For the New and Unseen

Oyun 40 - Silverymoon Yaniyor

Binadan hizla ciktilar, daha once bulduklari bos binaya dogru ilerlediler, bu sirada Khardik de gelmisti onlari bekliyordu. Once neler oldugunu sordu, Eglath gecistirdi gorduklerini anlatmasini istedi. Khardik bir cikis yolu bulamamisti, bu sehirdeki tek yon asagiya iniyordu. Bu sirada Rasputin Sila’yi konusacak kadar kendine getirdi, kadinin durumu iyi olmadigi gibi sanki garip bir transformasyon gecirir gibiydi. Arada cigliklar atiyor ve yuzunun icinden bir yuz daha cikacak gibi oluyordu. Herkes urpermisti. Eglath Rasputin’i kenara cekip Sila’nin basina geldi. Soracak cok soru vardi, Xaxis neydeydi, cuce sehrinden ne istemisti? Eglath sorulari sorarken Kris ve Lakashtari ellerinde silahlariyla kadinin iki yaninda bekliyorlardi, Eglath engel olmasa kadinin isini orada bitirecekler, Xaxis’in bir adamini daha ortadan kaldiracaklardi. Eglath sorularinda israrciydi ve sonunda Sila konusmaya basladi. Xaxis’in cuce sehrindeki amaci kargasa yaratmakti, uyandirilan bir ejderha oldukca sorun yaratcakti ve Alliance’tan muhtemel yardimlar Mithrall Hall’a giderken xaxis Silverymoon’a saldirmayi planliyordu. Xaxis Silverymoon’dan Sila’nin bilmedigi birsey istiyordu ama bu herneyse sovalyelere yaptigi rituellerle ilgiliydi. Eglath rituel ile ilgili de sorular sordu ama Sila sadece buyuleri bir scroll’dan okudugunu ve nasil calistigi konusunda birsey bilmedigini soyledi. Tek bildigi o gece herkes bazi ruhani yaratiklar tarafindan ele gecirilmisti, hatta kendisi hala iradesi icin savasmaktaydi. Konusmalar devam ederken biraz once icinde savastiklari binadan bir patlama sesi geldi. Camdan disari dogru baktiklarinda mavi elektrik kivilcimlarinin binanin dort bir yaninda dolastigini gorduler, ayrica binanin camlari da paramparca olmustu. Herkesin aklina bir anda Staff of Portals geldi. Birisi onu bulmustu ve kullanmisti. Hepsi beraber gidip dikkat cekmeyi goze alamadiklari gibi bir onceki savastan bu yana oldukca yorulmuslardi. Obsidius’u gondermeye karar verdiler, geri kalanlar binada kalip dinleneceklerdi, Lakashtari Obsidius’u yanliz gonderemeyecegini beyan etti, aslinda tek basina beceremeyecegini dusunmekteydi, akli basinda birinin yardimina ihtiyac duyacagi kesindi. Boylece ikisi dikkatlice ilerleyerek binaya yanastilar ve pencereden izlemeye basladilar. Bu kez baska bir cuce elinde staff of portals ile iceride dolasmaktaydi, belliki birilerini ariyordu. Bu cucenin uzerinde de Obsidian taslar islenmis bir robe vardi. Khardik’indaha once bahsettigi Corrupter olma olasiligi oldukca yuksekti. Lakashtari ve Obsidius aralarinda iceri dalmak ile gozlemlemek arasinda karar vermeye calisiyorlardi. Bu sirada icerideki cuce kapiya dogru ilerlemeye basladi. Ikisi panikle bir duvarin arkasina gecip beklemeye basladilar. Adam kapidan ciktigi gibi diger binalara dogru yurumeye basladi. Ikisini de panik sarmisti adami simdi kaybederlerse staff of portals muhtemelen sonsuza dek ellerinden gidecekti. sokaklarda baska Duergarlar da vardi, acik alanda