For the New and Unseen

Oyun 35 - Yem

Demir parmakliklari araladi ve yasli deliyi iceri iteledi. “yanlis bir yere basip yanmani istemeyiz degil mi” yasli adam cevap vermiyordu, bir koseye kivrilip yatti. parmakliklari kapatti ve kilitledi. Elini kilicinin uzerindeki kurt kafasinda gezdirdi, cok fazla sey bugun olacaklara bagliydi ama oglana guveniyordu, nede olsa kendi kaniydi.

##
Grup Silverymoon’da dinlenip guc toplar toplamaz madenlerin son katina geri dondu. Hedef Harrowzau’ydu ve onu gecerek Rasputin’in babasina ulasacaklardi. Acikliga ciktiklari sirada karsilarinda Thenaris’i 2 death brotherhood yaratigi ile savasirken buldular. Elinde obsidian kadar siyah ve lavlar gibi kirmizi bir longsword vardi. Kilicini ilk yaratigin gogsune soktu, ikinci yaratik tirpani ile Thenaris’in kafasini ucurmak uzereydi ki Thenaris bir anda kayboldu ve yaratigin arkasinda ortaya cikarak kafasini kopardi. yaratiklarin ikiside oldugunde Thenaris bir an dengesini kaybetti ve dizustu coktu daha sonra tekrar kalkarak yakinlardaki bir kayaliga yaslandi. Grup hizla yanina yaklasti. Thenaris Rasputin’i bir kenara cekerek bunun son gorusmeleri olabilecegini, burda Harrowzau’yu yenerlerse Silver Death’leri bir daha duymayacagini soyledi. Grubun ana dusmani Xaxis ile ilgili biraz bilgi alan Thenaris ortadan kaybolmadan once Harrowzau’yu sadece zayiflatmalarini ama asla oldurmemelerini soyledi. Soyledigine gore Silver Deathlerin yasami bu yaratikla direk baglantiliydi. Grup onlerindeki savasi tartarken bir yandan da koruma buyulerini yapiyor ve olabildigince avantajli baslamaya calisiyorlardi. Daha once kurtarmis olduklari fire elementallarda Harrowzau ile savasmakta, lavlarin arasindan gelen diger elementallarla beraber dikkatleri gruptan uzak tutmaktalardi. Gencler bir onceki savasta yaptiklari gibi Obsidius’a yapisik gitmeye karar vererek savasa atildi. Harrowzau ile ilk etapta arasindaki mesafeyi koruyan grup Obsidius ve Lakashtari’nin ataklarina bel baglamis durumdaydi. Yaratik bir ara onlara yaklasmayi denediyse de aynen geri itilip hareketsiz hale getirildi. Harrowzau’nun essiz aurasi onu etrfinda bir death brotherhood oldugu surece zarar almaz kiliyordu. Grup bu durumda Death Brotherhood yaratiklarini teker teker avlamaya karar verdi. Bu sayede Harrowzau’nun aurasi sonunda etkisiz kalacakti. Elementallar ortaligi karistirmakta cok ise yariyor, gruba gelebilecek bir cok zarari kendileri karsilayarak grubun isini kolaylastiriyorlardi. Rasputin babasinin bulundugu kucuk tunelin girisini gorebiliyordu. Savas kontrol altindaydi, derken bir patlama oldu, Lakashtari neredeyse yere dusuyordu. Tam karsilarindaki duvar parcalanarak acildi, iceriye lavlar akmaya basladi. Rasputin’in gitmek istedigi tunele dogru lavlar agir agir ilerliyordu. Grup saskinligi uzerinden atar atmaz yeni bir coskuyla saldirmaya basladi. Lakashtari Eglath’tan gelen motivasyonla Harrowzau’nun aurasini yoketmeye odaklanmisti. Obsidius iyice kontrolden cikmis ates buyuleriyle ortaligi yakip yikiyordu, dusmanlarinin resistanslarini yok sayiyor, arkadaslarini ise kendi atesinden koruyordu. Artik Obsidius’un etrafinda toplanmayi birakmislardi. Rasputin gurzunu yanindaki yaratigin kafasina gecirip arkadaslarina dondu ve “Lavlar tunele dolmadan babama gitmeliyim” dedi. Eglath “Git!” dedi, bir yandan gozlerine akan terleri siliyordu, yuzunun sol tarafi biraz yanmisti. Bir barbarin gulumseyebilecegi kadar gulumsedi “Biz burayi hallederiz!” dedi. Obsidius salyalar akitarak atesler sacmaya devam ediyordu, Rasputin’e pek ilgi