For the New and Unseen

Oyun 33 - Dostlar icin zamana karsi yaris

##13. gun (Ermana giden email)##
soguk ve islak zindanda 13. geceydi. yine bir oksuruk nobetiyle iki buklum oldu, cigerlerinden gelen kanin tadini alabiliyordu. elleri bagliydi. Hergun icirdikleri korkunc karisim aklini toplamasina engel oluyordu. kirik kaburgalar, yuzunun sol tarafi ve kesik parmagi acimasizca sizliyordu. 3 gun once Obsidius’un inlemelerini duymaz olmustu, buraya geldiklerinden beri onu gorememisti. Rasputine iskence yapan adam, simdi onun durdugu yerde yillar once babasinin durdugunu soylemisti ve onun babasina gore cok sansli oldugunu eklemisti. Babasinin buraya 3 kisi tarafindan anca zapt edilerek getirildigini, canta gibi tasinarak goturuldugunu soyledi. Rasputin’e hergun ertesu gun olecegini soyluyordu. Rasputin zamaninin azaldigini hissediyordu.

##
Cok zamanlari kalmadigini anlayan Grup once Silverymoon’a isinlanip Lady Alustriel’e Astrid’in cesediyle beraber iki buyucuyu teslim etti. Daha sonra portal staffini tekrar kullanarak ormanin icine tekrar isinlandi ve ellerindeki haritayi kullanarak saatlerce arkadsalarinin tutsak tutuldugu yeri aradilar. Saatler hizla akip giderken hicbirseye ulasamadilar. Astrid’in masasinda bulduklari mektuplardan yola cikarak madenlere gitmeye karar verdiler. Belki madenlerin basindaki adamin bu isle direk baglantisi olabilirdi. bir kac saatlik cetin bir yuruyusten sonra madenlerin oldugu kasabaya vardilar. Burasi Neverwinter’in kuzey dogusundaydi ve gorunuse gore sehirle arasinda surekli at arabasi trafigi donuyordu. Sehrin beyaz zirhli guardlari maden kasabasinin etrafini da korumaktaydi. Madenin dagin yamacindaki dev agzindan giren cikanlarin haddi hesabi yoktu. Disari cikanlar genelde el arabalari tasimaktaydilar ve yanlarinda parali askerlere benzeyen korumalar vardi. Grup kalabaliga karisarak iscilerden birini durdurdu. Parali asker olmak istediklerini soyleyerek madenlerle ilgili bir kac soru sordular ve yetkili birilerine nasil iulasabileceklerini ogrenmeye calistilar. Sivesi her dakika degisen garip adamin bildigi cok birsey yoktu, sehirde bir han oldugunu ordan yazildiklarini ve direk ise geldiklerini soyluyordu. Daha sonra binalardan birinden cikan amirini gorunce grubu ona yonlendirip ayrildi. Grup bu gobekli amire dogru yaklasti ama bu adami kandirmanin cok bir yolu yoktu bu nedenle Lakashtari adamin icine girdi. hizlica bir plan yaparak madenlere dogru ilerlemeye basladilar. Amirin disindakileri yeni parali askermis gibi gostereceklerdi. madenin agzina dogru cikarken amirin tanidigi bir kac kisiyle karsilassalarda durumu idare ettiler. Amirin mudurunu ariyorlardi ve kime sordularsa “altinlarinin ordadir” cevabini aliyorlardi. Tek sorun altinlarin nerede oldugunu bilmemeleriydi. Magaranin agzindan girerlerken karsilarindaki masada bir gorevlinin iceri girenlerin degerli esyalarini ve para keselerini topladigini gorduler. Amirin icindeki Lakashtari aninda duraklamisti, herkes ilerlemesini isaret ediyor dikkat cekmemek icin ecel terleri dokuyorlardi ama Lakashtari kimildayacak gibi degildi, onundeki masanin etrafindan dolasabilecek yollar bakiniyordu, hicbir degerli esyadan vazgecemeye niyetli degildi. Bu sirada arkalarindan birinin amire seslendigini duyduklarinda buz kestiler. Yavas yavas donduklerinde karsilarinda deri zirhlar icinde orta boylu genc bir adam vardi, kizil kahve uzun saclari yuzunun cogunu orten kukuletasinin icinden asagiya uzaniyordu. dogal olamayacak kadar parlak mavi gozleri kukuletanin karanligindan onlara bakiyordu. “Beni takip et” diyerek magaradan disari dogru yurumeye basladi. Grup bir saniye tereddut etsede cok fazla bir secenekleri olmadgini dusunerek adami takip ettiler. Sonucta eger adam aradiklari kisiyse ne alaydi, eger baslarina bela olacak baska biriyse de icabina bakarlardi. Adam onlari buyuk binalardan birinin arkasina goturdu, sonunda durdugunda herkesin eli silahlarindaydi. Adam “benim adim Thenaris” dedi. “Rasputin ile bulusacak olan kisi bendim ama bazi isler ters gitti. Birseylerden suphelendigim icin yerime birini yerlestirmistim, kamp yerini uzaktan izliyordum. Astrid’i gorunce hic sasirmadim. Neyseki onun icabina bakmissiniz, tebrik ederim” Grup adamin bu bilgiyi nasil bu kadar cabuk ogrendigine hayret etti. Adam “Rasputin ve Obsidius’un nerede tutuldugunu biliyorum, benim adamlarim tarafindan tutuluyor” diye devam etti. “Tabiki bu benim elimde olan bir durum degil, bir sure islerimi