For the New and Unseen

Oyun 28 - Gecmisin sayfalarinda yolculuk, Buz Olum.

Kapaktan tekrar gectiklerinde hersey eskisi gibi duruyordu ve karsilastiklari yaratik yakinlarda gorunmuyordu. onlerinde uzanan koridordan ilerlemeye basladilar. Rasputin onden gidiyor, bir yandan mirildanarak ellerini taslarin uzerinde gezdiriyordu. Saga dogru acilan daha dar bir koridoru gecer gecmez eli yerinden oynayan bir tasa denk geldi. Guvenli oldugundan emin olduktan sonra tasi iceri bastirdiklarinda onlerinde gizli bir koridor acildi. dikkatlice takip ettiklerinde nispeten daha ufak bir odaya geldiler. iceri baktiklarinda calisma masasini, kitapligi ve bir sovalyenin gri hayaletini gorebiliyorlardi. Sovalye masasinin basinda bir deftere yazilar yazmaktaydi, onlar izlerken ayaga kalkti, defteri kapatip kitapliktaki yerine koydu. daha sonra hayali kapiyi acarak disari cikti. Herkes tedirgindi, sonunda Rasputin iceri bir adim attiginda etraflarindaki herseyin maddelestigine sahit oldular. sessiz koridorlar bir anda kalabalik sokaklar gibi gurultuyle dolmustu. Odayi duvarlardaki mesaleler kipirdayan alevlerle aydinlatiyor, masanin basindaki mumdan keskin bir leylak kokusu yayiliyordu. Bir sekilde gecmise adim atmislardi, ne kadar daha orda kalacaklari belirsizdi, hemen kitapliga dogru atildilar ve sovalyenin koydugu kitabi ordan aldilar. Bu bir gunluktu, hemen ilk sayfalarina bakip bir isim aradilar ama bulamadilar. Rasputin son sayfayi acip okumaya basladi. Kralin kizinin kaleye geldigini anlatmaktaydi, buz mavisi gozleri ve obsidian kadar siyah saclariyla ugruna destanlar yazilacak guzellikte bir kizdi. Tum kalenin onun kalbini kazanmak icin turnuvada savasacagini yaziyordu gunlukte. Bu sirada odanin kapisi gicirdayarak acildi ve herkes nefesini tutmusken kendilerini karanlik bos odada buldular. Rasputin’in elindeki kitap hizla eskiyerek okunulmayacak hale geldi. Rasputin kitabi dikkatlice kaldirip etrafa soyle bir bakindiginda baska bir gizli kapiyi kesfetti. Buradaki mekanizmalara hemen alismisti, zorlanmadan kapiyi acti. Kisa bir sure sonra baska bir genis odaya adim attilar. Bu odanin ortasinda cember seklinde cukur bir alan vardi. Ne oldugunu merak ettikleri anda etraflarinda hayaletler tekrar belirdi ve kendilerini bir arenanin icinde buldular. Biraz once gunlugunu aldiklari sovalye ile baska bir sovalye savasmaktaydilar. Rasputin elini tekrar kitaba goturdugunde yine orjinal haline dondugunu gordu. sayfalar acildi ve onlarin gozleri onunde yazilarla dolmaya basladi. Turnuvayi anlatmaktaydi, finalde hileyle yenildiginden Melisandre’nin onun aski oldugundan, lord kumandanin ona uygun olmadigindan ve Lady ile birbirlerini sevdiklerinden bahsetmekteydi. Etrafa iyice baktiklarinda odanin arka tarafinda buyuleyici guzellikteki kadini gorebildiler. Kadinin yaninda muhtesem zirhlar icinde bir baska sovalye durmaktaydi. Ozellikle griffon desenleri ve yildiz kabartmalariyla suslu kalkani goz aliciydi. Goruntuler yokoldugunda grubun icinde bu hikayenin sonu ile ilgili kotu bir his olusmaya baslamisti bile. Arkalarinda metalin tasa surtunme sesini tekrar hissettiklerinde yanlarindaki kapali demir kapidan gecmeye karar verdiler. gectikleri odada bir kapi daha vardi ama onu acamadan once Rasputin onlari tuzak olduguna dair uyarip, kosedeki bir gizli kapiyi acti. Herkes Rasputin’in tastan yapi ile kurdugu bagi ve yonunu muazzam sekilde