For the New and Unseen

Oyun 43 - Obsidius ve Silvo'ya veda

Dagin icinden cikar cikmaz patikadan asagiya dogru yola koyuldular, uzerlerinde nedensiz bir yorgunluk bir bitkinlik vardi. kendilerini hana atip uyudular. Ilk nobeti Rasputin tutmus pesinden ise Obsidius’un bedenindeki Pyrocalystra devralmisti. Rasputin ruyasinda yine babasinin sesini duydugunda sicradi. Yuzune bir sicak hava dalgasi carpmisti. kaldiklari odanin camlarindan kizil bir isik iceri doluyor heryeri gun gibi aydinlatiyordu. Rasputin digerlerini hizlica uyandirarak giyindi. kosarak asagiya indiler. Disari ciktiklarinda Obsidius yerden metrelerce yuksekte bir ates firtinasi icinde havada asili duruyordu. Kasaba halki hem merak hem korkudan etrafta toplanmislardi. Grup hemen ileri atladi, “Obsidius” diye haykirdilar. Buyucu gozlerini acti onlara dogru bakti. “Aah evet Obsidius” dedi “Bana esyalarimi getiren cocuk, onu unutmayalim” arkasini dondu ve dagin yamacina bir el hareketi ile alevden bir “O” harfi kazidi. Buyucu konusmaya devam etti. “Ates duzleminde yarim kalmis bir isim var daha sonra buraya geri donecegim, sonra gorusmek uzere” sonra durdu ve ekledi "Gitmeden once bu kasabayi yakmami istermisiniz? insanlar korkuyla etrafa kacismaya basladilar. Eglath hemen araya girerek “hayir nemunasebet” diye cevap verdi. Buyucu omuz silktikten sonra ates duzlemine actigi portaldan gecerek yokoldu. Grup sok icinde karanlikta kalmisti, yasadiklari anlari tekrar gozden gecirmeye baslayinca neler oldugunu anladilar. Savas sirasinda ruhlar yer degistirmis ve bunu farkedememislerdi. Cocukluk arkadaslarini kendi elleriyle dagdaki lavlarin altinda birakmislardi. Lakashtari ile Eglath’in bu isin pesini birakasi yoktu. Eglath lavlara dalip cesedi cikarmaktan bahsetmekteydi, Rasputin’in sik sik artik atese karsi gecirmezliklerinin olmadigini hatirlatmasi gerekiyordu. sabahin ilk isiklarina kadar tartistiklari sirada Rasputin kolyesini koydugu arka cebinde ani bir aci hissetti. Bir an icin bedeni parcalaniyormus gibi hissetmisti. Bu durumdan hepsi iskillendiler, Thenaris’ten Silvo’ya karsi bir hamle bekliyorlardi ve kolyeden gelen sinyal ne olursa olsun hayra alamet degildi. Staff of Portals’i kullanarak kaleye isinlandilar. Ust kata cikmislardi, havada keskin bir yanik kokusu vardi. Hizla asagiya kosturdular. Ana salona geldiklerinde gumus ejderhayi harabeye donmus koca salonun ortasinda yatarken buldular. Etrafinda 3 yavrusu duruyordu. Her yer kan ve alevden taninmaz hale gelmisti. hizla ejderhanin yanina kostular. Genc ejderhalar onlarin gelisiyle beraber insan formlarina donustuler. 3’unun de yuzunde ifadesiz bir bakis vardi ama auralarindan kadim bir huzun hissediliyordu. Hemen neler oldugunu sordular. En buyukleri yaklasti “sizin Thenaris dediginiz savasci kalenin yakinlarina geldi, Anne, adamla yuzlesmek ve ortadan kaldirmak icin ortaya cikti, saatlerce savastilar ve en son Anne adamin kolunu kopardiginda savasci kacti”. “adamin kacmasindan hemen sonra Anne oldu. Size bir mesaj birakti, onun icin uzulmenizin yersiz oldugunu size karsi olan hayat borcunu odedigini ve artik tek bir istegi oldugunu soyledi. bizi ejderhamizragi dunyasindaki Harma koyunun arkasindaki daga birakmanizi, burada atalarimizin yuvalarindan biri oldugunu soyledi”. Grup yikilmisti, bir gunde sevdikleri iki varligi kaybetmislerdi. Eglath cocuklara sarildi ve onlari sagsaglim ulastiracaklarina dair yemin etti. Kaleden hemen cikip ucan atlarina binerek Silverymoon’a gittiler. Sehre girer girmez buyucu kulesine dogru yonelmislerdi. Fakat bu sirada yeni dostlarindan biri olan druid Rasgath’da Silverymoon’daydi. Grubun yanindaki ejderhalari insan formlarinda olmalarina ragmen aninda tanidi ve hemen gruba yaklasti. Eglath ve Rasputin’e merhaba diye seslendiyse de onu gormezden gelip uzaklastilar. Rasgath sasirmisti, bu sirada uzun sure uzgun kalmasi genetik olarak imkansiz olan Lakashtari Rasgath’i gorur gormez tanidi ve neseyle kucakladi. Rasgath da ayni heyecanla