For the New and Unseen

Oyun 7 - Loviatar tarikatinin sonu, Tuzak ,Bedel

Grup hizla haykirislarin geldigi koridorda ilerledi, monklarin ciktigi kapidan geliyordu sesler. iceri baktiklarinda buranin bir yatakhane oldugunu gorduler, odanin ortasinda ise yemek masasi durmaktaydi. haykirislarin kaynagi ise yemek masasinin uzerinde yatmakta olan bir adamdi. Rasputin adamin yanina kostu, durum kurtarilacak gibi degildi, belden asagisi yenmisti ve normalde adamin hala canli olmasi imkansizdi. Once acisini dindirmek icin balyozunu adamin boynuna indirdi, kirilan kemik sesine ragmen adam hala canliydi, bu kez parmagindaki yuzugu farkeden grup, cikarttiklarinda adamin sessizce can verdigini gordu. Gorunuse gore yuzuk olumcul yaralara ragmen bilinci acik tutmaktaydi, korkunc bir iskence aletiydi.
bu odanin karsi tarafindaki kapiyi ve ordan acilan koridoru inceleyen grup zindanin asil giris kapisini buldu. bu kapi hem kilitli hemde mekanik bir tuzakla korunmaktaydi.
Grup ana koridora geri donup havadaki rituel seslerini takip ederek koridorda devam etmeye basladi. Rasputin bir mesale yakip koridoru aydinlatti, ileride sag tarafta genis bir kapi, daha ileride de koridor sola donmekteydi. yaklastiklarinda seslerin kapidan geldigine emin oldular.
Grup kararsizdi, bazilari son iki savasta cok yorulduklarini ve disari cikip dinlenmeleri gerektigini, bazilari ise kurtarmalari gereken insanlar oldugunu ve ilerlemeleri gerektigini soyluyordu. herkes fisiltilarla tartismaya dalmisken Rasputin soyle bir bakmaktan zarar gelmez diyerek kapinin tokmagini cevirdi. Tokmak sessizce donerken bir yerde yavasladi ve kapinin icinden cok kisik bir alev alma sesi geldi ve bunu dokulen bir sivinin sesi izledi, yarim saniye icinde kapi muthis bir gurultuyle patladi ve herkes koridor duvarina yapisti. Arueth kendini topladiginda tuzaklari kontrol etmedigi icin kendine kufretti. Ortamda toz ve dumandan goz gozu gormuyordu, kapi parcalanmisti, ya kulaklari cok cinliyordu yada gercekten rituelde durmustu. Rasputin gurzunu kapip iceri atladi, toz bulutundan ciktigi anda ise evsahiplerinin onlari beklemekte oldugunu anladi.
#bir sure once#
Istraktis warlock’un oldugunu sezmisti, hemen en guclu korumalarini ve bir kac buyucuyu yanina cagirdi, iki dread guardian summon etti ve Monklarina kapidaki tuzagi aktive etmelerini soyledi. daha sonra yasanan patlamayi hissetmis, patlamanin gucunden bunun kendi odasindaki sandik oldugunu tahmin etmisti. sandigi acanin kurtulamamis olmasini diledi ve onundeki rituele geri dondu. Bu dunyaya getirmeyi basardiklari seytani kontrol edemiyorlardi ve bu Loviatar’in degerli rahibi icin kucuk dusurucu bir durumdu. egildi ve mor tasi onunde yatmakta olan monkun gogsune sapladi. icerideki grubun amacini bilmiyordu ama eninde sonunda geleceklerdi, en iyisi rituele devam edip beklemekti.
##
Rasputin buranin genisce bir tapinak oldugunu farketti, zeminde sirayla dizilmis banklar ve odanin diger ucunda bir platform vardi. Rasputin’in hemen onunde daha once warlock ile savasirken gordukleri Dread guardian, onun hemen arkasinda kirmizi robelar icinde iki monk vardi. Monklarin enselerinden ahtapot koluna benzer bir uzanti cikmisti. odanin ortasinda iki siyah cubbeli buyucu en arkada ise 2.5 metre boylarinda kanli bir chainmail giymis, elinde dev bir gurz olan cleric durmaktaydi. Cleric’in alt cenesi yoktu ve ust dislerinin tamami sivri bir sekilde uzamisti. simsiyah gozleriyle Rasputin’e bakiyordu. Bu Cleric’i de bir dread guardian korumaktaydi.