bulmasini hayranlikla seyrediyordu. rivayete gore rahip taslarla konusabiliyordu. Yeni odaya girdiklerinde karsilarinda baska bir hayali goruntuyle karsilastilar. Bu kez bit katip odasinda buyukce bir kitaba yazilar yazmaktaydi. Bu odanin sovalyenin odasinda oldugu gibi gercege donusmedigini farkettiklerinde iceri girip katibin omzunun uzerinden yazilari okumaya karar verdiler. yazilanlara gore kale Melisandre ve lord kumandan arasinda ikiye bolunmeye baslamis ve etrafa bir gerginlik hakim olmustu. Bu sirada sovalyenin kitabinda ise Lady ile silah deposunda gizli gizli gorustuklerini ve yakinda onu lord kumandanin gazabindan kurtaracini yaziyordu. Goruntuler yokolur gibi olduktan sonra geri geldiginde katip ayaktaydi ve geldikleri kapinin hayaleti parcalanarak acildi. Iceriye deliye donmus onlarca insan cullanip katibi parcalamaya basladilar. iclerinden bir sovalye kilicini adamin gogsune sokarak onu cuvara civiledi. hayaller tamamen yokoldugunda katibin harab olmus cesedi ve onu oraya civileyen kilictan geriye kalanlar duvarda duruyordu. Grup bir sure sonra arenanin oldugu odaya geri dondu. Rasputin burayi da bir sure arastirdiginda gizli bir kapakla arkasinda bir kol buldu. Kolu indirdiklerinde arkalarinda bir koridordan 3 kere tok bir ses geldigini duydular. Sesin geldigi yone gittiklerinde karsilarinda bir koridor ve koridorun sonunda obsidian bir kapi buldular. kapiinin uzerinde cok koseli bir yildiz kabartmasi vardi. Bu en son gordukleri sovalyenin kalkanindaki yildizlara cok benzemekteydi. Kapiyi ne kadar zorlasalarda acamayinca tekrar arenaya geri donduler ve bu kez sol taraflarindaki odada oylece duran bir hayalet oldugunu farkettiler. Temkinli bir sekilde yaklastiklarinda hayalet onlara dogru dondu ve onlari eski bir nezaketle karsiladi. Adamin adi Martel’di ve BuzOlum icin orada olduklarini biliyordu. sovalyeyle konusmak grup uzerinde tedirginlik yaratiyordu, adamin hayalet olmasinin yaninda zarhinin kalbinin oldugu yeri parcalanarak acilmisti ve bostu. Adam onlara ne yaptiysa askindan yaptigini soyledikten sonra sorduklari bir kac soruyu cevapladi. Gorunuse gore bu kale 3bin yillikti ve hazin bir sonu olmustu. etraflarinda dolasan devasa undead destroyerlar Melisandre’nin cocuklari idi. Martel onlara ejderhanin yanina sagdaki koridordan gidebileceklerini ama eger sorularina cevap verip kendilerini ispatlarlarsa onlara yardim edecegini ekledi. Grup bunu kabul ettikten sonra Martel’in sordugu 5 sorudan 4’unu dogru olarak bildiler ve bunun karsiliginda Martel bilmedikleri bir dilde mirildanarak bir buyu yapti. Hepsinin sirtinda havada zayif bir isikla suzulen kanatlar olusmustu. Artik kendi baslarinaydilar. Oncelikle acamadiklari kabartmali obsidian kapiya tekrar gittiler ve Eglath destroyerlardan birini oyalarken, Rasputin’in detayli bir incelemesi sonucunda bulduklari diger bir kol ile kapiyi acmayi basardilar. Iceride onlarca belki yuzlerce iskeletin ortasinda bir kahramanin tozlasmaya baslamis cesedi ve hala yepyeni duran kalkani durmaktaydi. Raspurin kalkani aldi ve Eglath’in yanina geri geldiler.Kalenin hala arastirmadiklari kisimlari vardi ve oralarida inceledikten sonra ejderhaya gitmek niyetindeydiler. Ne varki destroyerlarin bir degil 3 tane olmalari ve rastgele bir yol izlemeleri bu isi oldukca riskli yaptigindan vazgecerek hayalet sovalyenin gosterdigi odaya dogru yoneldiler. Odaya