For the New and Unseen

Silverymoon'da sinirler gergin, Lakashtari kaciriliyor.

Grup ejderhanin magarasindan alacaklarini toparladiktan sonra tunellerin geri kalanini arastirip daha sonra Silverymoon’a teleport olmaya karar verdi. Dikkatli bir sekilde butun kordidorlari dolasan grup daha once orumceklerle savastiklari alandaki kozalarida acti. Bir kac tane kurumus cesetten sonra, durumu digerlerinde daha iyi olan bir cesetle karsilastilar. Obsidius cesede yaklasti, adamin yuz hatlarini ve ten rengini iyice incelediginde gozlerine inanamadi zira bu bir Shadar Kai idi, Shadowfell’in native irklarindan biriydi. uzerini incelediginde bir dagger ve bir gunluk buldu. Gunlugu daha sonra incelemek icin kaldirdi. Cikisa kadar tekrar temkinlice ilerlediler cikarken de geri donduklerinde bu kordiorlari yikmaya karar verdiler. Kaleye geri donup orada kalan askerleride alarak Silverymoon’a portal actilar. Universite’nin koridorlarinda belirdiklerinde onlari Celthric yerine bir apprentice karsiladi. Celthric’in mesgul oldugunu kendisinin ise onlara kapiya kadar eslik etmek icin gonderildigini soyledi. Eglath ve Rasputin adamin uzerine cullanip, bizi hemen Lady Alustriel’e gotur acil konusacaklarimiz var dediler. Apprentice kibarca bunu yapamayacagini, Alustriel’in Aruseme ve Pardraig ile onemli bir toplantida oldugunu tekrar iletti. Grup oldukca israrci davransa da genc mage’in olaya yetkisi olmadigini anlayinca beklemek icin universitenin kapisina indiler. Asagi inip kendi aralarinda ne yapacaklarini konusurken bir anda etraflarinda kucuk bir kalabalik toplanmaya ve surekli onlara bakmaya basladi. Durumu ilk basta farketmeyen grup Arueth ve Obsidius’u uzerlerindeki hastaliktan kurtulmak icin temple’a gondermeye karar verdikleri sirada etraflarinda olusan hengame ve gurultunun farkina vardilar. Bir anda herkes etraflarini sardi hatta universitenin kapisinin disinda dahi bir kalabalik olusmaya basladi. Bazilari alkisliyor bazilari tezaurat yapiyor ama cogu hep bir agizdan sorular soruyordu. Gercekten buyuk Kurt krali oldurmusler miydi? Pardraig kurt kralin kafasini tek balta hamlesinde mi kesmisti? Kale onundeki savasta kac bin kurt olmustu? ormanin yarisi yanmis miydi? herkes saskindi ama plana sadik kalmaya karar verdiler. Arueth ve Obsidius temple a gitmek icin kalabaligi yararak ilerlemeye basladilar. Digerleri ise toplantinin bitmesini beklemek icin kalabalikla beraber universitede kaldi.