Rasputin etrafi bir kac saniye gozlemleyebildi, odanin ortasindaki iki buyucu kapidan gelmelerini beklediklerinden buyulerini hazir etmislerdi, magic missiller pespese rasputin’i buldu. Rasputin ciddi yaralanmasina ragmen cevikligi sayesinde dread guardian ona yetisemeden odadan geri cikti, ciktigi gibide arkadaslarina gunun taktigini verdi “Kaciiiiiiin”. bunu duyan Arueth kaplani Antares’e de isaret ederek hizla zindanin girisine dogru kostu. Bu sirada Dread Guardian kapidan gecip onu beklemekte olan Eglath’a saldirdi. dusmana arkasini donmekten hoslanmayan Eglath saldiriya karsilik verdi. bu sirada Obsidius ve Lakashtari de digerlerinin pesinden cikisa dogru hareketlendiler. Obsidius cikmadan once takip edilmelerini onlemek icin kapinin onunu orumcek aglariyla kapladi. Herkesin guvende oldugundan emin olan Eglath Dread guardian’in ataklarini kiliciyla savusturduktan sonra cikisa dogru kacarak arkadaslarina katildi.
Grup iskeletlerle dolu magaranin icine kadar kactiktan sonra nefeslenmek icin durdular. gorunuse gore peslerinden gelen yoktu, bu sirada paladinden de hic ses gelmemisti. Disari cikip kamp yapmaya karar verdiler, cok yorgunlardi ve eger cleric ve yanindakileri alt etmek istiyorlarsa tum guclerine ihtiyaclari vardi.
##
Istraktis yabancilarin kacmasini beklemiyordu, kaygi verici bir gelismeydi, buraya tanrilari adina gelenler fanatik bir sekilde saldirir ve feci bir sekilde can verirlerdi genelde. Ama rahip iceri girmis dezavantajini gorur gormezde geri cekilmeyi secmisti. Emrindeki magelere kafeslerden 3 tutsak daha getirmelerini emretti, bu arada monklara da kapiyi yerine cakmalarini istedi en azindan gece boyunca rahatsiz edilmeyeceklerinden emin ritueline geri dondu.
##
disardaki kamp yerinde ise hava gergindi, bir sonraki adim tartisiliyor, geri donmek, paladini kurtarmak, tutsaklari kurtarmak arasinda grup gidip geliyordu. O gece Rasputin uyumadi, Paladin’in, gruptakilerin bazilarinin warlock’un iradesiyle savasiyor olma ihtimalini soylemesinden sonra rahat bir uyku uyumasina imkan yoktu. nitekim gece gec saatlerde nobet tutan Arueth’in basina siddetli bir sanci girdi ve kulaklari o kadar cinlamaya basladiki hicbirsey duyamaz oldu. bir dakika sonra hersey gectiginde Rasputin ona kaygili gozlerle bakmaktaydi. Arueth once Obsidius’u uyandirmayi dusundu ama Rasputin nobeti kendi tutacagini soyledi, nasil olsa uyumuyordu.
Sabah oldugunda grup Eglath ve Obsidius disinda uyanikti, onlar ise derin bir uykuda gibi gorunuyorlardi, Arueth ve Rasputin ne kadar ugrastilarsa da, hatta Lakashtari telepatik mesajlar gonderdiyse de hicbir tepki yoktu. yarim saat sonra tam onlari ata yukleyip sehre donmeye karar verdiklerinde ikiside esneyerek uyandi ve arkadaslarinin kaygi ve korku dolu bakislarina anlam veremeyip birbirlerine baktilar.
oyalanmadan tekrar yamaci tirmanmaya koyulan grupta Lakashtari Paladinle tekrar iletisime gecerek karsilastiklari cleric ve yanindakiler ile ilgili yardim istedi. Paladin dusmanlarinin zayif noktalari hakkinda gruba onemli bilgiler verdikten sonra sans dileyip sessizlesti.