girdiklerinde yine gecmisten goruntuler gelmeye baslamisti, Rasputin kitaba baktiginda sadece “Bu Gece” yaziyordu. Onlar izlerken girdikleri kapidan bu kez Martel’in hayaleti girdi ve karsilarindaki kapiyi koruyan iki adamla konusmaya basladi. hic bir ses duymadiklari icin ne konustuklarini anlamak imkansizdi ama bir kac saniye sonra korumalar kapiyi araladi ve Martel iceri girdi. Kapi aralandiginda iceride arkasi donuk lord kumandani ve karsida Melisandre’nin hayaletini gorebiliyorlardi. Kisa bir sure sonra iceri bu kez bir baska vahsi grup daldi, hem korumalarin hemde odadaki bir diger katibin uzerine cullandilar. Siradan hizmetli gibi gorunen adamlar ciplak elleriyle zirhli sovalyelerin kafalarini eziyorlardi, insandan cok vahsi birer hayvana benziyorlardi. Grup bu hayali vahseti geride birakarak onlerindeki kapidan gecti. Lord kumandanin odasi genisti, hayali bir somine yanmaktaydi. Iceri girdiklerinde Martel Kumandanin sirtindan kilicini cikariyor, Melisandre ise yavasca yaklasip Martel’i opuyordu. Bir an sonra Martel’in bedeni uzamaya ve genislemeye basladi. Iceride gordukleri destroyerlari andiriyordu. Martel gruba dogru donup onlarin tarafindan gelen vahsi kalabaliga saldirirken Melisandre odanin arkasinda gizli bir kapiyi acarak bir magaraya dogru gitti. Martel doga ustu gucuyle iceri girenleri kagit gibi kestikten sonra Lady’sini ayni kapidan takip etti. Grup goruntuler bittiginde kendilerini odanin karsisinda yikilmis bir delikle karsi karsiya buldular. Buranin bir magaraya ciktigi gorulebiliniyordu, hizla takip ettiler. Burasi dev bir magaraydi, daha once girdikleri hydranin magarasinin belki 3 yada 4 katiydi, belki daha da fazla. Onlerinde Martel hala ona dogru gelen insanlari keserken arkasinda Melisandre bir cemberin icinde rituel yapmaktaydi. Onun arkasinda ise magical bir bariyer icinde muazzam bir ejderha hapis durmaktaydi. Martel son adaminda kafasini ucurdugunda gogus zirhini bir el parcalayarak cikti, el Martel’in kalbini tutmaktaydi. Sovalye agir agir yere yigilirken, Melisandre kalbi yiyordu. Bir an sonra ejderhadan bir kukreme yukseldi ve dev hayvan buz mavisi bir ruzgara donuserek Melisandre’nin icine doldu. Hersey bittiginde magaradaki tum isik gitmis, buzlardan olusan kadin siluetinde bir yaratik onlerindeki koprude daha once ejderhanin bulundugu yere dogru yurumekteydi. Hayaller silindi ve kendilerini sessiz magaranin icinde buldular ve metrelerce ilerilerinde buzdan bir hazine tepesinin uzerinde mavi elbisesiyle uyuyan Melisandre vardi. Lady’nin bulundugu platforma sag taraflarindaki tas bir kopruden geciliyordu ve kadinin hemen onundeki aciklikta 4 donmus destroyer hareketsizce diz cokmekteydi. Grup her ne kadar korkusuz bir maceraci ruha sahipse de, karsilarindaki goruntu sicak bir karsilama vaat etmiyordu. uzun sure tartistilar, destroyerlarin donmus olmalarindan faydalanarak kafalarini parcalamayi yada aralarinda bulunan ucurumdan asagiya atmayi dusunduler. hala sirtlarindaki kanatlarin ne ise yaradigini da bilmiyorlardi. Ucmak icin olmadigi kesindi. Uzun suren tartismalardan sonra Rasputin ve Eglath onden, Lakashtari ve Obsidius ise onlarin pesi sira kopruden gecmeye basladilar. Yuzlerce metre altlarinda buz gibi suyun caglayan sesi kulaklarini bir savas sarkisinin donup duran melodileri gibi dolduruyordu. Rasputin ileri atildi ve en yakininda donmus halde duran destroyerin