For the New and Unseen

Oyun 39 - Underdark, Defiler

Grup tunellerde nispeten korunakli bir bolgeye gectikten sonra dinlenmek icin durdu. Bu sirada Kris yeni hancerini denemeye can atiyordu, hanceri koluna sapladiginda keskin bir aci duydu, bu kadar aci verecegini dusunmemisti. Hancerin uzerinden akan kan kolunu kapladi. Herkes bir koseye kivrilirken, ilk nobeti Eglath tutmaya karar verdi. Kuf kokan magaralar surekli karanlik ve tehditkardi, arada bir fosforlu isiklar sacan bir bocek geciyor, bazen tam onunde gordugu bir mantar ortusu az sonra sag tarafinda belirir gibi oluyordu. Daha 1 saat olmamisti ki ileride bir surunme sesi duydu. girdikleri oyugun hemen disindan ve sag taraftan geliyordu. Eglath hemen Rasputin’i uyandirdi. Ikisi beraber o tarafa dogru ilerlediler. Koseyi donduklerinde bulduklari yere acilmis bir delikten baska bir sey degildi. Ayni anda kampta kiyamet koptu, Kris’in sanki yerin altindan gelen cigligini duyar gibi oldular. Geri kostuklarinda Kris’in yattigi yerde bir oyuk vardi ve digerleride uyanmis ayni noktaya bakiyorlardi. Herkes soktaydi. Rasputin ilk gordukleri delige dogru kostu, orada bir sey gormeyi umuyordu, digerleri de onu takip ettiler. Tam delikten asagi bakiyorlardi ki arkalarindan 4 metrelik bir kan solucani yerden fiskirdi. Grup gerisin geri dondugunde uzerlerine yapisken bir sivi fiskirtarak hepsini kor etti. Bu sirada Kris’de debelenerek yaratigin azgindan dusmustu. Eglath ve Rasputin bir yandan gozlerini temizlemeye calisirken bir yandan yaratigi uzaklastirmaya calisiyorlardi. Obsidius alevlerini kullanip yaratigi kavurunca sivri dislerin bir sonraki hedefi oldu. Goz acip kapayincaya kadar gecen bir sure icinde Obsidius’un bacaklari yaratigin agzindan sallaniyordu. Bu sirada Eglath kilcini yaratigin savunmasiz midesine indirdi ve Obsidius’un kafasindan 10 santim ileriden yaratigi ikiye boldu. Grup daha zerre kadar dinlenememis, daha beter hirpalandiklari gibi salya sumuk icinde kalmislardi. Kamp alanlarina geri donup neler oldugunu tartisiyorlardi. Kris tekrar uyaninca midesinde hissetigi rahatsizligi solucanin az once actigi kuyunun orda gidermeye calisirken kicinda hissettigi bir penceyle tekrar bir ciglik atti. Herkes saskindi, dort ayagi uzerinde yuruyen garip bir yaratik Kris’i kicindan yakalamis duvara dogru tirmanmaktaydi. Kris yaratigin kolunun ucunda armut gibi sallaniyordu. Obsidius zaman kaybetmeden yaratigin gittigi yone bir ates topu gonderdi. Alevlerden korkan yaratik Kris’i yere atip hizla kacti. Herkes Kris’i ayaga kaldirmaya calisirken tehlikenin varligiyla algilari iyice keskinlesen Rasputin etrafindaki sesleri hemen farketti. Keskin gozleriyle etrafi incelediginde onlarca kan solucaninin onlarin bulundugu yere dogru gelmekte oldugunu gordu. Bir seyler tersti, hicbir hayvanin yerlerini bu kadar cabuk bulmasi dogal degildi. Bir sey onlari cekiyor olmaliydi. Hepsi bir anda Kris’in koluna odaklandilar, tum kolunda dolasan kan sip sip yere damliyordu. Bir sey soylemeye gerek kalmadan Kris hanceri kolundan cikardi. Nefeslerini tutup beklmeye basladilar, Rasputin ve Obsidius karanlikta solucanlarin hareketlerini takip ediyorlardi. Bir sure sonra izlerini kaybettirdiklerini farkettiler. Kris Rasputin’i bir kenara cekip hanceri eline tutusturdu, belliki kendisine pek sans getirmeyecekti. Rasputin’in sevincten agzi acik kalmisti, hanceri sessizce kabul etti. O gece bir daha rahatsiz edilmeden uyudular. Uyandiklarinda sabah oldugunu gosteren bir isaret olmadigi gibi yiyecekleri de olmadigindan herkes kendisini asiri derecede yorgun hissediyordu. biraz toparlandiklarinda ne tarafa gideceklerini tartismaya basladilar, genel kani tunellerde daha fazla dolasabilirlerse bazi kayip esyalarini daha bulabilecekleri yonundeydi. Tam