Zindana tekrar girdiklerinde geceden bu yana degisen tek seyin hizlanan rituelin sesi oldugunu farkettiler, monklarin cesetleri hala koridorlari kapliyor, sagdaki yanan odanin kokusu ise nefes almayi zorlastiriyordu. Grup emin adimlarla koridorda ilerledi, tapinagin kapisina geldiklerinde, kapinin kanatlarinin girise cakilarak sabitlendigini gorduler. Arueth araliktan iceriyi gozlemek icin basini kapiya dayadi ve dayamasiyla kapinin patlamasi bir oldu, bu kezde buyu ile kurulan tuzagi grup yine farketmemisti. Arueth kapidan yayilan elektrik ile carpilip koridora dustu. Rasputin hemen kapinin girisinde yerini alip arkadaslarina etrafina toplanmalarini istedi, bir koruma buyusu yapacakti ve herkesin yakininda olmasi gerekiyordu. iceride tam karsilarinda yine bir dread guardian dururken dusmanlarin geri kalani tapinagin daha uc taraflarina dogru cekilmislerdi. Ilk olarak kirmizi cubbeli monklardan biri saldirdi, boynunun etrafindaki ahtapot kolu bir anda yokolup Rasputin’in ayaklari altinda belirdi ve onu sarip hareketsiz birakti ayni zamanda dokungaclari asit gibi yakiyordu. Obsidius Asasini havaya kaldirip arkadaslarinin uzerinde dev bir ates topu olusturdu ve bunu muthis bir hizla iceri gonderdi. odanin neredeyse yarisini icine alacak sekilde patlayan buyu bir tane buyucu neredeyse bayiltmis, monklari ise dort bir tarafa kacirmisti. Bir tek Cleric buyuden etkilenmise benzemiyordu. Yerinden kimildayamayan Rasputin Dread guardian’in kendine dogru saldirmasini memnuniyetle karsiladi, gurzunu havaya kaldirip bir yandan da bir dua mirildanarak Helm den yardim istedi. Gurzu siddetle indi ve ayni zamanda tum grubun etrafini bir hare kapladi. Lakashtari onurlu bir gorevin pesinden kosmanin verdigi cosku ile korkunc bir konsantrasyon gosteriyor, saclari yine elektriklenmis gibi etrafta dalgalaniyordu. Teker teker dusmanlarinin akillarina saldiriyor, ruhlarini eziyordu. Kapinin girisinde bir savas hatti kuran grubun mageler ile basi beladaydi, uzaktan yolladiklari elektrik buyuleri ile grubun oldukca canini sikan bu yaratiklarla obsidius ve lakashtari karsilik vermekteydiler. Obsidius magelerden birini bir magic missile ile yikti. Tam bu anda platformdan asagi inen cleric’te savasa katildi. once Rasputin’e bir kan buyusu yaparak kendini ona bagladi boylece Rasputin iyilestiginde kendiside iyilesecekti. Daha sonra elinin uzerinde metal bir ok olusturup Eglath’a gonderdi. ok Eglath’in tam kafasina isabet eder etmez, Eglath kollarinin kendi istegi disinda kilicini kaldirip arkasindaki Obsidius’a indirdigini izlemek zorunda kaldi. Savas muthis bir hizla devam ediyordu, Arueth en arkadan gorus alanina giren herkese ok yagdirmaktaydi. Eglath da yine bir Dread Guardian ile karsi karsiya gelmis, agir zirhli rakibinin zayif noktasini kollamaktaydi. Bu sirada gelen baska bir metal ok donup savunmasiz Obsidius’a bir kere daha vurmasina neden oldu. kesin ve etkili vuruslar yapan grup karsi tarafa ciddi hasarlar verirken, ayni sekilde savasan Loviatar fanatikleride grubu yavas yavas yormaktaydi. Cleric gruba iyice yaklasip iki yana actigi ellerinden cikan simsiyah bir bulutu onlara dogru gonderdi. Gozleri alev alev yanan Lakashtari tum grubu icine alan mental bir kure olusturdu ve yaratigin buyusunu dagitti. Cleric’in yanindaki Dread Guardian’i parcalamak icin saldiriya gecen Rasputin yanindan gectigi diger bir Dread Guardian tarafindan olumcul bir kilic darbesi aldi, aciya disini sikip atagina devam eden Rasputin Helm’e bir dua okudu ve bembeyaz bir isikla parlayan gurzu ile Yaratigi paramparca etti. Ayni anda ona gelen bir magic missile ise Rasputin’i karanliklara cekti. Bu sirada Cleric te Eglath’a metal oklar gondermeye devam ediyor ve her isabette Eglath arkasindaki Obsidius’a kilicini indiriyordu, Obsidius sansina kufrederken bu sekilde bir kilic darbesi daha gelirse ortadan ikiye yarilacagini dusundu. Rasputin’in dustugunu ve Cleric’inde korumasiz kaldigini goren grup iceri dogru bastirdi. Arueth arkadaslarinin daha fazla zarar gormesini englelmek icin ortami toz bulutuyla kapladi, Eglath o anda Arueth’e “abi zahmet etmeseydin” anlaminda bir bakis gonderdi. Lakashtari hemen yanindaki ucan diskin uzerinde tasidigi healing potionlardan birini kapti ve Rasputin’e dogru hareketlendi. Bu sirada Rasputin’in vucudundan ise garip bir sekilde dumanlar tutmekteydi, yaralari daglaniyor ve kapaniyordu. Rasputin kafasinin icinde bir ses duydu “ayaga kalk genc rahip”. Rasputin’e yetisen Lakashtari iksiri icirir icirmez rahip gozlerini acti.