Obsidius ve Arueth sokaklarda zor bela ilerleyebiliyorlardi, herkes birseyler soruyordu, etrafta savas sarkilari soylenmeye insanlar erzak toplamaya baslamisti bile gorunuse gore. Bir kac yasli kadin onlara domates firlatip baslarina aclik ve sefalet getireceklerini bagirdi. Zor bela temple’a kadar geldikleri sirada kalabaligi yararak Dahhim onlerine cikti. Etraflarindaki insanlari dagittiktan sonra onlara nasil olduklarini, grubun geri kalaninin iyi olup olmadigini sordu. Obsidius digerlerinin universitede Pardraig’i bekledigini soyledi. Dahhim Pardraig’in basinin biraz dertli oldgunu, Aruseme ve Alustriel’in bu savastan hic memnun kalmadiklarini ve onlarin haberi olmadan boyle bir ise kalkistigi icin Pardraig’e cok sinirli olduklarini soyledi. Bu arada Lady Alustriel’in konseydeki yegane muttefiki bilge Xaxis onlari gormek istiyordu ve gorunuse gore bir saat icinde gelebilirlerse memnun olacakti. Arueth ve Obsidius mecburen onune kadar geldikleri temple’dan geri donup tekrar universiteye donduler. Digerlerine durumu aciklayip Pardraig’in toplantisinin en azindan bir kac saat daha surecegini soyledikten sonra Xaxis diye birinin onlari gormek istedigini de ilettiler. Grup bu siralar kimseye guvenmediginden bu konuyu bir sure konustular ama yapacak daha iyi bir isleri olmadigindan supheyle yaklassalar da Dahhim’e geleceklerini soylediler. Hep beraber disari cikip once eve ugradilar zira Dahhim ustlerine bir ceki duzen vermelerini rica etmisti. Yolda Dahhim etraflarindaki kalabaligi tamamen dagitmadan once bir cocuk Lakashtari’ye yaklasip eline kucuk bir kagit ilistirdi. Mesaj Keshan’dan geliyordu, gorunuse gore aksam bulusmak istemekteydi. Lakashtari mesaji kaale almadi ama kimseye de birsey soylemedi. Eve gelmeden once Arueth ve Obsidius gruptan tekrar ayrildilar ve temple’a gittiler. digerleri evde biraz temizlenip daha sonra Dahhim ile beraber Xaxis’in evine dogru yola ciktilar.Bilge Xaxis Silverymoon’un zengin tuccarlarinin ve ust tabaka komutan ve yoneticilerinin oturdugu bir bolgede oturmaktaydi. Etraftaki malikanelere oranla mutevazi sayilabilecek bir evin onunde durdular ve kapiyi tikladilar. Bir usak kapiyi acti ve onlari iceri alip Xaxis’in calisma odasina goturdu. Xaxis 40 yaslarinda dinc ve dinamik bir adamdi, kel kafasinin tersine gur kahverengi sakallari vardi ve zevkli giyimiyle oldukca etkileyici bir goruntusu vardi. Heyecanla ve koca bir gulumsemeyle calisma odasinin kapisini acti ve hepsiyle tek tek el sikisti. Herbiri hakkinda belliki pardraig’ten cok sey dinlemisti. Once onlari basarilari icin kutladi daha sonra da herbirini duydugu basarilarini dile getirerek onurlandirdi. Sarap ikram etti fakat sadece Eglath kabul etti digerleri kibarca reddettiler. Bir kac dakika son gunlerde yasananlardan bahsettikten sonra Xaxis onlari neden cagirdigini anlatmaya basladi. Lady Alustriel’in sadece baris uzerine kurulu politik taktiklerinin artik etkisiz kaldigini dusunen Xaxis biraz guc kullanmanin gerekliligine inaniyordu. Ayrica digerlerinin aksine Xaxis asil tehlikenin Astrid degil grubun yanlislikla serbest biraktigi Devil olduguna inaniyordu. Devil’in ele gecirdigi artifact ile beraber bir ordu yaratmasina izin verilirse, Astrid ile guclerini birlestirse de birletirmese de Silverymoon’un cok guclu iki ordu tarafindan kapana kistirilacagini soyluyordu. Gruba Lady’nin Devil’in yerini ogrendigini