buldular ve koridordan bir kikirdamayla beraber bir kafa yuvarlandi. yuzunun cogu yenmis bir adamin korkunc bir sekilde carpilmis kafasiydi bu. kutuphaneden ilginc gordukleri kitaplari kucaklayarak koridora tekrar cikip devam ettiler. odalarda odalara ilerlerken bu kez kiz cocugunu bir odaya girerken gorup pesinden gittiler. odada bir su birikintisi disinda kimse yoktu. derken su birikintisinin icinden bir kafa yukseldi ve bir bilmece daha sordu. bu bilmece grubu biraz zorlayinca ilkinin yaninda iki kafa daha belirdi suyun icinde. grubun kollektif ustun zekasi bir kez daha devreye girdi ve bilmecenin cevabi bilindi. bu kez suyun uzerine mithrilden bir zirh cikti. grup zirhi alip tedirgin bir sekilde yollarina devam ettiler. koridorun sonundaki acikliga geliyorlardiki sol taraflarinda baska bir odada bir top gorduler. Rasputin topu eline aldi. deriden yapilmisa benziyordu. bicagini cikarip topu kesince top patlayarak kan gibi kirmizi yapiskan agir bir sivi fiskirtti heryere. ortama bir anda bir panik hakim oldu. Obsidius’un ayagi kaydi ve dustu. dustugu yerde bir kucuk kizla burun buruna geldi ve kizin sertce kapanan dislerinden burnunun ucunu son anda kurtardi. herkes tam silahlarina davraniyorduki "anne"nin sesi duyuldu. kizlar kosarak uzaklastilar. Grup kendini toparlayinca acikliktan iceri girdi ve koca bir kan,et ve kemik yiginin uzerinde oturan Naga vari bir yaratik gorduler. cocuklar etrafinda toplanmislar en son maceracilardan kalanlari kemiriyorlardi. Goruntu tuyler urperticiydi. Iki tarafta birbirine temkinli yaklasmaktaydi, grup bunca zamanda gordukleri onca gariplige ragmen sasirdiklarini farkettiler. anne ve kucuk kizlarin ne kadar guclu olduklarini bilmiyorlardi ama oldukca uzun zamandir burda olduklari asikardi. kutuphaneden bulduklari kitaplardan eger “Anne ve cocuk” kitabini okumus olsalardi su bilgilere eriseceklerdi.

“elf yikintilarindki kitaplardan mother and child isimli kitap her ne kadar anne cocuk sagligi kitabi gibi gorunsede aslinda karsilasmakta oldugunuz garip yaratiklar uzerine yazilmis bir kitapti. elfler burda kaldiklari uzun yillar boyunca underdark’a olan sayisiz kesiflerinden birinde “anne” ile karsilasirlar, iki tarafta birbirine saldirmakta tereddut gosterince bir anlasma yaparlar. elfler “anne” ve daha sonra kesfedecekleri “cocuklari” gozlemlemek karsiliginda baska birseye karismamak konusunda anlasirlar. bundan sonra yillar boyunca yaratigi inceleyen elfler, cocuklarin bir cesit parazit olup anneyle simbiyotik yasam kurduklarini farkederler. annenin beslenmesini cocuklar saglamakta, cocuklarin sinirsiz regenerasyon ozelliklerini de anne saglamaktadir. cocuklar annenin etki alanindan cok uzaklastiklarinda regenerasyonlarini yitiriyorlar ve kisa bir sure sonra curuyerek oluyorlar. cocuklar underdark’ta genelde talihsizce mgaralarda gezinen darkelflerden beslenmektedirler. Elfler cocuklarin amansizca avlandiklarini ve muthis bir hizla tukettiklerine sahit olmuslardir. Bunun ana nedeni annenin belli bir sure sonra koza ormesi ve kendini kopyalamasiydi. bu surec 5 ila 20 yil aliyor, bu sure zarfinda cocuklar olu kaliyordu. kopyalanma tamamlandiktan sonra annenin bedeni bir kac gun icinde tekrar cocuk uretmeye basliyordu. elfler cocuklarin kan yerine atese oldukca duyarli kirmizi yapiskan bir siviyla dolu olduklarini not etmisler. saldiri zamanlarinda bu siviyi dusmanin uzerine kusarak kor olmasina neden olduktan sonra canli canli parcadiklarini yazmislardir. ayni zamanda eger cocuklardan biri dusman tarafindan oldurulurse patlayarak saldirganin yapiskan siviyla kor olmasini sagliyorlar. bunun yaninda oldurulen cocuk annenin etki alaninda oldugu surece regenere olarak bir sure sonra tekrar hayata donecektir. Elfler Anne ve cocuklarin oldukca eski bir yasam tarzi oldugunu varsaymislardir."