adama saldirmayi goze alamazlardi. Arkadaslari uzaktaydi. Obsidius sakalini yola dursun Lakashtari buz ejderhasindan aldigi yuzugu parmagina takip adamin arkasindan kostu. “Bakarmisiniz?” diye seslendi. Cuce ve etraftaki diger Duergarlar ayni anda donup Lakashtari’ye bakmaya basladilar. Lakashtari direk karsisindaki cuceye bakarak konusuyordu “aradiginiz kisileri biliyorum, demin burda bir savas oldu. onlari goturduler” dedi. Obsidius duvarin arkasindan agzi acik izlemekteydi. Adam Lakashtari’ye dogru gelmeye basladi. O sirada Lakashtari de urkek bir tavsan edasiyla seke seke adama dogru kostu ve son adimda sahte bir dusme numarasiyla kendini adamin kollarina birakti. Cuce onu havada yakalamis ve kollarina almisti. Lak’in plani super isliyordu kendisiyle gurur duydu, simdi Obsidius’un tek yapmasi gereken adamin dikkati dagilmisken portal staff’ini cebinden almakti. Caktirmadan kafasini geriye atarak Obsidius’un oldugu yeri kontrol etmek istediginde kendisini bir duvara bakarken buldu. bir anda sicradi, artik sokagin ortasinda degildi. teleport olmuslardi hemde bir binanin alt katinda bir yatak odasina. Korkunc cuce tam karsisinda oturuyor ve siritiyordu. Lakashtari’nin butun hayatta kalma icguduleri bir anda cosmustu, kafasinda kirk tilki donmeye basladi. Bu sirada Obsidius duvarin arkasinda agzi acik kalmis bekliyordu, Lakashtari ve cuce bir anda gozden kaybolmuslardi ve nereye gittiklerine dair en ufak bir fikri yoktu. Cuce sordu “Anlat bakalim kim bu adamlar ve nerdeler?” Lak tereddut etmeden konusmaya basladi “bir maceraci grup beni magaralarda kacirdilar, daha sonra buraya geldigimizde bir baska cuce grubuyla o binanin icinde savastilar, simdide caddenin karsisindaki bos binadalar” artik duramiyordu, surekli anlatiyor, aklina geleni soyluyordu. Soylediklerinin imkansizligiyla yuzundeki masum kurban ifadesi o kadar celiski yaratiyordu ki cuce ona inanmama riskini alamadi. Cuce siritmaya devam ediyordu, elindeki hanceri Lakashtari’nin yuzunde biraz gezdirdikten sonra kafasinin arkasina sertce vurdu ve bayiltti. Obsidius sokaklarda paniklemis halde dolasirken bir anda cuceyi gordu, onundeki kucuk bir binadan cikiyordu ve arkadaslarinin oldugu binaya dogru gidiyordu. Bir an ne tarafa gidecegine karar veremezken sonunda Lakashtari’nin pesinden gitmeye karar verdi. kucuk bir binaya benziyordu Lak’i bulmasi zor olmazdi. Cuce arkadaslarinin dinlendikleri binaya girerken, Obsidius da cucenin ciktigi binaya girdi. bina bos gorunuyordu. hizlica butun odalari arastirdi ama kimse yoktu, “Lakashtari!!” diye bagirdi ses yoktu. panikten dogru dusunemiyordu, birde zemindeki kahrolasi bir cikintiya 4 defa takilip dusmustu. Derken asagidan bir yerlerden tok bir ses geldi, Obsidius sesin geldigi yone dogru bakinca takilip dustugu seyin zeminde bir kapak kolu oldugunu gordu. Kapagi kaldirip actiginda Lakashtari’yi zeminde yatarken buldu. kafasinin arkasi kaniyordu. yuruyemeyecegini soyleyince kizi sirtina alip merdivenleri cikmaya basladi. Bu sirada diger tarafta Cuce Kris Rasputin ve