ama onlari korumak adina ve Astrid uzerine yonlendirmek adina bu bilgiyi paylasmadigini soyledikten sonra eger Devil’dan kurtulmak fikrine sicak bakarlarsa en guvenilir uc elit korumasi ile beraber gizli bir goreve gitmek isteyip istemediklerini sordu. Grup daha kimseyle konusmadan boyle bir gorevi kabul etmemeye kararli oldugundan ve bu yeni tanistiklari adama tamamen guvenmediklerinden teklifi hemen kabul etmediler ve Lady Alustriel ile konusmak istediklerini soylediler. Xaxis hevesini kaybetmis gibi gorunuyordu, onlara Alustriel’in bu konuda olumsuz yanit verecegini ama kararin onlara ait oldugunu soyledi. 3 genc Xaxis’e tesekkur edip ordan ayrildilar. Dahhim onlari kapida bekliyordu. Eglath Pardraig toplantidan cikar cikmaz kendilerine haber vermesini soyledikten sonra ayrildilar ve eve gittiler. 2-3 saat kadar sonra Dahhim kapilarini caldi ve Pardraig’in ofisine geri dondugunu bildirdi. Eglath, Rasputin ve Lakashtari tekrar yola ciktilar. Pardraig odasinda yine volta atiyordu, gencler iceri girdiklerinde yuzu guldu. Hosgeldiniz diyip digerlerini sordu, templeda dinlendiklerini soylediler. Eglath hemen Alustriel ile aralarindaki durumu sordu. Pardraig biraz sinirliydi, politik sacmaliklar oldugunu, kazandiklari koca zaferin, Zakreash’i kovaladiklarinin goz ardi edildigini soyluyorduki Rasputin araya girip Zakreash’in kolunu bag of holdingten cikardi. Pardraig sok icinde kola bakti, “bu ne be?!” diye bagiriyordu, Rasputin bunun Zakreash’in eli oldugunu ve Zakreashle beraber birde ejderha bulduklarini soyleyip, ejderha boynuzlarini gosterdi. Pardraig sevincten yerinde ziplamaktaydi, “Aferin size!! Helal Olsun!!” diye bagirarak Rasputin’in elinden ejderha boynuzlarini kaptigi gibi disari firladi. Grup sok icinde pesi sira kosarken, Pardraig kapinin onune cikip, “Askerleriim bir ejderha oldurduuuk!” diye kukredi. Bir anda etraftaki butun askerler ve halk Pardarig’in onune toplandi. bagiriyorlar cagiriyorlar ve gencler adina tezaurat yapiyorlardi. Pardraig hemen iki askere seslenip ejderha boynuzlarini garnizonun kapisina asmalarini istedi. Eglath Pardraig’e sesini duyurmaya calisiyor boynuzlara ihtiyaci oldugunu anlatmaya calisiyordu ama Pardraig bir sure kimseyi duyacak durumda degildi. Dahhim’e bagirip Alustriel’e gitmesini, Zakreash’in oldugu bilgisini vermesini istedi. Askerlerden bir tezaurat firtinasi daha koptu. Pardraig sonunda Eglath’i duyabildiginde ejderha boynuzlarini sadece bir kac gun tutacagini sonra Eglath’a geri verecegini soyledi. Eglath bu cuceyi babasi gibi sevmisti ve adama hayir diyemiyordu. Pardraig ile beraber tekrar iceri girdiler, Alustriel ile acil konusmak istediklerini kuzeydeki kale ile ilgili planlari oldugunu soylediler. Pardraig Alustriel ile konusmak icin hic uygun bir zaman olmadigini eger illa konusmak istiyorlarsa bir gun beklemelerini istedi. Bu sirada Rasputin de Pardraig’e ejderhanin hazinesinden bahsedip Silverymoon hazinesine aktarip orda korumak istediklerini soyledi. Pardraig hemen haznedara bir mektup yazip Dahhim ile beraber adama gitmelerini haznedarin bu isleri cok kolay hallettigini soyledi. Grup Pardraig ile vedalasip Dahhim ile beraber Silverymoon hazinesinin yolunu tuttu. Haznedar oldukca yasli bir adamdi, Pardraig’in mektubunu okuduktan sonra, sahip olduklari paranin miktarini ve yerini sordu. 