For the New and Unseen

Oyun 1 - Tuzak

Grup gorevi alir almaz Ejderalevi’ne dogru hizli adimlarla devam etti, hanin arka tarafina gecen grup, burda at arabasini getirecekleri ambari gorduler, kapisinda bir guard beklemekteydi. Ormanin derinliklerine dogru giden patikayi izlemeye devam ettiler, patika bir yol ayrimina geldiginde solda atlarin sesini duyar gibi oldular. bi 5 dakika daha temkinli sekilde yuruduklerinde atlarin panik halde kisnediklerini duyabiliyorlardi. kosarak son donemeci alan grup, karsilarinda 3 gri kurt ve onlarla mucadele eden bir kopek buldu. goz acip kapayinacaya kadar kiliclar cekilmis, buyulerin alevi geceyi patlamalarla aydinlatmaya baslamisti. Rasputin kurtlarin her manevrasini insan ustu bir sezgiyle goruyor ve savasi yonlendiriyordu. ayni sebepten 2 buyuk beyaz kurt savasa katildiginda hic sasirmadi, bunu bekliyordu. Eglath damarlarindaki Goliath kaninin verdigi hevesli kararlilikla ilk charge eden oldu, kurtlar tarafindan isiriliyor penceleniyor ama umurasmiyordu. Rasputinle egitimlerinin verdigi deneyimle beraber savasiyorlar, kurtlarin dengelerini bozuyorlardi. Obsidius iki arkadasininda boyle disedis savasmasina egitimlerden alisikti, ayni zamanda bu kendisi icin gerekli samatayi cikariyordu. Lakashtari nin yaninda uzak bir mesafeden kurtalara olum yagdirdi. Lakashtari her zamanki sakinligini savas sirasinda da devam ettirebiliyordu, onun yapisi ve gucleri bunu gerektirirdi. Kendini bu duzlemden ayirdi ve spirit duzleminde kurtlarla dovustu, geri dondugunde kurtlardan birisinin kendi kontrolu altina aldi. Savas coktan genc grubun lehine donmustu bile, bir kac dakika icinde de bitti.

Rasputin kurtlarin saldirisina ugrayan kopekle ilgilendi, adi Kex ti, cok zeki olduguna suphe yoktu. etrafta 3 kopek olusu daha buldular, bunlarda tasmaliydi fena halde parcalanmislardi. Obsidius ve Lakashtari hancinin oglunun aldigi yaralarin bu kurtlardan olamayacagina hemfikirdi. bu iste bir gariplik oldugunu dusunup cocugu bulmaya karar verdiler. at arabasina atlari baglayip tekrar hana dogru devam ettiler. at arabasini ambara sokup, on kapidan hana girdiler ve hanciyi buldular. hanci Rasputin’e kese icinde 100 altin firlatip onlara kapiyi gosterdi. ogluyla ilgili sorularada bilmedigini ve umursamadigini soyledi.

Grup oglani bulamayinca, obsidius evine, Rasputin Tapinaga, Lakashtari ve Eglath da Kucukhan’s geri donduler. Obsidius izlendikleri izleniminden kurtulamiyordu, hizla eve dogru seyirdi.

“O anda baska bir noktada”
Tharis ve Zek grubu izlemeyi birakmislardi, gorunuse gore hicbirseyden suphelendikleri yoktu. Tharis Lorac’a gidip durumu anlatmaya karar verdi, gecerken ambardan arabayi cikaracak Horster ve digerlerine de goz atabilirdi. Zek ise garip davraniyordu, Tharis ile gelmeye niyeti yoktu. Genc rahipten hoslanmadigi belliydi ama nedenini bilmiyordu. Zek’i gizlice gumus dagger’iyla oynarken gormus bunu pekde hayra alamet yormamisti. Tharis Zek’i kendi haline birakip Lorac’la bulusmaya gitti, ona herseyin planlanan da iyi gittigini anlatacakti. Orc sevinecekti.
""

Eglath yorgun kaslarini dinlendirmek icin hemen odasina cikip gurultulu bir sekilde uyumaya baslamisti, Lakashtari ise kendi normlarina gore cok fazla adrenalin uretmisti hemen uyumasi soz konusu degildi. Handa birseyler icen Walster i gordu, guardlardan biriydi. 1 saat kadar lafladilar. Kendi baslarina gelenlerden ve kurtlardan bahsedince yan masadakiler hayret nidalari yukseltip hizla kapiya dogru yoneldiler. suphelenen Lak, peslerinden gidiyorduki iceri Brod girdi, kucukhan’in sahibi.