##
Istraktis bu kadar dayanikli bir grupla daha once karsilasmamisti, yilmadan dalga dalga geliyor, birbirleriyle olaganustu bir uyum ile savasiyorlardi. bir kac saniye platformdaki ritueline bakti, cok az kalmisti ama gorunuse gore o bu gece tanrisinin yanina gidecekti.
##
Once iki monk dustu , Cleric ise Eglath ve Obsidius’un elinde can verdi. Son kalan mage ise bir anda rituel alanina dogru kosmaya basladi. Eglath savasin atesiyle kendinden gecmis agzindan kopukler sacarak adama dogru sarj etti, fakat kontrolunu kaybettiginden yorgun kollariyla hizla havaya kaldirdigi kilici ellerinin arasindan gerisin geri ucup arkasinda duran Arueth’in omzuna girdi. Arueth bir yandan omzuna bakarken bir yandan Obsidius’la gozgoze geldi, ikiside bir an bu savasta Eglath’in hangi gruba daha cok zarar verdigini merak eder gibiydiler. Son kalan mage’de bir kac saniye sonra yere serildi.
Grup biraz nefeslendikten sonra, hemen Cleric’in uzerini aradilar ama kristal yoktu, Rasputin platforma gitti ve burda yatan olu bir adamin gogsune sapli duran mor kristali gordu. egilip adamin gogsunden sokup aldi.
Paladin’den Rasputin’e bir mesaj geldi, acele etmesini Cleric ve Warlock oldugu icin buyunun kontrolden cikmakta oldugunu soyledi, ayni anda kisa bir deprem oldu. Paladin acele etmezlerse zindanin cokebilecegini soyledi. Hemen gorev paylasimi yapan grup Rasputin ve Lakashtari’yi Paladin’in yanina buyuyu kaldirmaya, Eglath ve Arueth’i de tutsaklari kurtarmaya gonderdiler. Obsidius ise tapinaktaki odayi arastiracak ve ganimetleri toplayacakti.
#Rasputin#
Rasputin ve Lak koridorlardan hizla ilerleyerek odaya geldiler, iki kurt heykelinin arasindan gecip kapiyi araladilar. Paladin’in zincirleri gerilmis aci cekermis gibi gorunmekteydi. Rasputin’e kristallerle iceri bir kac adim atmasini ve iki kristali birbirine vurmasini soyledi. Rasputin soyleneni yapti, bir iki adim atip kollarini yana acip kristalleri birbirine vurdu.
#ayni anda Lakashtari#
Lakashtari sadece ama sadece bir anligina paladin’in goruntusunun titresip yokoldugunu ve yerinde dev kirmizi bir seytanin durdugunu gorur gibi oldu ama emin olamadan paladin’in goruntusu geri gelmisti. Rasputin’e dur demek icin agzini actiginda kristallerin milyonlarca minik parcasi gozunun onunde sanki agir cekimdeymiscesine Rasputin’in ayaklarina dokulmekteydi. Gec kalmisti
#Ayni anda Eglath ve Arueth"
Tutsaklari bulan ikili 3 genc ve bir yapili orta yasli adamla karsilasti, yapili olan adamin gumus sovalyelerden oldugunu tahmin ettiler. sovalye ve gencin durumu iyi olsada diger iki gencin saclari ve sakallari bemebeyaz olmus, gozleri yuvalarindan ugramis komada gibi kipirtisiz oturmaktaydilar. Genc cocuk bu ikisinin zindana girdiklerinde soldaki koridordan gittiklerini saniyeler sonrada cigliklar atarak geri kostuklarini o gurultuyle de yakalanmalarina neden olduklarini soyledi. Eglath adamlara soyle bir bakti ve paladinin kapisinin onundeki kurt heykellerinden suphelendi. Gencleri ve sovalyeyi hapsedildikleri yerden cikardiktan sonra Obsidius’u da tapinaktan alarak Rasputin ve Lakashtari’nin yanina dogru ilerlediler. Zindan’in girisine geldiklerinde, yanlarindaki koma halindeki iki tutsak sol taraftaki koridora adim atmak dahi istemeyip direnmeye basladilar, bunun uzerine Eglath onlari orda birakip Arueth’ten goz kulak olmasini istedi ve paladin’in odasina dogru ilerledi. Tam koseyi dondugunde kirilan kristallerin sesini duydu.
