For the New and Unseen

Oyun 48 - Sundabar'dan kacis

Ellerindeki yaziti tunelin kapisina yasladiktan sonra dusunmeye basladilar, kafalarinda hem yazitla sehirden cikmak hemde Keshan’dan kurtulmak icin bir plan olusmaktaydi. Oncelikle Rasgath’i kulenin merdivenlerinden gondererek yukariyi kolacan etmesini istediler. Rasgath karanlikta el yordamiyla agir agir yukari cikti. Sessizce basinin uzerindeki kapagi araladi. Karsisinda liman kapisini acacak mekanizma duruyordu ve gorunurlerde kimse yok gibiydi. Odanin hemen disindan konusmalar geldigini duyabiliyordu. Ayni zamanda havada bir yanik kokusu ve parlayan isiklarin yansimasi vardi. Daha iyi gorebilmek icin disari cikmaya calisirken kapagi elinden kacirdi ve gum diye yere dusurdu. Bu disardaki nobetcilerin dikkatini cekmisti. Hizla pantere donusup gecite geri atladi ve kapagi pesi sira kapatti. Asagi geri donup durumu arkadaslarina anlattiktan sonra aralarinda tekrar tartismaya basladilar. Keshan’in gonderdigi sandali suyun ilerisinde gorebiliyorlardi ama adamin kendilerini gorup gormediginden emin degillerdi. Bunu duyan Lakashtari bu belirsizligi engellemek adina aciga cikip kayiga el salladi. Kayigin icinde bir gaz lambasi yandi ve onlara dogru ilerlemeye basladi. Bu sirada bu beklenmedik hareket grupta bir takim huysuzlanmalara sebep olmustu. Sonunda Eglath Kris ile beraber yukari cikip kapiyi acmaya karar verdi. Rasputin ise digerleri ile beraber kayikciyi karaya cikmaya ikna edecek, yaziti kayiga tasidiktan sonra adamdan kurtulup Eglath ve Kris’in sadece sandalin cikacagi kadar acacaklari kapidan sivisacaklardi. Plan kusursuz gorunuyordu iste tamda bu nedenle ise yaramayacagi barizdi :). Eglath ve Kris yukari ciktiklarinda karsilarinda alev alev yanan bir Sundabar’la karsilastilar. Ne olmussa olmus sehir karismisti. Kapidaki guardlar daha onlari farketmemis agizlari acik sehri izlemekteydiler. Daha sonra ileride bir yeri isaret edip “Suna bak bu tarafa geliyor” diye bagirisinca Eglath ve Kris’te o tarafa dogru bakindilar. Siyah pelerin ve kapsondan yuzu gorunmeyen parlak zirhlar icinde bir adam onlara dogru gelmekteydi. Hemen arkasinda mutantlardan bir ordu yuruyordu. Eglath fazla zamanlari olmadigini anlamisti. Bu sirada guardlardan biri onlari farketti, ikiside aninda donduler. Eglath yerinden kipirdayacak degildi. “Kapiyi acmaya geldik, ya burda hep beraber oluruz yada kapiyi acar kurtuluruz” dedi. Guardlarin fazla iknaya ihtiyaci yoktu aninda tozoldular. Bu sirada asagida kayik yaklasmis ama karaya yanasmayi reddediyordu. Rasputin adamin gelip yaziti tasimaya yardim etmesini istiyordu ama adam orali degildi, bir onceki gun Eglath’in canta gibi salladigi adami duymustu. Rasputin bir hinlik dusune dursun durumu ele almaya karar veren Lakashtari hancerini cekti ve “Ya gelirsin yada seni boydan boya acarim” diye bagirdi. Adamin kurekle asilip can havliyle onlardan uzaklasmasi bir kac saniye surdu. Rasputin daha “lan ne yaptigini begendin mi” derken Lakashtari “Ben simdi ona gosteririm” diyerek Keshan’a bir mental mesaj gonderdi. “Kayikcin bizi almiyor, hemen yardim et” dedi. Keshan’da “hemen geliyorum” diye cevap verdi. Rasputin Keshan’in gemisinin onlara dogru gelmekte oldugunu gorunce herseyi anlamisti. Agzi acik kalakaldi, butun plan suya dusmustu, artik kayigi calip kacabilme olasiliklari yoktu. Tek yol Keshan’in gemisiydi. O sirada Eglath tekrar asagi indi. "Noluyo yau? niye tasi hala yuklemediniz? diye cikisti. Rasputin tepki vermiyordu, gurzunu bir koseye birakmis bir sigara yakmisti. Rasgath olani biteni anlatti Eglath sinirden yerinde zipliyordu ama yukarida sehirdeki durum ciddiydi zamanlari yoktu. Tekrar yukari kostu ve Kris ile beraber bu kez kapiyi sonuna kadar actilar. Kapi acilinca kayik geri dondu. Asagiya ineceklerken esrarengiz zirhli adamin bir scroll okumaya basladigini gorduler. Scroll’u bitirdiginde butun sehre bir olum sessizli cokuverdi. Herkes ve hersey durmustu. Eglath kendisi bile