yanlarindaki ejderhalari sordu. Rasputin topuklari uzerinde sertce donup Rasgath’a cenesini kapamasini soyledi ve onlari beklemeden hizla devam ettiler. Lakashtari Rasgath’i kendi yanina cekerek, “nereye gittiklerini biliyorum birak gitsinler, biz onlardan once orda oluruz” dedi. Rasputin ve Eglath once kutuphaneye ugrayip Rasputin’in kolyesi hakkinda bilgi aldilar. Kolyedeki buyuyu iki tarafli bir hale cevirebilecek bir rituel oldugunu ogrendiler. Bu Rituelin bir hafta boyunca tekrarlanmasi gerektigini ve 7. gunun sonunda kolyenin iki tarafli calisacagini bildirdiler. Eglath ve Rasputin burdan Lady Alustriel’in yanina gecince Lakashtari ve Druid’i orda buldular. Lakashtari Staff of Portals’i kullanarak Lady’nin calisma odasina isinlanmis ve hatta gruptan birini kaybettiklerini soyleyince Eglath’i kaybettigini zanneden Alustriel’in az daha kalbine indirmisti. Durumu hizlica izah ettikten sonra Alustriel onlara yarin istedikleri portali acabilecegini soyledi. Grup handa bir gece gecirdikten sonra sabaha tekrar Alustriel’in yanina geldi. Alustriel portali acti ve ilk gecen Rasgath’a donus yolu icin gereken tasi verdi. Druid ortami kolacan ettikten sonra digerleride gectiler. Tam portal kapanmak uzereydiki Alustriel’in yuzunun seyridigini farkeden Rasputin endiseyle haykirdi. Panikten deliye donmustu. Rasgath’in elinden geri donus tasini aldigi gibi Alustriel’in yanina isinlandilar. Alustriel tam derin bir nefes almisti ki bir anda butun grubu tekrar karsisinda gorunce cigligi basti. Rasputin hemen atladi, “Lady’m iyimisiniz yuzunuz seyriyor gibiydi” dedi. Alustriel bakakalmisti “Bunun icin mi geri dondunuz?” diye sordu. Hemen Alustriel’e hot springs koyundeki olaylari ve seyirmeleri anlattilar. Alustriel ilgilenmisti ve gruba koydeki bu durumun nedenini ogrenmelerini tavsiye etti. Bu sirada kendisinde bir sorun olmadigini tekrarliyor ve gitgide garip bir sekilde sinirleniyordu. Rasputin sonunda Lady Alustriel ile beraber kalmaya karar vererek digerlerini tekrar portaldan gonderdi. Alustriel buna da itiraz etmis ama engel olamamisti. Grubun geri kalani Krynn’in karli havasina ciktiklarinda biraz da olsa kendi dunyalarindaki cilginlik ve kosusturmadan uzaklastiklari icin hosnutlardi aslinda. Harma koyu karsilarindaki vadide gorunmekteydi. Bir kac los isik disinda bir hareket yok gibiydi. Grubun druidi Rasgath bir pantere donuserek gizlice ilerlemeye basladi. Bu sirada kamp alaninda genc ejderhalar huzursuzdular, etraftaki orman ve kasabadan yayilan olumcul aura onlari rahatsiz etmekteydi. Rasgath kasabaya yaklastiginda daha da garip bir durumla karsilasti. Kasabanin girisinde bir guard durmaktaydi fakat bu guard bir zombiydi. Rasgath yaratigin bos goz cukurlarlarini gayet rahat gorebiliyordu. Ayrica kasabanin geri kalanida yasayan olulerle doluydu ama garip bir sekilde normal kasabalilarin yapacaklari gibi etrafta dolaniyor evlerine girip cikiyorlardi. Rasgath hizla kamp alanina geri dondu ve gorduklerini grubun geri kalanina anlatti. Herkes saskindi ejderhalar ilerlemek istemiyorlar, Kris ve Eglath ise onlari orda birakmak istemiyorlardi. En sonunda Rasgath ve Lakashtari beraber kasabaya tekrar bir goz atmaya karar verdiler. Lakashtari olabildigince sessiz yurumeye calisiyordu. Patikanin hemen dibinden baslayan karanlik orman ikisini de urpertiyordu. Guardin yanina geldiklerinde Lakashtari bu kadar gizli sakliliktan sikilarak guardin yanina gitti ve koyden gecmek istediklerini soyledi. Guard’in soylediklerinden birsey anlamak cok zordu ama tam o sirada bir yerlerden bir cocuk seslenmeye basladi. “Hey selam!” bu 12-13 yaslarinda bir cocuktu ve gorunuse goru kanli canliydi. Obsidius ve Lakashtari’nin enselerindeki tuyler diken diken olmustu, bu iste bir bit yenigi oldugu kesindi.
#Tam o anda sikintidan basi agrimakta olan Rasputin icinin giciklandigini hissetti, cocuklari hic sevmezdi. etafina bakindi cocuk mocuk yoktu, ayak parmaklari arasindaki kirleri cikartmaya devam etti#