6 milyon altinlari vardi ve kaleden buraya getirilmesi gerekiyordu. Haznedar notlarini aldiktan sonra paranin guvenligi icin gunluk 200 altin alinacagini, parayi getirmenin ise 5000 altin tutacagini soyledi, grup sartlari kabul edince yarin sabaha hazir olacaklarini da ekledi. Grup ordan ciktiktan sonra market alaninda biraz dolastiktan sonra eve gitmeye karar verdi. Lakashtari kendisiyle icmeye gelmek isteyen olup olmadigini sordu, kimse gelmek istemeyince de kendisi de digerleriyle beraber evin yolunu tuttu. Ertesi sabah erkenden ise koyulan grup haznedar ve yanindaki iki buyucuyude alarak summon ettikleri phantom steed lerle kaleye dogru yola ciktilar. Gizli gecitten tunellere girerek dikkatlice ejderha inine geri geldiler. Haznedar ve buyuculer gordukleri karsisinda oldukca etkilenmislerdi, iki buyucu uzun bir rituele basladilar ve bir 20 dakika sonra haznedarla beraber altinlarida alip teleport oldular. Grup tunellerden dogru geri donup cikisa geldiklerinde marketten aldiklari 20 tane alchemist fire’i kayalik bir yere yigip atese verdiler, amaclari ejderha inine girisi yikmak ve olasi bir tehlikeye karsi kaleyi savunmakti. Fakat alchemist fire’larin yarattigi patlama dagin saglam yapisina hicbir zarar verememisti. Yapacak birsey olmadigina karar verip silverymoon’a geri donduler. Donduklerinde bu kez Lady Alustriel ile konusmak icin universiteye gittiler. Onlari Celthric karsiladi. Bir kac dakika sonra Lady’nin calisma odasina vardiklarinda Alustriel’i onlarca mektup arasinda kaybolmus halde buldular. Gencleri karsisinda gorunce bir tepki vermeyen buyucu onlari masasinin yanindaki sandalyelere buyur etti. Eglath ve Rasputin baslarindan gecenleri ve bundan sonra yapilacaklar icin akillarindaki planlari pespese anlatmaya basladilar. Grup kuzeydeki kaleyi silverymoon’dan bulduklari tas ve duvar ustalariyla saglamlastirmayi, Icewind Dale’dan kurtarmayi planladiklari Goliath ordusu ilede guclendirmeyi ve Silverymoon’a muttefik olarak katilmayi oneriyorlardi. Lady Alsutriel fikirlerinin oldukca iyi oldugunu ama kendisinden ne istediklerini sorunca da Goliath ordusunu edinene kadar kaleyi savunmak icin birlik istediklerini soylediler. Lady Alustriel’in yuzunden hosnutsuzlugu belli olmaktaydi, tedbirsizce giristikleri savasta 200 askeri yeni kaybettiklerini ve su anda onlara verecek adami olmadigini soyledi. Silverymoon icerisindeki parali askerlerden kucuk bir birlik kurmalarini tavsiye etti. Grupta herkes saskindi reddedileceklerini dusunmemislerdi, hatta silverymoon’a bir iyilik yaptiklarini dusunuyorlardi. Bir sure daha israr edince Lady Alustriel biraz sinirlenerek, onlarin yuzunden zaten kirilgan olan kuzey ittifakinin tehlikeye girdigini, bu kontrolsuz guc kullanimi nedeniyle basinin bir cok huysuz politikaciyla derde girdigini soyleyip onlara bulacaklari parali askerleri kontrol etmesi icin bir knight saglayabilecegini soyledi. Ardindan isterlerse Pardraig’le gorusmelerini belki onun daha fazla yardimci olabilecegini soyleyip yazismalarina geri dondu. Kahramanca karsilanacaklarini dusundukleri yerde soguk cevaplar alan grubun tepesi atti ve daha fazla konusmadan Lady’nin yanindan ayrildilar. Cikarken Celthric ile uzun sure gorusen grup ellerindeki bazi itemlari enchantlarinin upgrade edilmesi icin verdiler. Ayni zamanda Celthric’ten bir cok rituel de satin alan grup, bir miktarda geri donus icin portal scroll’u satin alip universiteden ayrildi. Tekrar