Haberler kotuydu kandirilmislardi, getirdikleri at arabasi belliki haydutlarla doluydu ve yanlarinda tasidiklari kopek ise sucun uzerlerine atilmasina tuz biber olmustu. guardlar onlari aramaktaydi. Lak paniklemen yerine, zihnine dinginligin hakim olmasina izin verdi ve tum arkadaslarina telepatik bir mesaj gonderdi. baslari beladaydi ve ahirin orda bulusmalilardi. 20 dakika kadar sonra ahir ile nehir arasindaki boslukta bulustular. Rasputin tapinaktan cikarken biraz sorun yasar gibi olmus ama muthis ikna yetenegini sergileyerek ustasini umursamayacak kadar kizdirmayi basarmisti. ahira giden yoluda kendisi bulamayinca Kex onu ormanin icinden ve guardlarin arkasindan getirmisti.

Durumu analiz eden grup, haydutlarin cikmak icin kullandigi at arabasini takip etmeye karar verdi. ormandaki yol ayrimina kadar patikayi takip eden grup burda at arabasini terk edilmis olarak buldu. izlere bakilirsa 4 kisilerdi ve yanlarinda oldukca buyuk bir sandik vardi. izleri bir sure sonra ormanin derinliklerinde kaybettiklerinde Kex imdada yetisti ve koklayarak izleri surmeye devam etti. sonunda Yarim kubbe sekilde yaklasik 4 metre yuksekliginde ve 8 metre capinda bir kayaya rastladilar. oldukca eski ve zekice yerlestirilmis bir ilizyonla saklanan girisi Rasputin kayalarla konusma yetenegini kullanarak saniyeler icinde buldu.

bir 20 dakika onden kim gitsin diye konustuktan sonra, grubun en sessiz kahramani olarak obsidius’u one atmaya karar verdiler. kayadan iceri girer girmez 5 basamak merdivenden sonra bir kapi oldugunu gorduler. bu kapi daha once hic gormedikleri kadar siyah bir tastan yapilmisti, uzerinde herhangi bir sembol yada yazi yoktu. Rasputin kapiyi itti ve sanki agirliksizmiscasina kolaylik acildi. birkac basamaktan sonra bir koridor ve aralik bir kapiyla karsilastilar. obsidius kafayi uzatip bakinca sag tarafinda acik bir kapi, sol tarafinda kapali bir kapi ve tam karsisinda kapali daha buyuk bir kapi gordu. bu buyuk kapinin ardindan bagirismalar ve kahkahalar gelmekteydi. ama o an daha onemlisi sagdaki acik kapidan gorunen mutfakti, zira orda haydutlardan biri yemeklerle ugrasmaktaydi.

bir kac dakika sonra plan hazirdi, Lakashtari elinden geldigince sessiz ilerleyerek adama yanasmaya calisti, ama bu tip durumlarla ilgili deneyimi yoktu cok fazla hisirti cikariyordu. Asci bu garip sesi duydu ve bir anda dondu. vakit kaybetmeyen Lak bir buyuyle adamin aklini kontrolu altina aldi ve sessizce geldikleri koridora dogru girmesini saglayip kapiyi kapatti.

Zavalli adami savunmasiz yakalayan grup, obsidius’un buyulerinide kullanarak adamin odunu koparmayi basardi ve kayanin disina cikarak adami bagladilar. ellerinden geldigince bilgi alip, aradiklari haydutlarin burada oldugunu ve 5 kisi olduklarini ogrendiler. adami korkutmada biraz fazla ileri gidince cigliklarini susturmak icin agzinida baglayip oraya biraktilar. tam bu sirada asciyi aramaya cikan bir diger haydut tam giris kapisinda grubun gazabine ugrayip can verdi.