Eglath’in oldugu eve daldi. Lakashtari’nin plani belki sarpa sarmisti ama kazandirdigi zaman arkadaslarinin dinlenmelerine ve guclerini toplamalarina yetmisti. Eglath hemen ayaga kalkip “Kime baktin birader” diye cuceye seslenirken bir yandan da kilicini kininda gevsetti. malesef muzakereler fazla uzun surmeden savas basladi bu kez gruptan iki kisi eksikti ve bu yaratikta baska bir tur duvar kullaniyordu. Bir sure iki tarafta birbirine temkinli saldirilarda bulundu, birtek Kris her buldugu firsatta charge etmekteydi. savas hizla hareketlendi, Kris Rasputin ve Eglath iyi bir kombinasyon olusturmuslardi, bir kac dakika sonra cuce kanlar fiskiran bogrunu tutarken pencelerden birine dogru kosuyordu, ama o pencerede bir anda Obsidius’un sirtinda oturan mavi kiz ortaya cikti, alev alev bakislar kendi gozlerini gecti ve Corrupter icin isiklar sonmustu. Bu sirada yaralari nedeniyle icindeki canavarla savasi kaybeden Sila korkunc sesler cikararak ayaklandi ve gruba dogru surunmeye basladi, kabuslardan cikmisa benziyordu. Lakashtari ve Obsidius’un da katilmasiyla tam gucune kavusan grup Sila’dan cabuk kurtuldu. Lakashtari son hamle olarak ayagiyla kadinin kafasini ezmis arkadaslarinin sok icindeki bakislari arasinda tatmis olmus bir sekilde gecip gitmisti. Daha fazla vakit kaybetmeyi goze alamayarak Corrupter’in uzerindeki staff of portals’i alip ormanin icindeki kalelerine isinlandilar. Staff uzun suredir kullanilmakta oldugundan stabilitesini oldukca kaybetmis durumdaydi. Lakashtari kalenin yemek salonunda ortaya ciktiginda salon bir anda savas alanina dondu ve etrafta arkadaslarindan hicbiri yoktu. Bir an sonra disaridan Rasputin’in tiz cigligi gelmeye basladi, 3-4 saniye suren kulaklari tirmalayan, yurekleri burkan bir feryat sonrasinda tok bir ses duyuldu. Lakashtari kalenin icinde hizlica doasarak once digerlerini buldu daha sonrada kale kapisinin onune cakilmis olan Rasputin’i. Eglath Rasputin’i neredeyse yerden kaziyarak yaralariyla ilgilenip dinlenmesine yardim etti. Disari ciktiklarinda ormanin guneyinde Silverymoon’un oldugu taraftan dumanlarin yukseldigini ve gokyuzunun dogal olmayan bir kizillikta oldugunu gorduler. Hemen sonra gumus ejderhalarinin magarasina dogu kosturuyorlardi, yardim istemeyi umuyorlardi. Ejderhanin yanina vardiklarinda onlara Silverymoon’da savas oldugu haberini verdi. yakin zamanda gokyuzunden alev toplari dusmeye baslamisti. Grubun dinlenmeye vakti yoktu, ejderhanin onlari sehre tasimayi kabul etmesiyle sirtina atladilar ve hayatlarinda ilk kez bir ejderhanin sirtinda ucmaya basladilar. Baska bir zaman olsa her anin keyfini cikarmaya calisabilirlerdi ama onlerindeki savastan baska bir sey dusunemiyorlardi. Kalenin yakin cevresinden uzaklasir uzaklasmaz Rasputin eline bagladigi babasindan kalma kolyede bir guc hissetti, sanki baska birini hissedebiliyordu ve kolyeden yayilan enerji Ejderhaya adeta kilitlenmisti. Rasputin kolye vasitasiyla izlendigini anlamisti, ve izleyen muhtemelen Thenaris’ti. Kolyeyi kolundan cikarip kic cebine soktu, Ejderhayi da