For the New and Unseen

Oyun 29 - Zafer, ask , karanliktaki hancer

Eglath etrafindaki buzlari butun gucuyle kirdi, etrafinda toplanan destroyerlara karsi en azindan kendini savunabilecekti. Lakashtari’nin durumunda o kadar bile umut yoktu, destroyer yaklasirken hapsoldugu buzun icinden tek yapabildigi dehsetle seyretmekti. Bu sirada Ejderha pencelerini savurmaya devam ediyordu. Rasputin BuzOlum’un arkasinda iki elli topuzuyla yaratigin dikkatini uzerine cekebilmek icin elinden geleni yapiyordu. Obsidius icinde kalan son enerji kirintilarini kanalize etmeye calisiyor ve buyulerine devam ediyordu. Ilk dusen Lakashtari oldu, destroyer’in dev kilici hem hapsoldugu buzu hemde onu kirdi. Eglath ilk destroyerin dev kilicindan son anda siyrildi, bu sirada ejderhadan acimasiz pir pence yedi, hemen arkasindan ikinci destroyer geldi ama o bile koca savasciyi yere sermeyi basaramamisti. Taki Ejderha ikinci bir penceyle gogsunde dev bir yara acana kadar. Soguk tas zemine sertce dustu. Tam o anda Obsidius’un alevleri Ejderhanin sirtinda patladi ve bir duzine buzdan pul kayarak yere dustu. Ayni anda Rasputin’in topuzu ayni noktaya, ciplak ete buyuk bir gucle indi. Kulaklari sagir eden bir catirti duyuldu ve Ejderhanin kafasi geriye dogru yilan gibi kivrilip kukredi. Dev yaratigin bedeni agir agir yere duserken vucudundan cikan parlak mavi bir isik huzmesi yerde bir kadin siluetine donustu. Hersey goz acip kapayana kadar olmustu. Martell’in hayaleti aralarinda belirdi, bir buyu yaparak Eglath ve Lakashtari’ye tekrar can verdi ve bir an sonra Melisandre’nin yaninda belirerek uzun kilicini cekti. Lady hala canliydi, vucudu buz kristallerinden olusan bir zirh icindeydi. Martell kilicini tereddut etmeden kadinin kalbine soktu, kulaklari sagir eden bir ciglik hepsini yere yikti. Gozlerini actiklarinda Martel onlerindeydi. “Laneti kaldirdiniz, size minnettarim” dedikten sonra ucurumdan gelen ufak bir esintiyle suruklenerek yokoldu. Heryer karardi, magaradaki isiklar sondu. Koca ejderha ve kadin yerde yatiyor, arkalarindaki dev hazine ise onlari bekliyordu.