haydutlarin ikisinden basariyla kurtulduklarina gayet memnun olan grup asagiya dogru tekrar yoneldi. Eglath ayni taktigi defalarca uygulayabileceklerini soyluyordu, ama asagi indiklerinde durum degisikti. soldaki kapi acikti birileri aceleyle cikmisti. karsidaki kapi kapaliydi ama hic ses gelmiyordu. Eglath adamlarin kactiklarindan emin kufurler ederek kapiyi savurarak acti. malesef gercek bu degildi, iceride tam yedi haydut tam da bu ani bekliyordu, daggerlar havada ucarken, kurulmus crosbowlar ateslendi. Eglath saskinlik icinde bir cok isabet alirken, zor bela duydugu Orc’un kahkaha dolu sesine birkac kufurle karsilik verip kapiyi kapatti. Kendilerini toparlayip kapinin acilmasi icin hazirlanmalari icin sadece birkac saniyeleri oldu. tam o anda kapi acildi ve savas tum atesiyle basladi. kapiyi acan iki sanssiz haydut, pespese gelen darbeler sonrasi kanlar icinde kaldilar. Arkalardan Lorac isimli Orc’un kahkaha dolu sesi hala cinlamaktaydi…""Devami haftaya :)"

View
Intro

D&D Forgetton Realms.

rasputin obsidius Eglath ve Lakashtari, ana sehre 3 gun uzaklikta bir ticaret kasabasinda dogup buyuyen 4 maceraperesttir. cocukluktan beridir birbirlerinden ayrilmayan 4luden Eglath ve Lakashtari yavas yavas yakinlasmaya baslamistir. yanliz henuz iki tarafta digerine bunu itiraf edebilmis degildir. bu 4 kanka yasadiklari koyun buyuk bir ticaret yolu uzerinde de bulunmasi nedeniyle yolculara, savascilara ve ticarete cok yakin buyumusler ve kendilerini bilinmez bi maceraya atmak icin can atmaktadirlar. sadece hayal kurmaklada kalmayip ilgi alanlari uzerinde calismaya ve karsiligin yorucu ve uzun isler yaparak kasabanin belli basli ustalarindan egitimde almaktadirlar. egitimlerinde ilerlemeye basladiktan sonra kasaba sakinlerinden is almaya baslarlar, baslarda genellikle getir gotur isleri olsada yilmazlar devam ederler, zira amac kasabada yeterince guvenilir olduklarini ispatlayip, sehire gidebilecekleri gorevler alabilmektir.
Buyuk bir ticaret konvoyunun geldigi bir hafta, gunun yorgunlugunu bir birayla atmaya calisan rasputin, kendisine dogru kasabananin en buyuk hani olan EjderAlevi’nin sahibi Adarc’in hizla geldigini gorur. Birasini usulca yere koyup, yasli tombul hanciyi suzmeye baslar. Adarc hizla yaklasir ve soyle der, butun bekciler konvoy nobetinde, git o caylak arkadaslarini da al yaninada bir ise yarayin. rasputin sarap ficilari tasiyacaklarina neredeyse emin hemen cevap verir, ben hallederim hanci kac fici var. Adarc, ficilar tepedeki depoda at arabasinda hazir, ama sorun o degil, benim beceriksiz usak arabaya erisememis, gorunuse gore arabanin etrafinda bir iki kurt dolaniyor. sen ve digerleri gidin bana getirin su arabayi, 1 aylik harcliginiz bu aksam benden. rasputin donup kalmistir, kurtlar? belki de boz kurtlar? yok canim muhtemelen birkac it diye gecirir icinden ama yine de heycanlidir, bu adamakilli aldiklari ilk istir. Butun yorgunlugu uzerinden bi anda silinen rasputin adimlarini obsidiusun evine dogru hizlandirir, Eglath ve Lakashtarii da zaten en son ufak handa icerken birakmistir.

rasputin kosarak eve daldiginda obsidius sabahtan beri bir turlu duzgun sekilde yapamadigi bir buyu uzerinde calisiyordu ve artik son denemelerini yapiyordu. tabi rasputin’in iceri girmesiyle tum konsantrasyonu bozuldu ve buyu ufak bir toz bulutu cikarmak disinda bir ise yaramadi. tam agzina geleni soylemek icin rasputina donmustu ki, rasputin’in gozlerindeki isigi gorunce duraksadi. uzun zamandir rasputin’i boyle heyecanli gormemisti.