Thenaris’e karsi uyarmayi ihmal etmedi.bir saat gibi kisa bir zamanda Silverymoon’un uzerinde ucuyorlardi, dogu kapilarinin ardinda bir demon denizi vardi ve kapilari zorluyorlardi. Silverymoon’un icinde ise sadece bir kac bin gonullu varmis gibi gorunuyordu. Eglath Ejderhaya Alustriel’i isaret etti. Hayvan avluya indiginde etraftaki herkesin hayretten ve korkudan gozleri faltasi gibi olmus silahlarina siki siki sarilmislardi. Alustriel onlari gordugune hic bu kadar sevinmemisti, durumu anlatti, bir suredir saldiri altindalardi, demonlarin Silverymoon’a girememesi nedeniyle Xaxis kapiyi zorlamak icin sovalyeleri kullanmaktaydi. Alustriel onlari yardim gelene kadar tutabilecegini dusunuyordu ama bir anda meteor firtinasi baslamisti. onlar konusurken yakinda bir binaya inen bir alev topu binanin patlayarak alevler tarafindan yutulmasina neden oldu. Savas alaninin ortasinda bir gozetleme kulesi vardi. Alustriel inen alev toplarinin bu kulenin tepesinde yapilan bir rituel nedeniyle oldugundan suphelenmekteydi. Oraya varabilecek tek sey grubun ejderhasiydi, fazla soze gerek yoktu ama dinlenmeleri sartti. Eglath Lady Alustriel’in sag yanagindaki cizikten akan kanin uzerinde yarattigi intikam hirsi dolu coskuyla ejderhaya binip kuleye tek basina saldirmak icin tutturduysa da kolundan bacagindan yakalayarak zar zor yere indirip ikna ettiler. Alustriel’in sagladigi ozel ekmeklerden yiyerek 1 saat icinde tamamen yenilenmislerdi. Ejderhanin sirtina tekrar binerek, coskulu tezauratlar arasinda silverymoon surlarinin uzerinde yukselmeye basladilar, Hepsi ejderhanin gumus pullarinin altinda yeni bir coskuyla akmaya baslayan kani hissetmislerdi, hayvan kuleye dogru giderken ara ara demonlara dogru dalisa geciyor ve 10larcasini alevler icinde birakiyordu. Kuleye yaklastiklarinda en ust katindaki avluda buyuk bir demonin bir buyu yapmakta oldugunu gorduler, o tarafa dogru ilerlerlerken dev bir kara alev topu ejderhaya sertce carpti, hayvan sendeleyip biraz irtifa kaybettikten sonra toparlandi. Herkes kendine geldiginde asagida kulenin en alt katindaki Xaxis’i gorduler. Ejderha beklemeden o tarafa dogru pike yapti, Xaxis kendini binadan iceri attiginda etrafindaki 4 sovalye alevler icinde kalmisti. Rasputin ejderhaya onlari kulenin tepesindeki kata birakmasini ve guvenli bir yere gitmesini soyledi. Ejderha soyleneni yapti. Avluya indiklerinde karsilarinda obsidian siyahi kanatli bir demon vardi. Onlari gorur gormez yapmakta oldugu buyuyu birakti ve iki eliyle iki portal aciverdi. Portallarin icinden golge atlarinin uzerlerinde iki seytan ciktilar. Etraflarindaki dev savasin tam kalbinde bir kulenin catisinda zamaninda Nesme’den yola cikan saf gencler artik ne saf nede genctiler ve cehennemden cikma seytanlara karsi, bir barbarin baltasi kadar keskin, bir cucenin cekici kadar saglam, en cilgin buyuculerin yarattigi alevler kadar tahmin edilemez bir karakterle duruyorlardi. Simdi savas zamaniydi..
##Devami Haftaya##

Comments

Thathorian

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.