gostermedi. Lakashtari alevlerle dalgalanan saclari arasindan Rasputin’e onaylayan bir bakis atti. Rasputin kosarak tunele girdi ve gozden kayboldu. Eglath kilicini kaldirdi, yanindaki yaratigi boylu boyunca kesti. Actigi yaradan iceri obsidius’un alev dalgalari hucum etti ve yaratigi icten kavurdu. O sirada Eglath’a dogru gelen bir baskasi beynine aldigi bir darbeyle yere yigildi. Eglath Lakashtari’ye dondu, orb’undan dumanlar tutuyordu, basiyla onayladi. Tam o anda karsilarindaki duvar tekrar patladi. Bu kez lavlar magaranin ortasina kadar gelmisti, Rasputin’in gittigi tunelin agzindan asagiya dogru akmaya baslamislardi. Grubun zamani azaliyordu. Eglath Harrowzau’ya charge etti. Yeni gelen lavlarin arasindan 4 fire elemental firladi ve Harrowzau’ya saldirdilar. Lakashtari elementallarin arasindan siyrilarak kendisini Obsidius’u guvenli aurasina atti. Sirtlarini sol taraflarindaki duvara vermislerdi, gozleri tuneldeydi, gitmeleri gerekiyordu, burasi her an baslarina yikilacak gibiydi. Eglath Harrowzau ile karsilikli carpisiyordu. Thenaris’in gelmeyeceginden suphelenmeye baslamisti. Yaratigin staffi kafasina inecekken yavasladi, Lakashtari konsantrasyonunu saglayabilmek icin aci ceker bir haldeydi, Obsidius firsati gorup yaratigin kafasinda bir alev topu patlatti. Harrowzau kafasini geri attiginda Eglath aradigi firsati buldu ve kilicina genis bir daire cizdirerek yaratigin karnini yardi. Kulaklari sagir eden bir ciglikla beraber muthis bir patlama magarayi doldurdu. Obsidius ve Lakashtari’nin yaninda durduklari duvar buyuk bir gurultuyle patladi. Ikiside patlamanin etkisiyle karsi duvara sertce carpip yere dustuler. Lavlar Eglath’in ayaklarinin dibine kadar gelmisti, panik halde etrafina bakindi ve o anda Thenaris’i gordu. Sagindaki kayalarin arasindan bir anda ortaya cikti, tek elinde kilici diger elinde ise parlak yesil bir kristal tutuyordu. Fire elementallara dogru donup elinin tek hareketiyle dordunu de parcalara ayirdi. Harrowzau’ya dogru kostu ve kristali yukari kaldirdi. Yaratik bir ciglik atarak geriledi. O anda Eglath ile gozgoze gelen Thenaris “Kos” dedi. Eglath’in beklemeye niyeti yoktu, kosarak Obsidius ve Lakashtari’yi ayaga kaldirdi. Lavlar tunelden asagiya kopurerek akiyordu. Obsidius’un aurasindan yararlanarak lavlarin icine zarar almadan daldilar ve tunelden asagiya kosmaya basladilar.
Rasputin dar tunelde uzun sure kosmus, yanmis olu yada olmek uzere madencilerin yanindan gecmisti. Babasini nasil taniyacagini bile bilmiyordu ama dusunecek zamani yoktu. Tunelin sonuna geldiginde nefes nefeseydi, karsisinda demir bir kafes ve icinde bir kosede sinmis yasli bir adam vardi. Heyacandan ne diyecegini bilemiyordu. “Baba” dedi “Benim”. Adam ona tanimaz ve biraz cildirmis gozlerle bakiyordu. Sayikliyip duruyordu. “ihanet etti bize, bizi kandirdi!!! (Khhhollum!! Khhhollumm!! :D )” Rasputin babasinin haline inanamiyordu, bir kolu kesilmisti ve tek gozu kordu. Arkadaslarinin kosan ayak seslerini duydugunda gurzuyle kilidi kirdi. Eglath ona yetismisti, “Lavlar geliyor, gitmeliyiz” dedi. Babasini ordan cikardilar ve etraflarini lavlar sarip geride kalan zavalli madencileri yutarken onlar guvenle Lady Alustriel’in yatak odasina isinlandilar.
Lady Alustriel grubun zamansiz gelip gitmelerine alismis ve uygunsuz bir durumda yakalanmamak icin magical bir alarm kurmustu, boylelikle grup rituele basladiginda en azindan toparlanmak icin bir 5 dakikasi oluyordu. Yanindaki cuceyi tekmeledi, “gitmen lazim misafirlerim gelicek” dedi. Cuce karmakarisik sac ve sakalinin arasindan gorunen tek gozuyle garip garip bakti. “Bu saatte mi? burda mi? n…” Alustriel onu susturdu ve hizlica odadan gonderdi. giyinip masasinin basina gecip calisiyor numarasi yapmaya basladi.