##
Kristallerin parcalari agir agir ayaklarinin dibindeki zemine duserken tum dag temellerinden sert bir sekilde sarsildi. Duvarlardaki zincirler teker teker yerlerinden sokulmeye basladi ve en son zincirde sokuldugunde Paladin yere dizinin uzerine dustu. Paladin yere degdiginde sanki tonlarca agirligindaki bir varlikmiscasina dustugu yer catladi, zindanda bir deprem daha yasandi. Rasputin’in icindeki ses yanlis birseyler oldugunu haykiriyor ama tanrisina inanci ise tam tersini soyluyordu. Derken tum zindan korkunc bir sesle yankilandi. “You have done well, Mortal” dedi paladin. Rasputin ve digerleri gozlerinin onundeki Paladin siluetinin dalgalanip yokolarak arkasinda meydana gelen dev sekli kimildayamadan nefes bile alamadan izlediler. Bu lower plane’lerin efendilerinden immortal bir devil idi, 6 metrelik kipkirmizi dev vucudu odayi bir bastan oburune kaplamaktaydi, sirtindaki deri kanatlari arkasinda toplanmisti. Biraz once paladini havada asili tutarmis gibi gorunen zincirler aslinda yaratigin vucudundan cikiyor ve havada vahsice dalgalaniyorlardi. Basini Rasputin’in hizasina indiren Devil’in gozleri saf alevden olusmaktaydi. Kafasinda uzunlugu bir metreden fazla boynuzlari devasa agzinda milyonlarca disi vardi.
Grup sok icinde hala cit bile cikarmadan devil’a bakarken, Lakashtari’nin yanindaki heykeller parcalanarak icerlerinden saf atesten yaratilmis iki hell hound cikip odaya girdi. Lakashtari, yanindan gecerlerken alevlerinden kollarinin yandigini hissetti. Houndlar Devil’in ayaklarinin dibine yerlestiler, oda onlarin alevden kurklerinin arasinda dev ellerini gezdirdi.
##
Rasputin’in kafasinda bin tane dusunce dolaniyordu, bu nasil olmustu, neyi atlamislardi, ama ona tanrisindan bir mesaj gelmisti.
Devil onun aklindan gecenleri okurmuscasina, “aah evet sasirtici degil mi?” dedi ve odanin icinde dolasmaya basladi, o yururken her adiminda tum zindan titriyor duvarlardaki catlaklardan taslar dokuluyordu. “goruyorsunya elimden geleni yapmama ragmen supheci ruhunu elime gecirememistim ki hic beklenmedik bi yerden bir yardim geldi” bunu derken dev basini Lakashtari’ye dogru cevirip kulaklari sagir eden bir kahkaha atti sonra da arkasini donup dolasmaya basladi. Lakashtari’nin kalbi sikisti, omuzlari coktu, zararsiz bir hile yapmak istemis, arkadasinin icine biraz motivasyon asilamak istemisti ama olay nerelere gelmis belkide tum grubun hayati tehlikeye girmisti. Rasputin’in dusunceleri daha derinlere suruklendi. kandirilmis miydi, Lakashtari’den mi gelmisti mesaj, nasil arkadasindan gelen bir mesaji tanrisindan geldigini zannederdi? bu devil ile basedemezlerdi, hepsinin gucleri tukenmis, bir onceki savastan aldiklari yaralari saracak vakitleri bile olmamisti. Burdan kurtulma ihtimalleri yok gibiydi, kendini sakinlestirmeye calisip bekledi, devil onlari hala oldurmemisti buda baska bir plani oldugu anlamina geliyordu. Eglath’da ayni fikirdeydi sabirsizca bekledi, olanlara inanamiyordu. Obsidius da sok icindeydi ve hayranlikla devil’i seyrediyordu, bir yandanda alevler icindeki hell houndlari gozden gecirdi, hmm bu yaratiklar kesinlikle Fey di.