Xaxis’e gitmeye karar verip yola ciktiklarinda kucuk bir cocuk yine Lakashtari’ye gelip eline bir kagit verdi ve Lak cevap veremeden uzaklasti. Bu mesajda Keshan’dan geliyordu ama bu kez aralarinda bir yanlis anlasma oldugnu anladigini, uzgun oldugunu eger kabul ederse kolyesini geri istedigini soyluyordu. Eglath bu garip mesajlarla ilgili sorular sormaya baslayinca Lakashtari bir aksam barda tanistigi adami ona verdigi kolyeyi, daha sonra para icin kolyeyi satisini ve adamin pesini birakmayisini anlatti. Eglath’in kafasi iyice bozuldu ve konusmadan yoluna devam etti. Xaxis’in evine varip ona gorevi kabul edeceklerini soylediklerinde Xaxis cok sevindi ve hemen detaylari anlatmaya basladi. Kendi elit korumalarindan bir buyucu ve iki savasciyi onlarin emrine verecekti ve onlar gelene kadar kendisini mumkun oldugunca guvende tutmaya calisacakti zira oda bir suikast girisiminden korkmuyor degildi. Daha sonra Devil’in su anda bulundugu yerin Hellgate Keep adinda eski bir kale oldugunu soyledi. Yarin sabaha hazir olabileceklerini soylediginde Rasputin neden hemen gimediklerini sordu. Xaxis biraz sasirmisti ama 3-4 saate hazir olabileceklerini soyledi. Digerleri o kadar acele ayrilmaya hevesli degildi ve bu nedenle ertesi sabah yola cikmak uzere anlastilar. Xaxis onlara tekrar tesekkur edip yolcu etti. Grup eve gidip dinlenmeden once yapilacak bir kac sey kalmisti, once markete ugrayip ertesi gunku yolculuk icin eksikleri tamamladilar. Bu sirada sehrin cesitli zanaatkarlariyla da gorusup ellerindeki ejderha scale lari ve disleri ile cesitli silah ve zirh siparisi verdiler. Mistik’e ugrayan Lakashtari sadece bir Alchemist fire’i kaldigini ogrenince cok uzuldu ama o kalan bir taneyide satin almayi unutmadi, tam dukkandan cikiyordu ki uzak kosede gunes gibi parlayan kolyeyi gordu. Bu Keshan’in ona verdigi kolyeydi. Gruptan digerleri de kolyeyi daha one gormusler hatta almayi bile dusunmuslerdi, yanliz kolye 150bin altin degerindeydi ve Lakashtari kolyeyi daha gecen gun kadina 500 altina satmisti. Mistik kolyenin uzerine cok guclu bir enchant yaptirdigini iddia ediyor fiyatin o nedenle yuksek oldugunu soyluyordu. Lakashtari kolyeyi satin almak istediyse de Eglath’in sert bir cikisla “gecen gun 500e sat bugun 150bine geri al, yok oyle bisey” demesiyle kararindan vaz gecti. Hep beraber markette islerini bitirdikten sonra vedalasmak uzere Pardraig’i goremeye gittiler. Pardraig hala kapisindaki ejderha boynuzlarini seyrediyordu ve keyfi yerinde gibi gorunuyordu. Grup Alustriel ile konusmalarini anlatip durumdan hic hoslanmadiklarini soyledikten sonra kuzeydeki kaleyi tutmaktan vazgectiklerini soylediler. Pardraig’in bu habere cani sikilmisti, guvenebilecegi birilerini kuzeyde gozculuk yapar halde istiyordu ama grup parali askerlere guvenmediklerini, ayni zamanda Silverymoon taraindan degerlerinin bilinmedigini de soyleyerek kaleyi tutmaya gerek duymadiklarini soylediler. Eger Goliath kabilesini alip gelebilirlerse kaleye tekrar bakacaklardi ve belki o zaman yerlesebilirlerdi. Pardraig onlara gecici olarak birilerini bulmaya calisacagini soyledi. En son olarak Eglath kisa bir sureligine ozel bir goreve gittiklerini soyleyip cuceyle vedalasti ve ejderha boynuzlarini geri istedi. Pardraig “dur hele bir kac gun daha kalsin, sen gorevden gelince alirsin bunlari” diyerek Eglath’i tekrar ikna etmeyi basarip onlari yolcu etti.