gizlilikle halletmeye karar verdim. Eger Rasputin’i kurtardiktan sonra onunla yaptigimiz anlasmayi onurlandirirsaniz size nerde olduklarini gosteririm.” Grup onceliklerinin onlari kurtarmak oldugunu ama sonrasinda aralarindaki anlasma neyse kendi paylarina duseni yapacaklarini soyledi. Thenaris bir sure amirin icindeki Lakashtari’ye bakti. “iyi numara, onuda yaninda getir ben daha sonra icabina bakarim” dedi. Beraber tekrar ormanin icine daldilar. uzunca bir yuruyusten sonra siradan bir kayaligin yanina geldiler. Thenaris buranin uzun zamandir onlarin mekani oldugunu ve icerisinin kalabalik oldugunu soyledi. Onlara gizli bir gecit gosterecegini, gecitten gectikten sonra saga donmelerini ve koridoru takip etmelerini soyledi. Olurda sola donerlerse diger silver deathlere rastlayacaklardi ve Thenaris bunun asla olmamasini rica etmekteydi. Olabildigince az adaminin zarar gormesi konusunda israrciydi ama asagida arkadaslarini koruyan muhafizlarin mutlak oldurulmelerini istedi. Ayrica karsilarina cikacak Silver Deathlerin duvarlardan gecebildiklerini bu nedenle savasin cabuk bitmesinin yararlarina olacagini soyledi. Grup arkadaslarinin yerini buldugundan iceri girmeden once biraz dinlenmeye karar verdi. Hazir olunca gizli gecidi kullanarak icerideki yapinin tuvaletlerinden birinden ciktilar. Thenaris’in soyledigi gibi sag koridoru kullanarak asagiya indiler. Merdivenlerde hazirlanirlarken Monk gruptan once giderek gizli bir sekilde asagiyi inceledi. Gorunuse gore asagida 4 Silver Death ve bir Golem vardi. Silver Deathlerden ikisi yerde yatan Rasputin’i dovmekteydi. diger ikisi odanin ortasinda Golem’in iki yaninda duruyordu. Monk en ufak bir ses cikarmadan biraz daha ilerledi ve zindaninda hareketsiz yatan Obsidius’u gordu. bir kac saniye daha ortami inceledikten sonra arkadaslarinin yanina cikti. Durumu alattiginda Eglath ve Lakashtari’yi artik tutacak bir kuvvet kalmamisti. Merdivenlerden asagiya bir kac saniyede inip dusmanlarini hazirliksiz yakaladilar. Druid bir pantere donusmus on saflardaki dusmanlarinin uzerinden atlayarak Rasputin’in yanindakilere kadar ulasmisti. Eglath Silver Deathlere charge ederken, Kris Golem’i teketek alasagi edebilecegine guvenerek ortama girdi. Lakashtari icerideki Kaos’a kaos katiyor, Monk ise sanki bir dusmandan digerine isinlaniyordu. Beklediklerinden daha cetin bir savas olmus, Rasputin’in iyilestirme yeteneklerinin yoklugunu Druid ve Monk’un exotic yetenekleri sayesinde hissetmemislerdi. Hicbiri kacamadan 4 Silver Death’i de yere serip hep beraber Golemi parcaladilar. Rasputin’in yanina vardiklarinda sayikliyordu ama ayikti. Eglath bir kac kaburgasinin kirik oldugunu ve kesik parmaginin iltahaplandigini anlamisti, yuzunun yan tarafida bakilmaz haldeydi. Obsidius’un yanina gitti, buyucu rahibe gore cok daha kotu durumdaydi, cok kan kaybetmis, ac ve susuz kalmisti, bundan sonraki bir kac saati dahi atlatamayabilirdi. Sirtindaki ve baldirindaki yaralar cok ciddiydi bilincide yerine gelmiyordu. Hala savas sirasinda Lakashtari’nin zorla icirmeye calistigi healing potionlari kusmaktaydi. Fazla gurultu cikarmamaya dikkat ederek geldikleri yoldan geri ciktilar. Rasputin yari baygin, "babaam, babacigguumm, astriiiiddd aaannaannii.. " diye sayiklamaktaydi.
Gecitten tekrar gun isina ciktiklarinda Thenaris onlari beklemekteydi. ikisininde kurtulmus oldugunu gorunce gulumsedi. Rasputin’e babasinin hala yasadigini ve madenlerin en alt katinda tutsak oldugunu soyledi. Anlattigina gore fiziksel ve zihinsel olarak pek iyi durumda degildi. Daha sonra onlara verdikleri sozu hatirlatti. Eglath once arkadaslarini iyilestireceklerini sonra ne soz verdilerse tutacaklarini soyledi. Thenaris egilerek selam verdi ve en gec bir hafta sonra bekledigini soylerek agaclarin arasinda kayboldu. Lakashtari Silverymoon’a portal acti, Lady Alustriel bu kez Rasputin ve Obsidius’un harap olmus bedenleriyle karsilasmisti. Silverymoon’da gecirdikleri bir hafta boyunca Rasputin’in kirik kemikleri iyilesirken, Obsidius bulundugu komadan zorda olsa cikti. Ikiside kendilerini cok yorgun hissetmekteydiler, 15 gunluk iskence vucutlarinin direncini tamir olmaz sekilde kirmisti. cok cabuk yoruluyorlar, uzun sure konsantre olmakta zorlaniyorlardi (uuuu bu bir nedir? ;) ). Ama Rasputin daha fazla bekleyemeyeceginden emindi babasi oralarda bir yerlerdeydi ve onu bulmaya bu kez cok yakindi.

##Devami Haftaya#

Comments

Thathorian

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.