daha once gitmedikleri bir yone dogru yola cikacakken bir ciglik duydular. Bu bir kadin cigligiydi ve uzaktan da olsa tanidik gelmisti. Yardim icin cirpiniyordu. Herkes birbirine bakarken Lakashtari ileri atildi, pesi sira digerleri de sesin geldigi yone dogru kosmaya basladilar. Takip ettikleri grup da oldukca hizli ilerliyordu, izler Duergar sehrine dogru gidiyordu ve cigliklar devam ediyordu. Magaranin cikisina geldiklerinde onlerindeki kopruyu gecmekte olan cuce grubunu gorduler, kollarindan cekistirdikleri kisi Sila’ydi, uzun zaman once onlara Devil’i oldurdukleri yikintilarda ihanet eden grubun wizardi ve Xaxis’in adamiydi. Once kendisine duyduklari nefret nedeniyle hicbirsey yapmamaya karar verdilerse de Sila’da onemli bildiler olabilecegi akillarina gelince peslerinden gitmeye karar verdiler. Yanliz bu durum pek kolay olacaga benzemiyordu, onlerindeki koprude iki cuce nobet tutmaktaydi ve onlari hos karsilamalari olasiligi pek yok gibiydi. Daha bir kac adim atmamisken cucelerden biri onlara dogru seslendi, digeri elini baltasina atmisti bile. Lakashtari cucelere gelisine saldirmaya karar vermisti ki arkalarindan baska bir cuce sesi geldi bu kez. Kris cuce dili biliyordu bu nedenle Duergar dilinden bir kac kelime anlayabiliyordu. Arkalarindaki ufak tefek cuce grubun kendisi ile birlikte oldugunu bagiriyordu. Arkalarini donup baktiklarinda duergar zirhlari icinde yamuk yumuk kara sakalin altinda Khardik’i gorduler. Yanlarindan gecerken onlara tasimakta oldugu cuval parcalarini verdi ve uzerlerine gecirmelerini isaret etti. Grup cok fazla bir secenek olmadiginin farkinda oldugundan Khardik’i takip etmeye basladi. Cucelerle biraz daha konusurken Kris “Defiler” kelimesini cikarabildi. bir an sonra sehrin sokaklarinda ordan oraya hizli hizli yuruyorlardi, Khardik gectikleri her evin penceresinden goz ucuyla bakiyor ve birsey ariyor gibi davraniyordu. Bir kac kere konusmaya calistilarsa da kendisi de oldukca urkmus olan genc cuce onlara susmalarini isaret edip durmustu. Bir sure sonra bir evin penceresinden uzun sure bakti ve memnun olmus sekilde kapiya yoneldi. Cebinden cikardigi bir telle kapiyi acip iceri daldi. Grup pesi sira takip etmisti. Iceri girince uzerindekileri bir cirpida atan Khardik “Dedem beni oldurecek, Duergar kiligina girdigimi ogrenirse en iyi ihtimalle sakalimi keser” diyordu. Eglath genc cuceyi sakinlestirdi ve dogru olani yaptigini soyledi. Belli ki Khardik oldukca fazla okuyordu, bulunduklari sehrin Mithrall Hall’u zamaninda isgal eden Duergar’lara ait oldugunu soyledi, hatta o zamanin efsanevi liderlerinden Defiler ve Corrupter burada olmaliydi. Lakashtari burdan bir cikis olup olmadigini sordu, Khardik umutsuzca basini salladi, bu sehirde tek yon yer altina iniyordu ve o yone gitmek istemeyecekleri asikardi. Khardik kendisinin sehirde dolasip bilgi almaya calismasini onerdi, cok fazla bir secenek goremeyen grup buna izin verdi. Bu sirada hemen caprazlarindaki buyuk binadan Sila’nin cigliklari gelemeye baslamisti. Belli ki iskence goruyordu. Kadin olmeden duruma el koymaya karar veren grup hizlica evden cikip diger binanin etrafina konuclandi. Iceride mithrill zirhlarla orulmus bir robe giyen uzun boylu kara sakalli bir cuce vardi. Elindeki ucu kordan metal cubugu Sila’nin gozune tutmaktaydi. Kadin cigliklar atiyordu. Kris cucenin Sila’ya yukaridaki cucelerin durumunu sordugunu soyledi arkadaslarina. Rasputin ucurumun kenarindan dolasmis ve daha yakin bir pencereye gelmisti. Burada hanceri cikararak koluna sapladi ve bir yandan da kurda donustu, pencereden iceri atlamak icin dogru zamani kolluyordu. Kapidan iceri ilk Obsidius daldi. Defiler’in yaninda 3 tane daha cuce vardi ve Obsidius’un girmesiyle o tarafa dogru donduler. Bu sirada Rasputin’de