Gunun geri kalaninda Eglath Ejderhanin kafasini kesip bag of holding e koydu. Lakashtari Melisandre’nin uzerindeki yuzugu aldi ve parmagina takti. Yuzuk neredeyse parmagini donduracak kadar soguktu, taktigindaki degisim inanilmazdi, tum grup ona hayretler icinde bakiyordu. saclarinin arasinda mavi buz kristalleri dolasan su ana kadar gordukleri en guzel kadina bakmaktaydilar. Lakashtari yuzugu sevmisti, yuzukten gelen enerjilere konsantre oldugunda baskalarinin benligine girebilecegini de farketti. Kendisi gibi bir manipulasyon uzmani icin bulunmaz bir artifactti bu.
Obsidius bir buzdagi gibi gorunen hazine yigininin etrafinda dolasirken bir noktadan dogru bir cekim hissetti. Elini kaldirip buzun uzerine koydugunda elinin etrafinda genis bir daire erimeye basladi. Bir adim geri atti supheli bakislarla olanlari izliyordu. Bir an sonra iceride atesten bir cember belirdi ve buzlari eriterek yavas yavas disari cikip yukseldi. Herkesin saskin bakislari icinde Obsidius’un kafasinin bir kac santimetre uzerine yerlesti. Cemberin uzerinde minyatur bir ates kusu donmekteydi. Obsidius ates buyucusunun setinin bir parcasini daha buldugunu anladi. bundan baska bir sey isteyemezdi. Diger degerli hazineleri buzdan cikartmalari gunun kalanini almisti. Sonrasinda toplanarak geldikleri yonden geri ciktilar. Cikarken bulduklari bir kopek cesedini dirilten Rasputin, canlandirdigi hayvani beline bagladi, bu eski anilari canlandirmisti, herkesin keyfi yerindeydi. Kasabaya geldiklerinde kafalarinda bir plan olusmustu, BuzOlum’un olduruldugunun haberini yaymaya ve olusan tepkiyi gormeye karar verdiler. Ayni zamanda ejderhayi olduren kahramanlarin Ayi kabilesinide devirecegi dedikodusunu eklemeyi unutmadilar. agir agir ilerleyerek ana sehre vardiklarinda soylentilerin ne kadar hizli yayildigina ve ne kadar genis bir etkisi olduguna inanamamislardi. Sehir barbarlarla kayniyordu, her kosede hararetli bir tartisma, bagirislar cagirislar vardi. Ayi kabilesinin adamlari digerlerini susturup ezmeye calisiyorlardi. Eglath bu duruma seyirci kalacak degildi, en yakinindaki guarda adami birakmasini soyledi, o andan sonrasi bayir asagi gitmisti, yumruklar havada ucusuyordu. Barbarlardan biri Lakashtari’yi kaldirip omzuna atti ve goturmeye basladi. Bir an sonra Lakashtari mavi bir buluta donusup ortadan kayboldu ve onu tasiyan barbar arkasini hizla donerek sarsak adimlarla Eglath ile dovusen baska bir barbarin ensesine sert bir yumruk indirip adami bayiltti.Eglath adama bakiyordu, adam Eglath’a carpik curpuk disleriyle siritmaktaydi “Bonum Eglath Bon Ben Ben” dedi barbar. Eglath hafiften tirsmisti ama admain gozlerindeki mavi isiltiyi gormemek olanaksizdi Lakashtari adamin icine girmisti. Etraflarinda toplananlarla beraber guardlari baya bir hirpalamakta olan grup bir an sonra onlara dogru gelen orduyu gordu. agir zirhlar giyyorlar ve mizraklar tasiyorlardi. Eglath halkinin amacsizca olmesinden yana degildi, bu nedenle etrafindaki herkese dagilmalari ve savasacaklari zamanin yakin oldugu soyledi ve digerleri ile beraber karanliklara karisti. Kacmakta biraz geciken bir barbar ordunun ona yetismesiyle bir kac saniye icinde kanli parcalara ayrilmisti. Bir sure sonra izlerini kaybettirince hana girip o geceyi gecirdiler. Ertesi sabah handan ciktiklarinda artik zamanin geldigini biliyorlardi. Uzerlerindeki her turlu kamuflaji cikarip en gorkemli zirhlarini giyerek merdivenlerden indiler. Handaki insanlar onlara dogru kafalarini cevirdiklerinde gordukleri manzara suphe birakmayacak kadar acikti, sehrin bekledigi kahramanlar bunlardi. Grupla beraber sehrin sokaklarina bir barbar nehri akti. Merkezdeki acikliga geldiklerinde Eglath kendisine yuksek bir platform buldu ve uzun yillardir ayri kaldigi irkina seslenmeye basladi. Uzerlerindeki kotu yonetimi indirmeye geldigini ilan etti. Dusmanlarinin gelmesi uzun surmedi, Ayi kabilesinin basi yaninda adamlariyla kalabaligi yararak geldi. Bu sirada Rakhmar Eglath’in cantasindan cikardigi ejderha boynuzlarini gosteriyor, Eglath’in liderlik icin hakkinin yadsinamaz oldugunu bagiriyordu.iki barbar arasindaki