Bu sirada Harma’da cocuk sorular yagdiriyor onlari kasabaya davet ediyordu. Rasgath ve Lakashtari bu duruma pek hevesli degilleri bu nedenle tanistiklarina memnun olduklarini soyleyip kampa geri donduler. Lakashtari gitmeden once kasabadaki buyuyu incelemis ve guclu bir lanet oldugunu sippadanak anlamisti.
Kamp alanina geri donup aralarinda durumu tartistilar ve en iyisinin buyulu atlarina atlayip dort nala kasabadan gecmek olduguna karar verdiler. Lakashtari atlari hazirlar hazirlamaz Eglath onde digerleri arkada patikadan asagiya dogru hizlanmaya basladilar. Kasabanin sinirina geldiklerinde Eglath ruzgar gibi gitmekteydi. Kasabaya ilk adimi atar atmaz ise buyuk bir suprizle karsilasti, ayaklarinin altindaki at bir anda yokolmustu ve Eglath metrelerce oteye ucarak karlarin arasinda kayboldu. Digerleri Eglath’in talihsiz sonunu gorunce hemen dizginlere asilip atlati durdurdular. Kasabayi kaplayan garip bir anti magic aurasi olmaliydi. Atlardan inip yuruyerek devam etmeye karar verdiler ama bu kezde ejderhalar kasabanin icinde kendilerini cok kotu hissetmekteydiler. Bu olaylar olurken Eglath’in yanina olu bir kadin gelmisti. Eglath tedirdin bir sekilde bekledi, kadin “yardim et” dedi, sesi cok kisikti, bir fisilti gibiydi. Eglath “Nasil yardim edebilirim?” diye sordu. Kadin kemikli parmagiyla ormani gosteriyordu. Durum artik acikti, hem kendi gorevlerini yapabilmek hemde bu zavalli insanlari bu lanetten kurtarabilmek icin ormana girip neler dondugunu ogrenmeleri gerekiyordu. Grup ejderhalari guvenli bir yerde biraktiktan sonra olu kadinin isaret ettigi yere dogru ilerlemeye basladi. Ormanin ici dogal olamayacak kadar soguk ve karanlikti. bir saat kadar yuruduklerinde etraflarini bir sis kaplamis, gorus mesafelerinin hemen otesinde golgeler gezinmeye baslamisti. Lakashtari lanetin kaynagi olduguna inandigi bir aurayi takip etmekteydi. Bir saatlik bir yolculuk sonunda zeminde bir cukurun yanina geldiler. Cukurun girisindeki caliliklarda bir cocugun kiyafetinden kopan bir parca vardi. Dokunduklarinda kul gibi dokulmustu, en azindan 100 yillik olmaliydi. Once Rasgath’i ipe baglayip bir mesaleyle asagi sarkittilar. ortamin guvenli oldugundan emin olunca da hep beraber indiler. tastan bir koirdorda ilerliyorlardi, kisa bir sure sonra buyuk bir odaya geldiler. Etrafti inceliyorlardi ki tam karsilarinda herseyi yutan bir karanlik bulutun icinden iki dev kopek firladi. Buralardaki hersey gibi bunlarda oluydu. Savas hemen basladi, kopekler siradan yaratiklara benzemiyorlardi, bir kac dakika icinde grup lime lime olma tehlikesiyle karsi karsiya kalmisti. Tam tekrar toparlanip hayvanlarin birini ciddi yaralamayi basarmislardi ki tuylerini urperten bir ses karanligin icinden seslendi “Yeter”. Karanlik bulutun icinden bir adam cikmisti. Grup kanayan yerlerini tutarak tekrar bir araya toplandi, yeni gelen yabancinin kim oldugu mechuldu, tekrar savasmaya hazir bir halde beklediler. Adam kopeklerini oksadiktan sonra gonderdi ve bulunduklari oda bir anda bir calisma odasina donustu. heryer mesaleler kitapliklar ve gul kokusuyla doldu. Adam calisma masasinin yanina gidip grubu dikkatlice suzdu. “Buraya yanlislikla dusmus mezar hirsizlarina benzemiyorsunuz, hatta saniyorum bu dunyadan bile degilsiniz” dedi. Eglath “Sen kimsin?” diye sordu. Adam “Benim adim Chemosh, siz beni tanimazsiniz, bana neden burda oldugunuzu soyleyin” dedi. Chemosh adi hicbirinde bir cagrisim yapmasada hepsinin tuyleri diken diken olmustu.
#sol ayagindan sag ayagina gecmis olan Rasputin bir anda kalbinin tekledigini hissetti ama bir anlam veremedi#
Grup chemosh’a koydeki durumdan bahsedince Chemosh lanetin 300 yillik oldugunu cocugun kendisinden bir istekte bulundugunu onunda kabul ettigini soyledi. Yanliz lanet cocuk tarafindan yerlestirilmisti ve Chemosh’un yapablecegi bir sey yoktu.
Grup bu gizemli ve tuyler urpertici adama tesekkur edip hizla ordan uzaklasti

##Devami Haftaya##

Comments

Thathorian

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.