For the New and Unseen

Oyun 49 - Keshan'in gemisinde

Ejderha guverteye iner inmez grubun uzerine asit kusmaya basladi, herkes dort bir yana dagilarak yaratigin nefesinden kurtulmaya calisiyorlardi. Ilk kaos atladildiktan sonra her zamanki gibi Kris, Eglath ve Rasputin Ejderhaya charge ettiler. Rasgath’da hemen arkalarindaydi fakat onlar gibi durdugu yerde savasmiyor, bir saldiriyor bir geri cekiliyor sonra tekrar charge ediyordu. Lakashtari bulabildigi en uzak koseye gitmis guvende kalmaya calisiyordu ama ejderhanin kendinden uzaklasanlara ekstra bir garezi var gibiydi. uzun yilansi basini soyle bir kaldirdi ve o anda en uzakta gorunen Rasgath’in uzerine asit yagdirdi. Rasgath uzerinden asit dumanlari tuterken yere yigildi. Bu sirada ejderhanin tepesindeki karanlik sovalye savasa mutemadiyen mutantlar summon etmekteydi. Grup Kris-Eglath-Rasputin’in etkili ataklari, Rasgath ve Lakashtari’nin destegi ile yaratigin ilgisini uzerlerinde tutmaya calisiyor gemiye saldirmasini engelliyorlardi. Bir sure sonra savasta daha etkili olmaya karar veren karanlik sovalye ejderhanin sirtindan atladi ve saga sola korku buyuleri yaparak grubu dagitmaya basladi. Iste o anda guvertenin ust kismindaki iplerin uzerinde kosmaya baslayan bir ranger gorundu. Uzerinde tutunmanin bile neredeyse imkansiz oldugu halatlarda bir elf kadar cevik kosuyor, direkten direge atlayarak gruba yaklasiyordu. Son bir parendeyle ejderhanin kafasina basarak grubun yanina indi ve yayina taktigi iki oku ejderjanin basina isabet ettirdi. Savas Gwenn (iki n ile) adindanki bu rangerin da savasa katilmasiyla iyiden iyiye hareketlendi. Rasputin’in gurzu inerken agirliktan geminin kalaslari inliyor, Kris durdurulamaz bir yuk vagonu gibi charge ediyordu. Eglath kilicini once uzaktan firlatiyor, ejder kafasini uzatinca da iki eline alip butun gucuyle indiriyordu. Rasgath savas alaninin bir o yaninda bir diger yanindaydi, simsiyah bir panter seklinde ejderhanin derisini parcaliyor, o daha cevap veremeden ordan yokoluveriyordu. Lakashtari ise ayaklarini yere saglam basmis uzak bir koseden buyu uzerine buyu gonderiyordu. bir kac dakika icin Ejderha kanlar icinde kalmis ve hizla yikilacakmis gibi durmaya baslamisti. Iste o anda ne olduysa oldu, agir yaralarindan midir bilinmez grubun konsantrasyonu bozuldu. Lakashtari ve Kris savasmayi birakip kamaralara dogru indiler. Rasputin bir an sonra ejderhanin devrilmesiyle yeni gelen Gwenn’in yanina gidip sohbete basladi. Rasgath ise kanlar icinde yerde yatiyordu. Eglath kendini bir anda karanlik sovalyeyle bir basina savasirken buldu. “Noluyor lan?” diye bagirinip etrafina seslendi ama Lak ve Kris gitmisti. Gwenn guvenli bir yerden oklarini yagdirmaya devam ediyordu. Rasputin Rasgath’a bir buyuyle ayaga kaldirdiktan sonra sovalyeyi kendi tarafina cekti. bir an sonra hepsi adami kusatmislardi ve amansizca saldiriyorlardi. Bilmedikleri birsey ise yaratigin olurken patladigiydi. Zaten kalabalik yerde savasmaktan hoslanmayan Gwenn tam zamaninda uzaklasmistiki once asagi kamarada Keshan’in kapisini zorlayan Kris ve Lak hemen ardindan da guvertedeki karanlik sovalye patladilar. Kris Eglath’dan yuruttugu para kesesini etrafa sacarak duvarlara carpa carpa yere yapisti ve kendinden gecti. az ilerisinde de Lakashtari bayilmis ama durumu daha iyi duruyordu. Guvertede ise grup anca toparlanmisti ama kollarini kaldiracak halleri yoktu. karanlik sovalyeden geriye kalan muazzam gorunumlu zincir zirhi Rasputin gozunden kacirmadi ve hemen uzerine giydi. Bu sirada Keshan asagidaki patlamayi duymus, Lak ve Kris’i bulmustu. Lakashtari’yi uyandirdi ve neler oldugunu sordu. Lakashtari “Ya bu Kris senin kapini zorladi bizde patladik” diye cevap verince, adamlarina Kris’i zindana atmalarini soyledi. Lakashtari bu sirada israrci bir sekilde