Grup yine odaya palas pandiras girmisti, Alustriel yerinde zipladi. Rasputin masaya kostu, “Lady’m bu benim babam, kendisini silver deathlerin zindanlarindan kurtardim ama durumu hic iyi degil, akli gitmis” dedi. Lady Alustriel grubu biraz sakinlestirdikten sonra babasi icin rahipleri ayarlayacagini soyledi. Babasinin taniyabilecegi birini sordugunda Rasputin Galimore’dan bahsetti. Lady onuda buraya getirtecegini soyledi. Bu sirada Grup icin kotu haberleri vardi, yakin zamanda bir haberci gelmisti, Xaxis Mithral Hall’a saldiriyordu ve Bruneor Battlehammer cucelerin buyuk krali Eglath’i ve tebasini (ehehe) yardima cagiriyordu. Mithrall Hall’a davet edilmek buyuk bir onurdu. Grup zaten cucelere kendilerini oldukca yakin hissediyorlardi bu nedenle en yakin zamanda yola cikmaya karar verdiler. Lady Alustriel Mithrall Hall’in girisini kendi baslarina bulmalarinin imkansiz oldugunu bu nedenle bir kac gun icinde onlari oraya goturecek bir cuce kafilesinin gelecegini soyledikten sonra grubu yolcu etti. Dinlenip ertesi gun ugramalarini soyledi.
Grup o gece deliksiz uyumustu, yorgunluktan oluyorlardi. Ertesi sabah erkenden evin kapisi yumruklandi. Alustriel onlari acil cagiriyordu. esyalarini toplayip hemen evden ciktilar, bir an portal staff’i ile gitmeyi dusunduler ama vazgectiler. Alustriel’in odasina vardiklarinda Galimore onlari bekliyordu. Rasputin’e sarildi “Seni gormek cok guzel evlat” dedi. Eglath o arada Rasputin’in kulagina “heheheh simdi bu senin baban degil dermis eheehe” dedi Rasputin sesli gulmustu ama Galimore ciddiydi. “Rasputin bu senin baban degil” dedi. Hepsi oylece bakiyorlardi, Galimore devam etti. “Bu adamcagiz bir madenciymis, zamaninda madende birisi yanina gelmis ve ona bir takim esyalar vererek yerine gecmesini soylemis, karsiliginda bir cok sey vaad etmis. kabul ettikten kisa bir sure sonra muhafizlar adami yakalamis ve bir zindana atmislar. adam gercegi soylemis ama inanmamislar, yillarca agir iskence gormus ama sonuc alamayinca madenlere geri gondermisler. Malesef bu senin baban degil” Rasputin cokmustu, o kadar badire atlattiktan lavlara karsi kostuktan sonra yine babasini bulamamisti. Galimore’a dondu “Bana babami anlat” dedi. Galimore "Baban su siralar oldukca yasli olmali, saclari coktan beyazlamistir ama eskiden kizil kahve rengiydi. Baktiginda insani hapseden Derin acik mavi gozleri vardi, yapiliydi ama orta boyluydu. Khazid’hea nin son sahibiydi (http://forgottenrealms.wikia.com/wiki/Khazid’hea Kazidhea ). Grupta herkesin agzi acik kalmisti, Galimore’un bahsettigi kisi Thenaris’in ta kendisiydi, ama Thenaris Silver Death’lerin basiydi. Rasputin sacini basini yoluyor ama hicbir anlam cikaramiyordu, Galimore’a Thenaris’ten bahsettiler ama Galimore adamin adini tanimadi. Yillar once babasini ararken Neverwinter’da Silver Death’lerin basina yasli birinin gectigi dedikodusunu duymus ama adami asla gormemisti. Rasputin Thenaris’in genc oldugunu soyledi, belkide babasi degil kardesiydi. Alustriel’in calisma odasi bagirislar ve tartismalar icinde yutuldu.

##
cimenler agir cizmelerinin altinda eziliyordu, yanlarindan gecerken basiyla hafif bir selam verdi, bir kac adim iceri girdikten sonra kilicini cekti. o merdivenlerden inerken kopan kafalardan biri merdivenlerden seke seke asagi iniyordu.
##

Comments

Thathorian

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.