Artik aksam ustu olmustu ve eve dogru ilerliyorlardi ki Lakashtari Keshan ile konusmaya gidecegini kendisiyle gelebilecek olup olmadigini sordu. Kimse gelmek istemedi zaten Eglath cevap bile vermemisti. Lakashtari bu kez kendisi gitmeye karar verip bir onceki notta yazan hana dogru ilerledi. Arueth Dark elf sezgilerine guvenerek Lakashtari’yi takip etmeye karar verdi. Lak uzun bir sure yurudukten sonra limanlardaki buyuk gemilerin gorus alanina girdigi bir sirada aradigi hani buldu. Burasi kendi kaldiklari hana gore oldukca luks ve sakindi, icerideki masalar dolu olmasina ragmen iceride gurultu olmadigi gibi, uzak kosede bir bard hatun guzel sarkilar soylemekteydi. Barmen Lakashtari’ye bakip gulumsedi tam bir sey soyleyecektiki, Lakashtari solda bir kosede kendi kendine sarabini yudumlayan Keshan’i gordu. Hemen o yone dogru ilerledi. Adam’in siyah kisa saclari los isikta isil isil parliyordu, kaytan biyiklari ozenle taranmis, ozel deri zirhi cilalanmisti. Lakashtari’yi gorunce hemen ayagi firladi, gozleri cakmak cakmak olmustu. “Hosgeldin” dedi “lutfen otur”. “Sana hemen yiyecek bir seyler soyliyim, ne istersin?” diye sordu. Lakashtari bir sey yemeyecegini ama bir seyler icebilecegini soyledi. Keshan hemen hali hazirda onceden doldurulmus dinlenmis sarap kadehini Lakashtari’ye uzatti ve tekrar gorusmelerinin serefine kadeh kaldirdilar. Lakashtari huzursuzdu, bu adamdan sonsuza dek kurtulmak istiyor ama bir yandan da kolyesini sattigi icin rahatsizlik duyuyordu. Tam soze basliyacakken Keshan araya girdi, nasil oldugunu sordu, neler yaptiklarini, haklarinda cok sey duydugunu, gercekten ejderha oldurup oldurmediklerini soruyor bir yandan da Lakashtari’nin biten kadehini dolduruyordu. Lakashtari en sonunda konuya girecek firsati bulmustu. Ona cok iyi bir insan oldugunu ama sorunun kendisinde oldugunu (:P) kendisine hediye ettigi kolyeyi de paraya muhtac oldugu icin sattigini anlatti. Keshan bunu duyunca bir kahkaha atip “iste ben buna icerim” dedi ve tekrar sarap kadehlerini kaldirdilar. Lakashtari tekrar soze baslayip Keshan’in ne kadar iyi bir insan oldugundan baslamistiki Keshan “Kes lan Kes! kolyemi Mistik’e sattigini bilmiyorum sanki. Ne kadar basit bir insanmissin sen be!. Bana boyle bir saygisizlik yapip yanina kalacagini mi dusundun?” dedi. Lakashtari tam bir soktaydi ne diyecegini bilemiyordu ve o anda farkettiki aslinda zaten istese de konusamiyordu. Uzerindeki tum hakimiyetini kaybetmisti, sanki kendisine disardan bakiyor gibiydi. Keshan devam etti “bak simdi ne yapicaz, elini uzat bana” dedi ve Lakashtari daha ne oldugunu anlamadan elini Keshan’a uzatmisti bile. Keshan yerinden kalkti elini Lakashtari’nin beline dolayip onu masadan kaldirdi. “Diger kolunu omzuma at ve gulumse” dedi. Lakashtari Keshana sarildi ve beraber mutlu bir sekilde handan disari dogru ciktilar. Lakashtari icinden cigliklar atiyor mental mesajlar gondermeye calisiyordu ama ne akli ne bedeni kendi kontrolundeydi. Handan ciktiklarinda kapinin kenarinda onlari gozleyen Arueth’i de gormedi.