esyalarini geri istedigini soyluyordu. Keshan onu odasina birakip az sonra gelecegini soyleyerek guverteye geri cikti. Once gruba tesekkur ettikten sonra onlari Silverymoon’a birakabilecegini soyledi. Grup once bu olaya sicak bakarken, tum silahlarini ve esyalarini Silverymoon’a varana dek bir odaya birakmalari gerektigini ogrenince acilen bir sandalla karaya birakilmak istediler. Keshan biraz daha dusunmeleri icin onlari orda birakirken Lakashtari’nin yanina dondu. Lakashtari ile uzun uzun konusan Keshan onu kendi ile gelmeye ikna edemedi. Bunun uzerine Staff of portals’i vermeyecegini ama diger esyalarini alabilecegini soyledi Lakashtari’ye. Bu sirada Lak arkadaslari ile tekrar konusacagini gemide kalmaya ikna edecegini soyledi Keshan’da ses cikarmadi. Yukari ciktiklarinda Lakashtari ne dediyse grubun onu pek dinleyesi yoktu. Yazitlari bir sandala yuklenmis, Kris karga tulumba zindanlardan getirilip onlerine atilmisti. Keshan bir yandan iyi niyetli olarak karadan gitmeleri halinde yollarinin bir ay kadar surecegini eklemeden edemedi. En sonunda Eglath Keshan’a “Sen bizi bir odaya koy, biz o odadan hic cikmayalim, cikarsak da silahlarimizi birakip cikariz” dedi. Bu Keshan’a da mantikli gelince grup uzun bir yuruyusden kurtulmus oldu. Kendilerini cokda kucuk olmayan bir odada buldular ve gunu gecirmeye basladilar. Tabi bir yandan konusmalar tartismalar olmaktaydi ve Rasputin akli dengesini korumak sebebiyle biraz dinlendikten sonra silahlarini birakip disari cikti. Once gemideki shaman Zahir’i buldu. Uzun sure annesinden ve son yillarinda yasadigi sikintilardan bahsettiler. Annesinin uzerine bir buyu yapildigindan suphelenmis ama ne oldugunu bulamamisti Zahir. ayrica annesini detaylica tasvir etmis babasinin en son iki sene once geldiginde verdigi zumrut bir kolyeyi anlatmisti. Rasputin babasinin yerini bulmak icin kolye uzerine yaptiklari ritueli anlattiginda Zahir cok ilgilendi ve kolyeyi rituelle birlikte ona getirmesini istedi. Soyledigine gore bahsettikleri islemi bir gecede yapabilecekti. Ertesi gun sabah erkenden odalarinin kapisi calindi ve Rasputin hemen kostu. Gelen Zahir’di. Kolyeyi verdi ve gormek istediginin kisinin adini soylemen yeterli diyerek yanlarindan ayrildi. Rasputin babasinin adini soyledikten sonra gozlerini kapadi. Gozlerini actiginda sicak bir odada ellerini gogsunde kavusturmus uyudugunu gordu. Ellerinden bir tanesinin uzerinde hic deri yoktu ve sekli bir garipti. Bunun hemen babasi oldugunu anladi ve gorunuse gore ejderha tarafindan koparilan kolu neredeyse yenilenmisti. Kopan elinin uzerinde kalp gibi atan bir yuzuk oldugunu gordu ve bu yuzuk kendisinki ile ayniydi. Daha sonra hemen etrafi gozlemeye basladi. Masanin karsisindaki duvarda tablolar vardi ve bu tablolardan en buyugu annesinin tablosuydu. Boynunda zumrut kolyeyle resmedilmisti ve cok guzel gorunuyordu. Bu sirada Rasputin babasinin uyandigini hissetti ve hizlica masanin uzerini taradi. Masa kitap doluydu, ejderhalar, dark brotherhood, portallar ve en sonunda dikkatini ceken uzerinde annesinin kolyesinin resmi olan Kaprish isimli bir kitap gordu. Tam o anda Thenaris kolyeyi boynundan cekip aldi ve onaylamadigini belirten bir sesle sikarak kirdi. Rasputin gemideki kamaraya geri donmustu ama devam etmek icin bir kac ipucu eline gecirmisti. O gunu kendisini odadan atip guvertede calisarak gecirdi. Kris bir sure yanina gelip konusmaya calistiysa da cevap vermedi. Bir sure sonrada “yau bir rahat ver calisacaksan calis yoksa git isine” diye tersledi. Kris de “benden hanceri alirken oyle demiyodun ama” seklinde artislik yapinca Rasputin “Git lan al hancerini senin olsun” diyerek karsilik verdi. Bunu uzerine odaya donen Kris hanceri alip kemerine takti. Ertesi gun yolculugun son gunuydu ve bu kez sikilma sirasi Eglath’a