Devil bir kac saniye sonra onlara dondu. “Beni ozgur biraktin rahip, bunu odulsuz birakamayiz degil mi, sana hayatiniza devam edebilmek icin iki secenek sunuyorum. Bana katilabilirsin bende arkadaslarini serbest birakirim, bana katilir bana taparsin guclerini bundan sonra ben veririm. Veya arkadaslarindan birini bana verirsin senin sececegin birini, bende sen ve geri kalanlari serbest birakirim. Iyi dusun rahip ama cabuk ol 100 yildir burdayim sabrimin limitleri oldukca azaldi.”
Rasputin hizla dusunmeye calisti, Lakashtari sucluluk duygusuyla sadece yere bakiyor, Eglath yaratikla savasmak, gerekirse savasarak olmek istiyordu. Obsidius’ta savasmaktan yanaydi ama kimse Rasputin’e bir sey soylemek icin agzini acmaya cesaret edemiyordu. Arueth ise en arkadan olaylari takip ediyor ve bu yaratikla bu kadar dezavantajli bir durumda savasmanin intihar olacagini biliyordu, koridorun karanliklarina cekildi.
Rasputin de Arueth ile ayni fikirdeydi savasmanin anlami yoktu, Devil onlara hem en buyuk dusmanlarini oldurtup kendisini serbest biraktirmis, hemde acele etmelerini saglayarak onlari gucsuz yakalamisti. Tam bu anda Lakashtari ileri atildi “Beni al! benim sucum hepsi” dedi, Devil ona dogru dondu siritarak, ama Rasputin araya girdi “Sana bir teklifim var, senin tarafina geceyim ama beni arkadaslarimla beraber gonder”. Devil durdu, atesten gozlerini Rasputin’inkilerle ayni seviyeye getirdi, yaratiktan yayilan sicaklik neredeyse bayilmasina yol acacakti. Sanki bir an aniden uzanip onu bir hamlede yutacakmis gibi hissetti Rasputin, ama Devil dogruldu ve pence gibi tirnaklarini cenesinde gezdirdi. “Hmmm.. ilginc…teklifini kabul ediyorum rahip, bana dogru gel” Rasputin bir kac saniye etrafina bakti, tum grup ona yapmamasini isaret ediyordu, ama secenegi olmadigini biliyordu, ilerledi.
Devil once iki elini iki yana acti ve herbir elinde alevler olusturdu, daha sonra bir elini Rasputin’in kafasina koydu. Rasputin aci icinde bir ciglik atti, alnindan dumanlar cikiyordu. Devil’in diger elindeki alevler saridan kirmiziya sonrada soluk bir yesile dondu ve kayboldu. Devil elini Rasputin’den cekti, Rasputin duser gibi oldu ama toparlandi. Eglath ileri atilmak istiyor ama iki hell hound surekli onlari gozluyorlardi. Devil “Artik kontrolun bende genc rahip, seninle bol bol gorusucez benim dis dunyadaki gozum olacaksin ve karsiliginda hayatta ve arkadaslarinla kalacaksin, simdi git ve bir daha ben soyleyene kadar bana donme”.
Rasputin arkadaslarina dogru dondu, hepsi bir anda ic gecirdiler, rahibin alninin ortasinda atesle daglanmis bir kristal sembolu vardi. Kapiya kadar yurudugunde Devil tekrar seslendi “Sakin benimle oyun oynamaya kalkma rahip, benden ve basina gelenlerden bahsetmeye kalkarsan bir dusuncemle kalbini durdururum, bu kadar kolay, simdi git”
##
Grup tutsaklarida alip magaradan cikti, gunes isigi gozlerini aldi ama disarda olmak, hayatta olmak, serin havayi yuzlerinde hissetmek guzeldi. Eglath kurtardiklari tutsaklari atlara goturdu. Bu sirada Rasputin’in gozleri bir anda kan kirmizisina dondu. “Ozgurluk! bu dunyayi ozlemisim” dedikten sonra gozleri normale geri dondu ve hicbirsey olmamis gibi atlara dogru yurudu. Arueth “yanimizda bir seytanla dolasiyoruz, sahane” diye ic gecirip onlari takip etti.

Nesesiz ve dusuncelerle dolu bir yolculuk yaptilar Silverymoon’a kadar.
##Devami Haftaya##

Comments

Thathorian

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.