grubumuz bu bilgilere sahip degildi ama nadiren de olsa yaptiklari uzere konusma yolunu tercih ettiler. Anne de ayni sekilde tedirgindi, grubun gucu hafife alinir gibi degildi ve kizlarini kaybetmeye gonlu yoktu zira acti. maceracilarin Wulfar’in mezarina giden yolu aradiklarini ogrenince bir anlasma yapmayi onerdi. o onlara asirlar once yedigi bir cuceden aldigi anahtari vericek ve yeri gostericek, onlarda kizlarina bilemeyecekleri bir bilmece soracaklardi. Grup iyice gerilmekle beraber anlasmayi kabul etti. cocuklar hemen etraflarini sardilar. yuzlerindeki gulumseme bir cocuktan cok yemege bakan ac sirtlanlarinkine benziyordu. grup ilk bilmeceyi sordugunda kizlar aralarinda kikirdadiktan sonra cevabi bildiler. grubun cevresindeki halka bir anda daraldi ve yuzlerindeki gulumseme o kadar genisledi ki insan olmadiklari acikca gorunuyordu. Derken Rasputin cok eskilerde yarim yamalak duydugu ve bir kac satirinin eksik oldugunu dusundugu bir bilmeceyi soruverdi. gergin bekleyis uzadikca uzadi e sonunda kizlar sizlanarak annelerine gittiler. Anne yilan gibi suzulerek grubun yanina geldi ve onu takip etmelerini soyledi. grup iyi ter atmisti, bir sure karanlik koridorlarda anneyi takip ederek ve bir tuzaga cekilmediklerini umarak ilerlediler. sonunda yuzlerine bir esinti gelmeye basladi. bulunduklari yapinin duvarlarindan biri cokmus ve dagin icindeki bosluklardan birine acilmisti. Anne onlara anahtari verip asagidaki bir cikintiyi isaret etti. asagida iki cuce heykelinin korudugu bir kapi vardi. Anne ye tesekkur etmek icin donduklerinde coktan karanliklarda kaybolmus oldugunu gorduler. asagiya hemen bir okla halat atarak birer birer ipten gecmeye basladilar. en son Rasputin kaymak uzereydiki kolunu tutan bir el hissetti ve yine demir gibi iradesi sayesinde kontrolunu kaybedip asagiya ucmadi. karsisinda kucuk kizlardan biri duruyor, elindeki kopmus bir adam eliyle ona el salliyordu. Rasputin icinden bir dunya soverek asagiya kaydi.

bir sure sonra kapiyi acmak icin incelmeye basladilar ama kapidaki tuzagi farkettiklerinde cok gecti, tepelerine dogru dev bir kaya dusmeye baslamisti. o anda rasputin ve eglath digerlerini de toplayarak iceri dogru tum gucleriyle kostular. kapiyi iterek son anda iceri dustuler. iceride Wulfgar cekici gogsunde uyur gibi yatmaktaydi. Eglath bir sure tereddut etse de sonunda cekice uzandi ve inanilmaz derecede hafif geldigini farketti. uzerindeki cuce runeleri los isikta altin altin parliyorlardi. Lakashtari staff of portalsi cikardi. staff’in 6. kullanimda oldugunu hatirladilar ama baska bir sanslari yoktu ve onu kullanarak silverymoon’a geri donduler. staff of portals’in yikici etkisi onlar oradan isinlanirken mezari tamamen yoketmis ve wulfgar’in bir daha rahatsiz edilmemesini garantilemisti.

Silverymoon’a donduklerinde Xaxis’in ordusu artik sadece gunler mesafedeydi ama yapacak daha cok is vardi.

Eglath Mitral Hall’a yol alir, Pardraig de onunla gider.

Bruneor Battlehammer, Aegis Fang’i tekrar gordugune cok sevinir ve cok duygulanir, Eglath wulfgar’in mezarinin ayni sekilde korunduguna karsi kendisini telkin eder ;)
bu arada daha once Thenaris’e karsi olan savasi kazanmalari ve mithral hall’u barisa kavusturmalari nedeniyle bir ordu gondermeyi kabul eder.

Rasputin, magical atlardan biriyle kabilesinin yanina dogru hizla gider. kabilesinin 5 yil onceye gittiklerinde gordukleri kasabada olduklarini gorur, yanliz kasaba genislemis ve dagin eteklerine kadar inmistir. Thenaris’in o gece kacmasi, Greymoon’da ki tum savascilarin kabileyle beraber kalmasina neden olmus buda oldukca hizli ve guvenli bir sekilde gelismelerini saglamistir. Fakat tabiki bu durumu sadece Rasputin bilmektedir. kasabaya girer girmez tutuklanir. Thenaris’in kaybolmasindan sorumlu tutulmaktadir. Chef ile gorusmeye suruklenirken acaba gelmesemiydim diye hayiflanmaktadir. derken Chef’in Galimore oldugunu gorur ve sok gecirir. Thenaris’in kaybolusundan sonra yonetim annende kalmis ama annenin bu konularda yetenekli olmayisi ve travmatik bir durumda olmasi Galimore’un sehri terketmesini engellemis ve Annenle evlenerek basa gecmistir. O gece Galimore ile uzun uzun konusup durumu anlattiginda kabileninn ve herkesin gelecegi adina savasmayi kabul eder."

bundan sonra artik gruba xaxisi beklemek kalmistir

haftaya son oyun..

Comments

Thathorian

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.