pencereyi kirarak icer daldi. Obsidius goz acip kapayana kadar cucelerden ikisini bayiltmis, iceri bir hisimla dalan Rasputin ise bayilanlardan bir tanesini parcalayivermisti. Defiler elindeki rodu yere vurarak grubun geri kalaniyla arasina kordan bir demir duvar ordu. Rasputin ile basbasa kalmisti. Rasputin daha ne oldugunu anlayamadan bedeninin kontrolunu kaybetti, Defiler’dan gitgide uzaklasiyor ama buna engel olamiyordu. Bu sirada Lakashtari “Etrafima toplanin!” diye bagirdi ve konsantre olarak herkesi duvarin diger tarafina isinladi. Ayni anda duvar yokoldu ve Defiler’in tek hareketi ile aralarina girecek sekilde tekrar ortaya cikti. Rasputin yine cuceyle ayni alana sikismisti, duvarin yanibasinda oldugu icin bir yandan da yanmaktaydi. Guc bela ayaklari uzerine kalkip kosmaya basladi. Sila’nin yerde yatan bedeni nedeniyle duvar odayi tam kapatamamisti, hizla kendini disari atti. Bu sirada Eglath ve Kris duvarin diger tarafindan dolasarak Defiler’i sikistirmaya calisiyorlardi. Cuce Eglath ve Kris ile basbasa kalmaktansa hemen arkasindaki camdan disari atlamayi tercih etti. Bunun uzerine Kris kacmasini onlemek icin kapidan firlayip evin yan tarafina kostu, ayni zamanda rasputin de diger camdan disari firladi, bir an dengesini yitirecek gibi oldu hemen yani basi dipsiz bir ucurumdu, pencereye tutunup dengesini bulmus, bu olay ona bir fikir vermisti. Ucurum ile ev arasinda elinden geldigince hizli ilerleyip defiler’i mithrillle kapli robeundan yakaladi, butun gucuyle ucuruma dogru itti. Cuce, bir dag kadar agirdi, dusmuyordu. Tekrar denedi ve tekrar ama adam sanki kendini zemine cakmis gibiydi kimildamiyordu. Derken cucenin rod’unun kendisine dogru geldigini gordu, son anda kendini evin duvarina dogru atti. Bu kez ucurumun dibini gormekten son anda kurtulan kendisi olmustu. Ucurumun kenarindaki herkes artik tedirgin adimlar atmaktaydi, Defiler daha fazla vakit kaybetmeyerek tekrar iceri isinlandi, iceride Obsidius ve Lakashtari buyulerini pespese gonderiyorlar, Eglath da hazir bekliyordu. Iceri girer girmez kendisini gruptan uzak bir koseye atan defiler araya da yeni bir duvar koydu. Bu kez Lakashtari’nin de bekleyeme niyeti yoktu bir camdan firlayarak diger cama dogru ilerledi. Rasputin’de bu sirada evin kenarina tutuna tutuna cama dogru ilerlemeye calisiyordu. Grup artik Defiler’in kaotik savas anlayisina adaptasyon gostermis, atak ve buyulerini duvarin yokoldugu ana kadar hazir tutmaya baslamislardi, bu sayede duvar tekrar belirmeden once cuceye ulasacak bir kac saniyeleri oluyordu. Eglath ve Obsidius duvarin yokolmasini beklerken Kris de tekrardan kapidan iceri girdi ve onlara katildi. Bu sirada camin onune gelen Lakashtari iceriye bakiyordu ki Defiler’in tam olarak kendisine bakarak bir buyu yaptigini gordu. Cok uzun gelen bir saniye boyunca nerede bulundugunun sokuyla dona kaldi, pencerenin onundeydi, aciktaydi ve arkasi sonsuz bir ucurumdu. Korkudan kimildayamazken Defiler’in buyusu sans eseri kafasi yerine yandaki pencere pervazini patlatarak ucurumdan asagiya gonderdi. Lakashtari’nin baska bir isarete ihtiyaci yoktu kendisini camdan iceri firlatti. Bir an sonra Rasputin de gelmisti. Defiler icin artik kacacak yer kalmamisti. Eglath’dan bir kilic darbesi, Kris’den gelen vahsi bir charge, Rasputin’in bacagina yapisan disleri, Obsidius’un alevleri ve Lakashtari’nin dominant psishik gucleri altinda ezilerek can verdi. Obsidius daha adamin cesedi sogumadan mithrill robe’un magical ozelliklerini arastirmaya baslamisti bile. Lakashtari de Sila’nin ustunu basini ariyordu ama kadin bir sey tasiyorduysa da ya kaybetmisti yada calinmisti. Baska birilerinin gelme ihtimaline karsilik burda daha fazla vakit gecirmek istemeyen grup Sila’yi da kucaklayip kapiya dogru yoneldi.