gerilimli atismalar bittiginde o gunun aksami irkin reisligi icin duello yapilacagi kararlastirilmisti. Grup Eglath’in babasinin eski evine dondu. Evde huzursuzca kararlastirilan saati beklerken kapi caldi. Kapida bir cocuk vardi ve Rasputin’e bir not getirmisti. Rasputin notu okuduktan sonra evden ayrildi. birisi onunla gorusmek istiyordu. Notta belirtilen yere vardiginda karanliklardan bir adam cikti, Rasputin’in kolyesi siddetle isinmaya baslamisti. Rasputin elini cekicine atti ama adam elini kaldirip durmasini isaret etti, sonrada yerlere akdar egilerek selam verip kendini tanitti. Rasputin ordan ayrildiginda kafasi karmakarisikti ve ne yapacagi konusunda hicbir fikri yoktu. Adamin teklifi oldukca ilgi cekiciydi, babasina ulasmaya hic bu kadar yakin olmamisti. Ama Eglath’i birakabilecek miydi? icini kotu bir his kapladi, adamin soyledigi son bir kac cumlenin de bunda etkisi vardi. Adimlarini hizlandirdi, bir sure sonrada eve dogru kosmaya basladi. Kapiyi kirarcasina iceri girdiginde Eglath’i kanlar icinde buldu. Bir an icin gec kaldigini dusundu, sonra barbarin gevsek gevsek yemek yemekte oldugunu gorunce uzerindeki kanin onun olmadigini anladi. Rasputin evden ciktiktan bir sure sonra iki assassin tarafindan saldiriya ugramislardi ama grup bir kac assassine boyun egmek icin tepmemisti bunca yolu. Rasputin yasadigi konusmayi ve onundeki secenekleri paylasmak istedigi kadar paylasti arkadaslariyla. Uzerinde fazla konusacak zaman bulamadan duello saatinin geldigini farkettiler. bir kac dakika sonra alana vardilar. iki barbarda birbirinden korkunc ve ihtisamli gorunuyordu. savas bir anda basladi, sanki iki titan savasiyor yer sallaniyordu. Barbarin Insan ustu gucune ve deneyimine ragmen Eglath’in gencligi ve kilictaki yetenegi sonunda galip geldi. Kilicini cektiginde kalabaliktan gokgurultusu gibi bir cosku koptu. Eglath coktan omuzlara alinmisti. etraflarinda kiyamet kopmustu sanki. Buna ragmen Rasputin ve Obsidius kipirdamadan duruyorlardi, etraflarindaki hersey silinmisti, onlerinde kara zirhlar icinde bir adam belirdi, Eglath’in kiliciydi bu. Ikiside birbirlerine baktilar. kilc onlarin Eglath’i kilictan ayirmak icin yaptiklari plani gecde olsa kesfetmisti ve ihanetlerle arasi iyi degildi. Sabah olmadan Eglath’in yanindan ayrilmalarini istiyordu. Bu sirada Lakashtari ise baska bir alemdeydi ve karsisinda kirmizi gozlu bir prens duruyordu. Kilic ona digerlerine gozuktugunden farkli gorunmustu. Ona isterse Eglath ile kalabilecegini ve Eglath onunla tamamen butunlestiginde kilica ihtiyaci olmayacagini, isterse onu kullanabilecegini soyledi. Eger bu yolu secerse Obsidius ve Rasputin’i Eglath’dan uzaklastirmasi gerektigini de ekledi. Lakashtari “ben arkadaslarima asla zarar vermem” diye cevap verdi. Kilic hafifce gulumsedi ve “tabiki” dedi “anliyorum, o halde onlari gitmeye ikna etmelisin yoksa onlara ben zarar vericem”. Gerceklige geri donduklerinde Lakashtari, Obsidius ve Rasputin’i buldu. “bir fikrim var” dedi. Eglath onlari buldugunda biraz sasirmis gibiydi, kimse mutlu gorunmuyordu. bir kac saniye sonra ise hepsi normale donmustu sanki, onu kutluyorlardi. Lakashtari ona her zamankinden daha yakin davraniyordu, mutlu olmustu Eglath, babasinin mirasini geri almisti, amacini gerceklestirmisti ve en yakin arkadaslari yanindaydi. O gece neredeyse sabaha kadar ictiler ve sarhos oldular. Eglath rahibin ickiden neredeyse hic etkilenmemesine cok sasirdi. Babasinin evine vardiklarinda karanliklardan firlayan bir adam Eglath’a sarildi ve onuruna nagralar atarak uzaklasti. Eglath yataginda sizdiginda hayatinda ilk kez kendini tamamlanmis hissediyordu, gelecek gunler icin umutluydu. Lakashtari’yi dusunuyordu, sanki onunde duruyordu Lakashtari, saclarinin arasinda kar taneleriyle ona bakiyordu. Garip bir hissiyat vardi bu ruyada, bir sey yanlisti, boynundan asagiya bir sicaklik iniyordu, elini attiginda avcu kanla doldu. Gozlerini kaldirdiginda Lakashtariyi gordu ve elindeki kanli hanceri. Karanlik onu almadan once “Neden?” diyebildi.

Comments

Thathorian

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.