rasputin hancinin anlattiklarini aktarirken, obsidius’un siniri de heyecana donusmeye basladi. hemen gerekli bir kac kese, buyu kitabi ve asasini alip gidelim dedi rasputin’a. Eglath ve Lakashtari nerde, haberin var mi? handa olmalari lazim diyen rasputin kapidan hizli adimlarla cikip hana dogru yoneldi. obsidius de beklemeden pesine takildi…

rasputin ve obsidius kendilerini Nesme’nin bu aksam her zamankinden de kalabalik olan sokaklarina attilar. Nesme, kitanin kuzey batisinda Surbin irmagi ile Evermoors ormani arasina kurulmus ortaboy bir kasabaydi. 2 gun uzaklikta doguda kalan buyuk baskentlerden Silverymooon’a giden tum ticaret konvoylarinin son ugrak noktasiydi. Nesme ayni zamanda Silverymoon icin hem kuzeyden hemde batidan gelebilecek tehlikelere karsi gozculuk gorevini ustleniyordu, kendi boyutundaki bir kasabaya gore donanimli sayilabilecek bir guard unitesi vardi, zaten gelen buyuk konvoylarin mutlaka kendi korumalari ve parali askerleri olurdu o nedenle isleri kolay sayilirdi. Ayrica son yillarda kimse Orc raidlerinden yada barbar istilarindan bahsetmez olmustu, bunlar cok uzak efsaneler olmaya baslamislardi bile. Silverymoon kuzeyin en buyuk sehri ve kitanin guzel insanlarinin koruyucu semboluydu, kendine ait buyuk bir ordunun yani sira efsanelere gore Mythal denen anchient buyulerle de korunmaktaydi.

Sonbaharin bu serin aksaminda, sarkilarin, naralarin, kahkahalarin birbirine karistigi bir gurultu arasindan siyrilan iki genc, sehrin kuzey ucuna daha yakin olan “Ufakhan” a vardilar. icerisi ufak bir somine atesiyle hem aydinlanip hem isinmaktaydi. Baharatli patates ve yukusak koyun eti kokusu yuzlerine tatli tatli carpti. rasputin bi an ac oldugunu hissetti ama obsidius onu durtukleyip Eglathle Lakashtariin aylak aylak oturduklari masaya dogru cekistirdi. pff su buyuculerin hep acelesi vardi zaten, nolurdu simdi bi kuzu butuna gomulseydi..

Çok sevdigi tavuk kanatlarinin son parçalarini kemirmekte olan Eglath, rasputin ve Obsidius’u kapida görünce kafasiyla Lakashtaria geldikleri yönü isaret edip bankin üzerinde yana dogru kaykildi, fakat acele acele kendisine dogru seyirtmeleri Eglath’in de kafasinda soru isareti olusturmustu. Yeterince yaklastiklarinda Obsidius’a sordu: “Hayirdir?”…

Hanci Brod, iceri yildirim gibi dalan delikanlilari merakla suzdu, iyi cocuklardi, cok calisiyorlardi, ona cok kez agir islerde yardim etmiserdi. Bugun isler iyiydi, gidip onlara biraz daha kanat goturmeye karar verdi, oglanin yediklerine bakilirsa iki kova kanat yetmemis gibiydi…

obsidius, Eglathin soran bakislarina, sonrasinda da bos tabaklara bakti. bu kadar seyi ikisi yemis olamaz diye dusunurken Eglath sabirsizca sordu yine: anlatacak misiniz neler oluyor? bir obsidius’e bir rasputin’a bakiyordu. Lakashtari da butun dikkatini onlara vermisti. obsidius tam anlatmaya baslarken hancinin gonderdigi yeni kanatlar masaya geldi, cok lezzetli gorunuyorlardi. birden rasputin’in karnindan kuvvetli bir gurultu geldi. obsidius’u kolundan cekerek masaya oturdu: once bir seyler yiyelim… obsidius cocuklugundan beri yemekle arasi olmayan zayif bi adam olarak rasputin’in bu tip hareketlerine pek anlam veremese de alismisti. bu kadar onemli bir gelisme varken nasil yemek dusunebiliyordu? rasputin kanatlara saldirirken, obsidius de ondan aldigi bilgiyi Eglath ve Lakashtari’a anlatmaya basladi…