Arueth Lakashtari’yi hana kadar takip etmis ve ortamin oldukca luks oldugunu gorunce iceri girmeden kapinin yaninda beklemye baslamisti. Bulundugu yerden iceriyi az da olsa gorebiliyor Lakashtari’nin oturdugu masayi izliyordu. Bir sure boyunca konusup ictiklerini gordukten sonra Lakashtari’nin adama elini uzattigini ve daha sonra da beraber sarmas dolas handan ciktiklarini hayretler icinde izledi. Dark elf sezgileri garip bir seyler dondugunu bagiriyordu ona, cifti izlemeye karar verdi. Guzel bahceli evlerin oldugu sokaklardan yurumeye basladilar. Ileride bir aradan sola donduklerinde o da adimlarini hizlandirip sola dondu ve doner donmez iki muhafizla burun buruna geldi. Kendisini insan seklinde gosteren pelerin hala uzerindeydi buna icinden sukretti. muhafizlar oranin ozel mulk oldugunu ve geri gitmesini rica ettiler. Arueth Keshan’in arkadasi oldugunu iddia etsede muhafizlar gulerek Keshan’in senin gibi bir arkadasini tanimiyoruz diyerek Arueth’e dogru ilerlediler. Arueth konuyu uzatmamaya karar verip gerisin geri dondu. Adamlarin gorus alanindan ciktiktan sonra evlerin etrafindan dolasip Lakashtari’nin izini bulmaya calistiysa da etraf muhafizlarla kayniyordu ve ikili hicte acele etmedikleri icin belirgin bir iz birakmamislardi. Mecburen Lakashtari’yi kaderine birakip eve geri dondu.
Evin kapisindan iceri palas pandiras dalan Arueth herkesi ayaga kaldirdi. “Eglath! Lakashtari Keshan’la gitti” diye bagirdi. Herkes etrafina toplaninca da neler yasandigini bir bir anlatti. Tam sozlerini yeni bitirmisti ki kapi calindi. Temkinli bir sekilde kapiya gidip "kim o?’ dediler ama ses yoktu. Kapiyi actiklarinda yerde bir not buldular. Not Keshan’dan geliyordu, Lakashtari’nin simdilik misafiri oldugunu, bu nedenle saygisizca sattigi kolyesini geri almanin onlara dustugunu soyluyordu. Yarin aksam saat 20:00 de Dancing Goat hanina bir paket icinde kolyeyi ve 50bin altinlik odemeyi birakmalarini, daha sonra saat tam 21:00 de moongate kapisindan disari cikmalarini. Bir sonraki nobet degisimine kadar bekleyip yeni gelen guardlardan birindeki notu almalarini istiyordu. Bu sayede Lakashtari’yi sag salim alabileceklerdi. Aksi halde kolyesinin parasini Lakashtari’den cikaracagini yazmisti. Eglath sinirden kopurmustu, herkesin uykusu kacmis tepesi atmisti. Ilk akillarina gelen sey Pardraig’den nobet tutacak guardlarin listesini alip teker teker sorgulamaak oldu. Pardraig’i bulmak icin Dancing Goat hanina gittiler. Tam da umduklari gibi Pardraig iki adamiyla beraber orda icmekteydi. Her zaman oldugunu gibi gencleri hep beraber gorunce midesine bir tas oturmus gibi hissetti. Nefesini tutup ne oldugunu sordu. Grup durumu anlatinca “Hatun olani mi kacirdilar? hadi bee” seklinde bir tepki verdikten sonra yanindaki adamlardan birini grupla beraber garnizon binasina gonderdi ve nobet listesini almalarini soyledi. Hep beraber hizla garnizona dogru ilerlediler. Gece uzun olacaga benziyordu.
##Hellgate Keep##
Yillar yillar once gatekeeper crystal ile harabe haline getirilmis dev kalenin tas toprak dolu bos sokaklari uzak bir ritm ile titremeye baslamisti. Bum…Bum…Bum… Her bir titremede kucuk taslar ve toz bulutlari kalenin merkezine dogru agir agir cekilmekteydi. Bum…Bum…Bum… Zar zor ayakta duran hasarli bir kule buyuk bir gurultuyle coktu.. BUMBUMBUM… Havada kulaklari sagir eden bir catirti sesi duyuldu ve Kalenin merkezinden goge dogru kizil bir isik etrafa tas ve kaya parcalari gondererek firladi. Goge degdigi yerde dev bir girdap olusturmustu. Deprem oluyordu, yer yarilmaya basladi ve gok yuzunden ates toplari dusmeye basladi. BUUUMBUUUM….BUUUM……
##Devami Haftaya##

Comments

Thathorian

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.