gelmisti. Ben gidiyip su Keshan’la bi konusayim diyerek odadan cikti. Keshan’i dumenin basinda buldu. Keshan Eglath’i gordugune bir sasirmisti acikcasi ama bir kac dakika sonra sohbet koyulasti. Eglath basindan gecenlerden bahsetmeye basladi filan derken Keshan Eglath’in boynundaki yarayi sordu. Eglath lakashtari bogazimi kesmisti diyince beti benzi atti. “Nasi yau?” diyemeden basladi Eglath anlatmaya, Rasputin’in kafasina taslar mi sokmamisti, Eglath’i mi kesmemisti, neler neler olmustu. Keshan duyduklarina inanamiyor, Eglath’in yalan soyledigini dusunuyor ama bir yandan dogruyu soyledigini gozleriyle gorebiliyordu. Catlak matlak bir hatun diye sevdigi kiz allan saykosu cikmisti. En sonunda Keshan “Yau Eglath sen bi el atsanda ondan benim kolyeyi alsan, sonrada yarin sabah sehre varinca Staff of Portals la degis tokus etsek?” dedi. Eglath “ya bence olurda, simdi ona kolyeyi ver dersem hayatta vermez, baska bir yol bulmak lazim” dedi. Keshan can havliyle “Zahiiir” diye bahirdi yine. kosup gelen shaman’a bir kac sey soyledi. O da torbalarindan kucuk bir toz kesesi cikardi. Keshan bunu Eglath’a vererek “Al bunu gece uyurken Lak’in agzinin ortasinda patlat, o zman 8 saat uyanmaz. Sende o sirada kolyeyi alirsin” dedi. Eglath “peki denerim” diyip ayriliyordu ki. Keshan “Eglath sen iyi biriymissin bundan sonra gemim sana aciktir, hatta yarin sabah sana bir yuzuk vericem olurda bir seye ihtiyacin olursa bu yuzukten bana ulasabilirsin” dedi. Eglath “eyvallah” diyerek Keshan’in uzatti eli sikti ve kamaraya geri dondu. Gruba olanlari anlatti, Lakashtari duruma cok bozulmus digerleri ise bi hayli eglenmislerdi. Ama Eglath’in tahmininin aksine Lakashtari kolyeyi direk cikarip verdi, Eglath da toz kesesini daha sonra kullanmak uzere ceplerinden birine atti. Sabah oldugunda kendilerini Silverymoon’a demirlemis olarak buldular. Eglath Keshan ile tekrar vedalasti, kolye ile staff’i degis tokus edip bahsi gece yuzugu aldi. Lakashtari ise vedalasmak icin geliyorduki, geminin butun kopruleri kalkti ve hizla limandan ayrilmaya basladi. Keshan Lakashtari’ye kibarlik icabi uzaktan bir el sallamisti (tek eliyle sallamisti zira diger eliyle bogazini ovusturuyordu). Grup Silverymoon’a geri gelmis olmanin huzuru icindeydi. Lady Alustriel’e tasi getirdiler ve diger iki tasin yanina gelmesiyle beraber etkisinin yok oldugunu gorduler. onlerinde biri Luskan’da bir Waterdeep’de iki yazit daha kalmisti. Rasputin de kutuphaneye kosarak annesinin kolyesi Kaprish ile ilgili bilgi almak istedi. Sageler ismi duyar duymaz kosturarak babasinin odasinda buldugu kitabin aynisini getiriverdiler. Kitabi biraz inceleyen Rasputin Kaprish denen bu kolyenin bir ruhun ozunu icinde hapsettigini be boylelikle ruhun sahibinin asla olmedigini ogrendi. Oldurulse bile kolyenin yani basinda tekrar diriliyordu. Bunun uzerine emin olmak uzere kendi yuzugunu de sagelere incelenmesi icin birakti ve arkadaslarinin yanin geri dondu.

###
Bu sirada 5 gun once baska bir yerde
yildirimlardan kendi sesini bile zor duyuyordu ama Xaxis’in onu duymakta zorlanmamsi onu urpertmisti. Xaxis bir ulagin getirigi bir takim haberleri aldiginda oldukca sinirlenmisti, bu nedenle birkac saat boyunce disarida iceri alinmayi beklemesi gerekmisti. Ama sonunda Xaxis’in karsisindaydi ve soyleceklerini soylemisti. Xaxis basini onaylar bicimde salladi.
“Zekice ve sinsice davranmalisin, kolaylikla kanmiyorlar. aylar once Silverymoon’da kandirdigim saf gencler degiller artik. Ama yinede bazi zaaflari var ve artik durdurulmalari sart. Acele etme, dogru zamani kolla. Hata istemiyorum” dedikten sonra cikmasini isaret etti.
Derin bir nefes aldi ve firtinanin icine geri cikti, onlara yetismek icin yolu uzundu
###

Comments

Thathorian

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.