kafasina balyozunu indirdi. Etrafa sarapnel gibi buz parcalari sacildi. Yaratigin kafasi normalin disinda bir aciyla egilmisti. Derken etrafindaki butun buzlar catirdayarak kirilmaya ve parcalanmaya basladi. Goz acip kapayana dek destroyer canlanmis, yere sapli duran devasa satirini cekmisti. Bu sirada Eglath Melisandre’nin uykusundan uyanisini ve agir adimlarla hazine tepesinden asagiya dogru inisini izledi. O kadar zariftiki sanki suzuluyordu, uzerinde okyanus mavisi bir elbise vardi, Eglath daha once bundan daha guzel bir kadin gormemisti. Hemen arkasinda Obsidius ve Lakashtari hala koprunun uzerindeydiler ki Melisandre’nin uyanisiyla koprunun uzerinin buzla kaplanmaya basladigini gorunce kosarak Eglath ve Rasputin’in yanina geldiler. Saniyeler icinde kopru bel hizasinda buzla kaplanmis ve cikis yollari kapanmisti. Destroyer Rasputin’e dev satiriyla vurdugunda Eglath hala kilici elinde Melisandre’ye bakiyor, Obsidius heykellerden uzakta bir yer edinmeye calisiyor Lakashtari ise Eglath’in hatuna bakisina uyuz oluyordu. Melisandre tepeden indiginde bedeni buyuyup sekil degistirmeye basladi, bir kalp atisi sonra dev bir buz ejderhasina donusmustu. Daha once savastiklari kirmizi ejderha bu devin yaninda cocuk oyuncagi gibi duruyordu. Ve savas baslamisti, grup destroyerdan olabildigince uzaklasmaya calisirken, Eglath ve Rasputin Ejderhaya charge ettiler. Lakashtari bir yandan buyulerini salliyor bir yandan da pesinden agir agir gelen destroyerdan kaciyordu. Obsidius aninda bir koruma buyusu yaparak kendisini gizledi, tek yapmasi gereken dusmanlarina uzak durmasiydi boylece onu goremiyceklerdi. Ejderhanin buzdan pencelerinin dokundugu kisi yere civileniyor ve destroyerlar icin kolay bir hedef haline geliyordu. Ayni zamanda yere civiledigi dusmanlarina gonderdigi soguk dalgasi kemiklere kadar isliyordu, Grup soguga karsi oldukca dayanikliydi bu nedenle ejderhanin ataklarindan minimal zarar aliyorlardi ama asil sorun destroyerlar ve ejderhanin onlari her firsatta yere civilemesiydi. Zamaninda kacamadiklari anda destroyerlarin birinin isini bitirmesi an meselesiydi. Derken Rasputin’in ejderhaya indirdigi bir darbe ortadan yokolmasina yolacti. Etraflarina baktiklarinda buzdan kadin siluetinde bir yaratigin hazine tepesinde belirdigini ve bir buyu yapmakta oldugunu gorduler. Eglath ve Rasputin buzdan tepeyi tirmanmaya calisiyorlardi, bu sirada hizlanan destroyer Lakashtari’yi takip ediyordu. Melisandre’nin tepesinde buzdan bir kure belirdi ve bir kac saniye sonra havada suzulerek Rasputin’in tepesinde donmeye basladi, etrafinda bir kar firtinasi olusturmustu, bu nedenle yurumek guclesiyordu. Eglath ve Rasputin yari yola gelmisken yaratik savas alaninin ortasinda tekrar teleport oldu ve bu kez yine ejderha seklindeydi. Obsidius yanibasinda beliriveren ejderha nedeniyle resmen zipladi. Dev kertenkele kafasini geriye atip derin bir nefes cekmeye basladi, Obsidius hayvanin boynundaki pullarin parlak maviyle isildamaya basladiklarini gormustu, “Ejderha Nefesii!!..” diye bagiriyorduki kendisi nefesin ortasinda kaldi. Butun vucudu bir buz kalibinin icine hapsolmus kimildayamiyordu. Elinden gelen tum gucuyle buzu kirmayi denediyse de basaramadi. Bu sirada savas devam ediyor Ejderha Eglath ve Rasputinle karsilikli dovusuyordu. Eglath Obsidius’un icinde bulundugu buz kutlesine attigi yumrukla catlamasini sagladi ve kisa bir sure