rasputin masaya gelen tabaklari birer birer bosaltirken Obsidius ve Eglathin muhabbeti sadece bir ugultu olarak geliroydu kulaklarina. Obsidiusun hareketlerine bakacak olursa Adarc’in kendilerinden istedigi seyi anlatiyor olmaliydi ama suanda önemi yoktu, önemli olan sadece yeni siparis ettigi domuz kaburgalarinin masaya ne zaman gelecegiydi. Masadakiler rasputinin bu durumuna alismislardi ne de olasa onu yillardir taniyolardi ve rasputin her zaman böyleydi. Ama onlarin bilmedigi ve rasputin anlatmadikca asla bilemeyecekleri ‘O’ aksam tapinakta, cult’a kabul töreninde yasananlardi…

bir on dakika sonra “kucukhan” in kapilarindan ufak tefek celimsiz bir cocuk girdi, bayagi hirpalanmis bir goruntusu vardi, sag bacaginin alt tarafi sargiliydi ve sekiyordu. yuzunde de sislikler vardi, dudagi bi kac yerinden patlamis gibi duruyordu. 4 genc arasindan kafasi tabaga gomulmemis olan bir tek Lakashtari’di ve cocugu da ilk o gordu, onu hemen tanidi, Adarc’in ciragi Horster’di. Horster Lakashtari’i gordu ve elinden geldigince hizli masaya dogru segirdi. Masaya geldiginde Lakashtari somine atesine yaklasmasiyla cocugun aydinlanan yuzunun tahmin ettiginden de kotu durumda oldugunu gordu. tam ne oldugunu soracakti ki, cocuk alel acele, “Adarc sizi bulmami soyledi, saraplari tukeniyor bugun cok misafiri var, o at arabasini hemen getirmenizi istiyor” dedi…….

obsidius aceleyle masadan kalkti, hadi daha fazla oyalanmayalim derken aklinda bi iki kurt nasil bu kadar sorun cikarir ki sorusu vardi. her neyse, kisa yoldan kurtlari def eder, bi gecede bir aylik harcliklarini kazanirlardi. uzun zaman sonra biraz heyecan ve hareket de fena olmazdi zaten.

tepedeki deponun yerini biliyordu hepsi, handan cikip o yone dogru yurumeye basladiklarinda rasputin hala elindeki domuz kaburgasini siyiriyordu…

UfakHan ile Thorak’in demircisinin arasindaki karanlik sokakta golgelerin icinde iki cift goz, iki kukuletali figur kipirtisiz beklemekteydi, Larc onlara gozculuk gorevi vermisti, onlarinda ne Larc’in sozunden cikmaya nede en ufak detayi atlamaya niyeti vardi. Handan once cirak cikti, durumu pek iyi degildi kukuletali figur hafifce siritti sonra arkasindan gelen 4luyu gorunce ciddilesti. bunlar alisilagelmis muhafizlardan degillerdi, ikiside dikkat kesildiler. Genclerdi hararetle konusuyorlardi, gorunusure gore Adarc muhafizlara fazladan para yedirmek istememis sehrin genclerinden yararlanmak istemisti. Kisa sure dusundu, muhafizlar kadar iri kiyim degillerdi, aslinda celimsiz bile sayilirlardi, ama asil sorun muhafizlardan daha akilli olabilirlerdi. Her halukarda bu bir komplikasyondu ve bunlari dusunmek kendi isi degildi. onun isi gozlemekti. Yanindaki ileri dogru bir adim atti, onlari takip etmeye niyetli oldugu belliydi. Tharis yildirim hiziyla ayak bileginden cektigi obsidian dagger’i Zek’in cenesinin altina yapistirdi. Zek oldugu yerde durdu ama ona bakmadi.Tharis keyiflenmisti, kafasiyla hanin arkasini isaret etti ve ses cikarmadan gozden kayboldu. Zek elindeki zehirli hanceri cikardigi gibi hissettirmeden geri kinina koydu ve bi kac saniye sonra Tharis’in pesinden oda golgelere karisti.

View
Burasi Bizim :)

Burada hikayenin her hafta gelisimini yazicam, ilerde eskiden neler olmus seklinde bakmak icin yada bir hafta gelemeyen biri olursa takip etmesi icin guzel bir tool.

View

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.