nefes almayi biraktigindan bir an icin buyuden etkilenip etkilenmedigini dusundu. bir kac saniye sonra kiyamet koptu, adamin limani gosteren bir el hareketi ile beraber tum sehir onlari oldugu kuleye dogru cilginlar gibi kosmaya basladi. Eglath Kris’i de kolundan tutarak asagiya dogru kosturdu. Bu sirada Yazit sandala yuklenmisti ve onlari bekliyorlardi. Ikiside son surat teknenin icine zipladilar ve az daha tekneyi deviriyorlardi. Ama vakit yoktu kiyamet arkalarindaydi. Kris kayikciyi yana firlatip kureklere asildi. Eglath kilicini cekti tam donecekti ki onlarca alevli ok etrafina yagdi. Eglath’a varmak uzere olan onlarca dusman uzerlerine inen oklarla suyun dibini boylamisti. O kadar hizli kurek cekmelerine ragmen sandal sanki hic ilerlemiyordu, mutanatlar yuzerek kayiga yetisiyorlardi. Eglath bir savurdu bir kelle aldi. Rasgath penceleriyle kayiga tutunan elleri parcaliyordu. Rasputin ise solgundu, kadere teslim olmus bir hali vardi. Eglath surekli bagiriyor onu kendine getirmeye calisiyordu. Buyuk geminin kargo bolumunun kapaklari acildi. Kayigi o tarafa dogru yonlendirdiler. Bu sirada hala bir yandan oklar yagiyor bir yandan insanlar kayiga cikmaya calisiyorlardi. Sonunda tampaya vardilar, kayiktan atladilar ve yaziti yukari cekmeye basladilar. Bir yandan rampaya atlayanlarla ilgileniyorlardi. Bu sirada yukaridan oklar yagiyordu. Lakashtari’nin hemen dibinde beliren bir mutantin kafasini altin bir ok delip gecti. Yukari baktiginda Keshan’i gordu. Rasputin de tekrar ayaklarinin yere basmasindan midir bilinmez biraz toparlanmis gurzuyle onun gelenin kafasini dagitiyordu. Bir kac dakika icinde kargo kapaklarini kapattilar. Iceride herkes arkadaslarinin durumunu kontrol ediyor, bir yandan da gemi murettebatini temkinlice suzuyorlardi. Derken guverteden Keshan yanlarina geldi. Uzerindeki emsalsiz kalitedeki kiyafetler ve buyulu deri zirhi icinde bir savascidan cok mitoloji kitaplarindan firlamis bir efsaneye benziyordu. En azindan bazilari icin. Eglath adama daldi dalacakti. Ama daha bir kac kelime etmeye zaman olmadan korkunc bir ciglik duyuldu. Digerleri belki ne oldugunu tahmin etmeye calisabilirlerdi ama Rasgath icin buna gerek yoktu, bu bir ejderhaydi. Keshan merdivenlerden yukari firladi, Rasgath’ta pesinden. Digerleri de onlari takip etti. En arkadan durumdan pek etkilenmemis gibi gorunen Rasputin gitmekteydi. Guverteye ciktiklarinda sehrin uzerinde ucan bir komur karasi bir ejderha gorduler. Ejder siyahli adami sirtina aldiktan sonra tekrar havalanip onlara dogru ucmaya basladi. Keshan “Zahiiiiir!” diye bagirdi. Merdivenlerden uzeri kolyeler, garip bilezikler ve tilsimlarla dolu olan bir shaman kadin cikti. Rasputin merdivenlerin basindaydi bir an kadinla gozgoze geldi. Kadin “Seni taniyorum” dedi. “Gelecegini biliyordum”. Keshan tekrar bagirdi. “Zahir! ejderha!” Zahir basiyla onayladi, guvertenin ortasina geldi ve keselerinden bir kacindan cikardigi tozlari birbirine surerek mavi bir alev cikardi. Murettebattan onlarca tayfa ellerindeki mesaleleri Zahir’in kollarindaki mavi alevlerde yakarak geminin dort bir yanindan asagiya firlattilar. Gemi bir anda dev bir sis perdesinin arkasinda kalmisti. Keshan hemen grubun yanina indi, “fazla zaman yok, ejderhanin dikkatini uzerinizde tutmalisiniz ki gemimi parcalamasin, yoksa hepimiz olduk demektir” dedi. “Okcularimi size birakiyorum, isaretinizle yaylarini salacaklar” diye de ekledi. Bu sirada Rasputin Zahir’i tekrar yakalamis ve konusacak bir kac dakika bulmustu. Ama malesefki bu uzak akrabadan iyi haberler almayacakti. Zahir onun kabilesindendi ve hatta annesinin yakininda uzun sure kalmisti. Rasputin’in annesi bir yil kadar once olmustu ve oldugunde akil sagligi hic yerinde degildi. Rasputin daha fazla ogrenmek istiyordu ama o sirada Kara ejderha sirtinda binicisiyle sisleri yirtarak guverteye indi ve savas basladi.

##Devami Haftaya##

Comments

Thathorian

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.