sonra buz kirildi. Obsidius titreyerek icinden ciktiginda saskinlik icinde staffinin hala buzla kaplanmis sekilde yerde yattigini gordu. Staffi eline alip butun gucuyle yere vurdu ve buz parcalarini dagitti. Bu sirada Lakashtari hala kaciyor, Rasputin’in tepesinde beliren buz kuresi ise ilk ciktigi yerde kalp gibi atiyordu, Rasputin patlayacagindan emin oldugu icin altindan kacmisti. Savasin kaotik havasina ragmen durum kontrol altinda gorunuyordu, daha ciddi zarar alan kimse yoktu. Derken Eglath olumcul kilici, Rasputin’in ejderhanin savunmasiz oldugu buyulerden olusan ataklari, Obsidius’un ortaligi alevler icinde kasip kavurmasi ve Lakashtari’nin essiz psisik gucleri Ejderhanin tekrar bir ciglik kopararak yokolmasina yolacti. Tekrar hazine tepesinin uzerine cikmisti, ama bu kez etraflarindaki diger iki destroyerinda buzlarinin parcalandigini gorduler. Buzlarindan kurtulur kurtulmaz uzerlerine atilmislardi, ortalik bir anda karisti, herkes saniyeler icinde ne tarafa gitmesi gerektigini bullmaya calisiyordu, Rasputin tepeye tirmanmaya karar verirken, Eglath kendini koprunun oldugu koseye kadar uzaklastirdi, Lakashtari pesinde iki destroyerla dort donuyor bir yandan yardim diye bagiriyordu. Bir baska buz kuresi ucarak tepelerine geldikten sonra Ejderha tekrar alana teleport oldu ve savas bu kez ejderhanin etrafinda donen 3 destroyerla devam etmeye basladi. Bazi zamanlar kacmaktan ejderhaya vuramadiklari oluyordu, bu sirada Rasputinde Ejderhanin nefesinden payini almis ve bilincsiz bir sekilde donakalmisti. Neyseki etrafindaki destroyerlar onun olmek uzere oldugunu sezmis ve diger hedeflere yonelmislerdi ve bunu firsat bilen eglath arkadasinin buzunu kirip bir duayla tekrar kendine getirdi.. Durum hala cok kotu gorunmuyordu, detroyerlardan uzak durmayi basarmislardi. Bir an sonra Ejderha tekrar kukredi ve son bir kez hazine tepesine isinlandi. Gitmeden once Obsidius’u yine bir buz kutlesine hapsetmisti ve buz kez durum pek icacici gorunmuyordu, buzun kirilmasi icin gereken zarar kendisinide oldurebilirdi. Melisandre buyusunu yaparken dorduncu destroyerda savasa katildi. Bu sirada Obsidius caresizce cirpinirken bir destroyerin ona dogru geldigini gordu. Elinden birsey gelmiyordu, yaratigin kilicini kaldirisini ve hem buzu hemde onu kirisini izledi, karanlik Obsidius’u hizla yutmustu. Diger bir kosede Eglath ve Lakashtari etraflarinda 3 destroyerla ne tarafa kacmalari gerektigini tartisiyorlardi. Yaratiklar yavasda olsa geliyorlardi. En sonunda kopruye dogru kostular ve sirtlarini ucuruma vererek ilerlemeye basladilar. Boylelikle uc tanesini sol taraflarinda tutmayi basarmislardi ama Ejderhanin geri gelisini hesaplayamamislardi. Onlar emin adimlarla ilerlerken onlerinde ortaya cikan dev yaratik ikisinide yere civiledi. Bir an onceki avantajlari simdi olumcul bir dezavantaja donusmustu. Eglath’a dogru gelen 3, Lakashtari’ye dogru gelen 1 destroyer vardi ve neredeyse varmislardi. Rasputin bu sirada Obsidius’un kirik bedenine en guclu dualarindan birini gonderdi ve buyucunun gozlerinin acildigini gorunce sevindi. Ama sevinci kisa surmustu, onunde ejderha derin bir nefes aldi ve hem Eglath, hem Lakashtari’yi buzdan bir tabuta hapsetti. Destroyerlar amansizca gelirken hayatlari bir bicagin keskin kenarinda dans ediyordu.

##Devami Haftaya##

Comments

Thathorian

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.