##
GUUUUMMM!!! amansizca kapiyi zorluyorlardi, Alustriel surlarin uzerinden onunde kara bir deniz gibi uzanan orduya bakiyordu. Komutan Aruseme kendi sovalyelerinin Xaxis’in etkisi altinda Silverymoon’un kapilarini yikmaya calismasini gormeye tahammul edememis ve kapiyi koruyan kuvvetin yanina inmisti. Alustriel ovada bir kac yerde portallar goruyrdu, demonlar akiyordu portallardan. Demonlar onu rahatsiz etmiyordu, ne kadar cok olurlarsa olsunlar Silverymoon’dan iceri adim atmalarina imkan yoktu. Onu tedirgin eden sovalyelerdi, buyuden etkilenmise benzemiyorlardi, ustlerine yagan oklara ve kizgin yaglara ragmen kapiyi kirmak icin cilgin bir gucle saldiriyorlardi. Alustriel Xaxis’in bu kadar aptal olmadigini biliyordu, 4-5bin sovalyeyle kapilari kirsa bile sehri elinde tutmasina imkan yoktu, sehirden topladiklari gonulluler bile neredeyse 10bin kisiydi. Tedirgindi bekliyordu ama bekleyisi fazla uzun surmedi. ovanin ortasindaki gozleme! kulesinin tepesinde bir isik belirdi, bir rituelin basladigini gorebiliyordu. Gokyuzu kararmaya basladi, kizil kara bulutlar silverymoon’un uzerini kapliyordu. bir kac saat sonra ilk meteor avluya dustu.
##

##Devami Haftaya##

Comments

Thathorian

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.